Yeni yılın ilk ayında basketbol için zorluk derecesi yüksek maçlar “merhaba” dedi. Avrupa Kupaları’nda nefes kesen saniyeler, alacakaranlık gibi üstümüze çökerken zor ama çok zor bir geceyi tık nefes tükettik!
Cümlenin göbeğine oturunca, Siena’nın eski ürkütücü halinin kalmadığını anlatan kelimeleri bulmakta zorlanmıyorum. Sadece iten, kakan ve sert oynayarak maçı almaya çalışan Çizme’nin “basket kabadayısı” Siena, hayranlık duyduğum günlerin çok uzağında! Bir numara çok eğreti temsil ediliyor! Potaya Kaukenas dışında bakıp, “Ben bu şutu sokarım” diyen kimseye rastlamak mümkün değil! Siena’nın aman aman, forvetleri, hele üç saniyeyi domine eden müthiş bir pivotunun olmadığına yeminle katılırım!
Peki bu kadar yokları anlatırken, Siena kendi liginde tek yenilgi, Avrupa’da iki yenilgi ile oynarken, basketbol gibi sayı attıkça güzelleşen bir oyunu, sert ve amansız sadece yememek üzerine kurulu oyunda bu güne kadar rakiplerini 66 sayıda tutarken, Efes’i 60’a kitledi ama bu kez attıklarında 58’de kalarak salondan boynu bükük ayrıldılar! “Bu kez sertlikte geri kalmayan Efes’i gerçekten kutlamak gerekli” Kaukenas 12-Rakovic 16 çift haneli sayıya ulaşırken, Stonerook’un “0” sayı çekmesi inanılmaz lehimize oldu. Lavrinovic biraderi alıcı gözle izledim, bizim Fenerli ikizden aman aman iyi gelmedi!
David, Zizis biraz direndi 31 ribaund, 14 asist halinde takım istatistiği elde ederken, son saniyelere kadar maçı uzatma, ya da kazanma şansını takip ettiler! Ama kader ağlarını örmüş ve Efes Pilsen’in omzundan sökülme hazırlığı yapılan Pilsen’in yokluğu karşısında, Tuncay Özilhan’ın sağlıklı ve güvenli açıklamaları, takımı çok iyi motive etmiş göründü. Eh, Başkanın bu müdahalesi ve idmanlara gelmeye başlaması takıma “son 8’e giden yolda” itici güç olmuş.
Efes’li oyuncular bu açıklamalardan ve ilgiden sonra; yarınlara güvenle bakıyor. Şüpheler, bilinmezlik ortadan kalkınca oynanan basketbol sahaya, eski günler gibi yansımaya başladı. En sert savunma yapan rakipten daha sert savunma yapınca, Çizme hesapları İstanbul’da ucuzluğa düşüp 58’lere kitlendi. Bu çok önemli bir veri. Tabii kolay olmayacak. Ancak biraz daha kendine gelir ve güvenleri artarsa her takımı yenip, grubu 1. Bitirebilirler. Roberts bu takımın vazgeçilmezi olduğunu bir kez daha gösterdi. Maç eğer kazanç haline dönüştü ise, onun emeğinden geçmiştir. Eline sağlık Robert usta. Ne olursa olsun, Rakocevic sayı atmak için doğmuş. Onu eleştirmek yerine motive etmeliyiz. Wisnewski’yi beğendim, Kerem Tunçeri’nin mazereti var, hastaydı ama adaşı Gönlüm maçlara biraz daha gönül koyarsa Efes’in işleri kolaylaşacak! Şut atmaya başlayınca üç saniyeye “cız” diye girmiyor! Thornton takım için neye sahipse “hepsi sizin muamelesi yapıyor” Sinan, Vujcic terlemeden geceyi kapatırken, bir dahaki maça onlardan alacaklıyız!
Haydi Efes bu grup birinciliği göz kırpıyor! Ha gayret.



