Tofaş Spor Kulübü Başkanı olarak idarecilik hayatını sürdüren Efe Aydan, Tofaş ve de A Milli Takım’ımız hakkındaki düşüncelerini dile getirdi.
Efe Aydan, Tofaş’ın turnuvada şimdiye kadar gösterdiği performansı değerlendirirken, “Bunlar hazırlık maçları. Tabii ki galibiyetler de mağlubiyetler de olacak. Önemli olan eksiklerimizi görmemiz. Daha iyiye gitmek için neler yapmamız gerektiğine bakıyoruz. Tabii, bir yandan da rakiplerimizi gözlemleyip onların güçlerini tartmak gibi bir önemi var bu maçların. Yıllardan beri Banvit ve TÜBAD ortaklığında yapılan bir organizasyon. Burada olmak çok güzel. Galibiyet ve mağlubiyet, normal neticeler. Türk Telekom da Aliağa Petkim de iyi takımlar. Güçler denk görünüyor. Şu an bizim için önemli olan eksiklerimizi tamamlamak” ifadelerini kullandı.
Aydan, Tofaş’ın kadrosunda bulunan genç ve gelecek vaat eden oyuncuları, ilerleyen senelerde de Tofaş’ın kadrosunda görüp göremeyeceğimizin sorulması üzerine , “Göremeyeceğiz tabii ki. Bu kaynak ayırma meselesi. Kontratı biten genç oyuncular, bizim Türk basketboluna armağanımız olacak. Zaten bizim ilkelerimizden biri de bu: Türk basketboluna oyuncu kazandırmak. İlkan için zaten anlaştık. Seneye Galatasaray Cafe Crown’a gidecek. İlkan’ın dışında Fırat, Kenan, Abdullah, Doğukan ve Uğur gibi altyapıdan gelen başka isimler de var. Bunları, zaman içerisinde tecrübelilerle kaynaştırıp bir yere varmaya çalışıyoruz. Zor bir yol izliyoruz esasında. Geçen sene de buna benzer bir takımla, ligde kalmak için mücadele gösterdik. Çok büyük risk aldık ama başardık. Bunun da meyvelerini bu sene, İlkan’da ve Fırat’ta olduğu gibi topluyoruz. Seneye de umarım alttan gelenler, bu sene yapacakları antrenmanlarla yavaş yavaş devreye girecekler ve bu şekilde devam edeceğiz” dedi.
Banvit-TÜBAD Turnuvası’nda Tofaş’ın A takım kadrosunda yer almayı başaran 1995 doğumlu Kenan Sipahi hakkındaki düşünceleri sorulan efsane basketbolcu, Kenan’ın ileride, pozisyonunda Avrupa’nın en iyi oyuncusu olma potansiyeline sahip olduğunu belirtirken, “Daha çok genç. Onun en büyük şansı bizde olması. Hem genç hem de A takımda oynama şansı var. Kendini geliştirmesi için çok müsait bir ortama sahip. Birçok takım, onu almak istiyordur tabii ama giderse çok şey kaybeder. Hiçbir yerde, ona Tofaş’ta verilen değer verilmeyecektir. Bu sezon A takımda da süre alma şansı var. Bu da onun gelişmesini hızlandıracak ve çok daha erken zamanda iyi bir basketbolcu yapacaktır. Sonuçta, daha 15 yaşında. Türkiye’nin çok iyi bir oyuncu kazanması adına, onun Tofaş’ta kalmasında büyük yarar var. En azından 3-4 sene daha burada kalmalı. Zaten ondan sonra, pozisyonunda Avrupa’nın en iyi oyuncusu olur. Ben o potansiyeli görüyorum” sözlerini kullandı.
Tofaş’ın bu seneki hedeflerini de, “Playoffa girmek istiyoruz. Avrupa kupalarından birine katılabilir miyiz veya Türkiye Kupası’nda ilk 8’e kalır mıyız acaba diye de düşünüyoruz tabii” şeklinde özetleyen Aydan, A Milli Takım’ımızın geleceği hakkında da tespitlerde bulundu. Dünya ikinciliğinin ardından, belirli bir düşüş yaşanmasının normal olduğunu belirten deneyimli basketbol adamı, “Düşüş mutlaka olacaktır. Bundan kaçış yok. Sonuçta kadro değişecek. Yeni oyuncular adapte olmaya çalışacaklar. 46-47 doğumlu Kemal Erdenay, Nuri Tan, Reşat Güney ve Erdal Poyrazoğlu ile 49’lu Nadir Vekiloğlu’nun oluşturduğu jenerasyon, Avrupa sekizincisi olarak çok büyük başarı elde etmişti. Ancak, bu jenerasyon, kendilerinden sonra gelenlerin tecrübelenmesine mani oldu. Çünkü ağırlıklı olarak milli takımı onlar sürüklediler. Ne zaman ki onlar yavaş yavaş ayrılmaya başladı, işte o zaman, yerlerine 50 doğumlu Doğan, 51’li Abdullah ve 49’lu Zeki Tosun gibileri adapte olmaya çalıştı. Bir dönem düşüş yaşandı. Sonra benim de içinde bulunduğum 54-55 doğumlularla yeniden kalkışa geçildi ama biz de 1980’lerin sonuna kadar bu işi götürünce, 60-61-62’lilerden oyuncu çıkmasına mani olduk. Tek tük aradan Lütfi ve Emir gibileri çıktı. Ne zaman ki, Harun, İbrahim ve Orhun’un olduğu jenerasyon geldi, tekrar bir ivme kazandık. Yani, her zaman bir iniş-çıkış var ama bu iniş ve çıkışlar, Türkiye’ye özgü bir durum. Çünkü biz, oyuncu seçerken 50-60 kişi arasından seçemiyoruz. 15 oyuncu arasından 10 tane seçmeye çalışıyoruz. Bunlardan da bir kısmı takımdan ayrılınca, yerlerine yenilerini adapte etmek zaman alıyor ve bu süreçte de düşüşler oluyor. Bu bizim için normal ama bunu mesela Yugoslavya’da göremezsin. Hem oyuncu havuzları çok geniş hem de fizikleri müsait. Onlar uzunlarını 50 oyuncu arasından seçerken biz, aman Ömer’in eline koluna bir şey olmasın diye bakıyoruz. Çünkü ikinci bir Ömer yok. Orada 40 tane Ömer varken tabii düşüş olmaz ama bizde olur” dedi.
Efe Aydan, bu düşüşleri engellemek için, “Bir B Milli Takımı oluşturup daha fazla maç yapmak ve potansiyelli gençleri oralarda değerlendirmek bir çözüm olabilir. Bazı şampiyonalara onlarla gidilebilir. Böylece arkadan kimlerin geldiğini, ne durumda geldiğini görebilir ve düşüş dönemlerini daha hızlı geçebiliriz” şeklinde bir çözüm önerisi sundu.



