4 Mart 2026, Çarşamba
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVBir şeylerin içyüzü / NUR GENCER

Bir şeylerin içyüzü / NUR GENCER

Bir genç arkadaş var, benim yazıları okuyup okuyup, ''Kanıtla, bir şey mi biliyorsun ?'' ''Delilin var mı ?'' ''Belge var mı ?'' Adam sanki, R.T.E'nin akrabası; aynen onun gibi, sorular soruyor, belge istiyor. Çok sevdiğim bir atasözümüz vardır: “Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz”. Yani benim adım, kim olduğum, yazdığım konu, kişi, anıların gerçekliği zaten belge, kanıt, birşeyler bildiğimin göstergesi. En iyisi beni, kim olduğumu biraz araştırsın, tatmin olur herhalde.

Konumuz Efes Pilsen, alkol bilmem ne yasası, Efes Pilsen Spor Kulübü'nün yönetim şekli ve Tuncay Özilhan'ın samimiyetsizliği. Ben gizli birşeyler bilmiyorum ama Efes Pilsen büyüklüğünde, lider konumunda bir kulüp nasıl yönetilir onu biliyorum. Bütün bilgimi de bugünlerde birinci ölüm yıldönümüne yaklaştığımız Şakir Eczacıbaşı'ndan öğrendim. 21 yıllık beraberliğimizde, hiçbir konuda ne devlet kuruluşlarına karşı, ne özel kuruluş ve kulüplere karşı sahada veya masada mücadele etmeden teslim olmadık; kaybetmedik, çoğu zaman da kazandık.

Eczacıbaşı Spor Kulübü'ndeki 21 yıllık beraberliğimizde bir sürü yönetmeliklerle, kurallarla, kanunlarla ilgili sıkıntı oldu. Hepsiyle uğraştı ve bizleri de uğraştırdı.

Daha İkinci Lig'den Deplasmanlı Lig'e çıkma mücadelesinin statüsünden basladık mücadeleye. Deplasmanlı Lig'de şampiyon olduğumuz ilk sene sonunda, kutlamalar sırasında 2 yıl önce açtığımız davayı kazandığımız dair resmi belge gelmişti, hep birlikte gülmüştük. Konuyu daha iyi anlatabilmek için çarpıcı bir hatıra, örnekle sonlandıralım konuyu.
 

Efe Aydan ve Aydan Siyavuş'un Fenerbahçe'ye geçtiği yılda, Şakir beyin yaptığı bir açıklama sonrası hem Amerikalı oyuncu Ron Heigler'ı transfer eden efsane başkan Ali Şen, arkasından da ” Kızdırmasınlar, bütün Eczacıbaşı takımını transfer ederim ” demişti. Gece baskısından bu haberi okuyan Şakir bey saat 23:30 gibi bir saatte kurmaylarını arayıp, toplantıya başlamıştı. Sabah 08'de fabrikanın açılmasıyla beraber konuyla ilgili olabilecek kimler varsa toplantı odasında toplanmış, kriz masası kurulmuştu. Başta rahmetli hukuk müşaviri Sağlam Dalaman olmak üzere herkes fikrini söylüyor, bir zemin hazırlanmaya çalışılıyordu. O arada Şakir bey her 10 dakikada bir geliyor, '' Var mı bir sonuç ?'' diye soruyor, cevap olumsuz çıkınca ekibe yeni bir kişi ekliyordu. Zamanın en büyük hukukçularından Prof.Dr. Sulhi Dönmezer de odaya girmiş, konuyu şaşkınlıkla dinlemiş ve '' Şakir bey ben spordan hiç anlamam'' deyip kendini kurtarmıştı.

Çok çok koyu bir Fenerbahçeli olan Olimpiyat Komitesi Başkanı olan Togay Bayatlı'nın kardeşi Eczacıbaşı fabrikasında pazarlama bölümünde görevli Ziya Bayatlı da Şakir bey'in hışmına uğramış, baskı altında bunalıyordu. '' Öğlen yemeğinde çıkar, diğer işlerimize bakarız'' diye düşünenler yemek saatinde ahçı Dursun tarafından hazırlanan yemekler odaya getirilince durumun ciddiyetini anlamışlardı. Bu şekilde geçen 2 günün sonunda bir sporcu lisansının tescili ve vizesi maddesinden açık bulan rahmetli Sağlam bey hemen davayı açmış ve Ron Heigler geri alınmıştı.

Kendisi hiç içki kullanmayan Tuncay beyin yapması gereken de benzer bir çalışmayla bir kriz masası oluşturmasıydı. Yanındaki personelden hiç ümit olmadığına göre kendisi bunu yapabilirdi ama heyhat yanındakilerin birçoğu zaten son kullanım tarihinigeçirmişler. Ben bu alkol yasasını hiç görmedim, okumadım ama iddia ediyorum; kesinlikle sadece basketbola değil Türk sporuna buyuk katkıları olan Anadolu Holding ve Bira Grubu'nu haklı çıkaracak, yoluna devam etmesini sağlayacak hukuki bir yol vardır. Ama oradaki ekibi yetersiz, sevgisiz, bilgisiz, başkanı da samimiyetsiz buluyorum.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler