Şu ana kadar yaptığı toplam 80 top kaybıyla turnuvada topun değerini en az bilen takım olarak dikkat çeken, yaklaşık 4 pozisyonda bir top çaldıran, ortalama 16 top kaybıyla oynayan “Fransa'ya uyma koç” diye günlerdir yalvardım.
Yapmamız gereken “Onların kora kor oynama havasına kapılmadan, çok iyi yapmakta olduğumuz yarı saha baskılı yerine göre değişken alan savunmasıyla pota altımızı sağlam tutup, maçın momentumunu baştan ele almaktır” dedim. Fransa'nın çok top kaybedip ama fazla atış kullanarak sürümden kazanmaya çalışacağına dikkat çektim.
Tam tahmin ettiğim gibi “Tanjevic her zaman ki gibi klasik 3.5 kısa formatında “Oyun kurucu+dağıtıcı (Ömer Onan)+Hidayet+Ersan ve Ömer Aşık” beşiyle Fransızlar'ı yıldırmak üzere girdi maça. “Bunu uzun tutar ve Fransız'ları dağıtamazsa maçın gerisi bizim için geceyarı kuşağı gerilim filmine dönüşebilir” dedim ve deneyimli koça teşakkürler ilk yarıda rotasyonlar ve Sinan'ın özel katkısıyla arzuladığımız net 15 sayı farkı Fransa ile aramıza baştan yerleştirdi.
Maçın gerisi girenin çıkanı aratmadığı,herkesin ter attığı bir ritimde gitti ve rahat kazanma trendini sürdürdük.Görünen o ki her maçta başka bir skor sürükleyici ortaya çıkaran devler şampiyonanın sahanın iki tarafında da güven veren ekiplerinin başında geliyor.Maç anlatanların sürekli vurguladıkları “benchten gelenler” deyimini artık kullanmaktan vazgeçmek lazım.
12 Dev Adam çoktan geriye döndü ve Dünya'nın zirvesine göz dikti.





