NTV Spor, özellikle Dünya Basketbol Şampiyonası’nı ufak tefek ayrıntıların dışında iyi götürüyor. Murat Kosova’nın ayrılmasından sonra sorunlar yaşanacağını düşünmüştüm ama yanıldım. Milli maçları anlatan Murat Murathanoğlu, şahsına has üslubuyla yıllardır kendisini kanıtlamış bir isim. Ara ara heyecanına yenik düşüp “Ovvv, ovvv… Faul bu, faul bu, yine vermedi, ne zaman verdiğini gördük ki zaten!” gibi ‘Emre Tilev tiradları’ atsa da geneli düşündüğümüzde devede kulak kalır. Bu maçların anlatımında sadece yorumcularla ilgili sorunum var. Milli Takım teknik kadrosundan çok oyuna hakim olduklarını zannediyorlar. Evet, basketbol AB grubu ve belli bir kesimin ilgilendiği bir spor dalı. Ama milli duyguları bir kenara bırakın, basketbol sporunun dışında olan belli bir kesim yapılan yorumlardan bir şey çıkaramıyor, anlayamıyor bana göre.
Hatırlarsanız bir ara Türk Dil Kurumu birçok işyerinde kullanılan İngilizce isimler konusunda tepkisini dile getirmişti. Bunun en önemli nedenlerinden biri de Türkçe’yi korumaktı. Basketbol karşılaşmalarında da İngilizce kelimeler havada uçuşuyor.
Bileni var, bilmeyeni var. Biraz bunu sadeleştirmek, herkesin anlayabileceği bir hale getirmek lazım. “NTV anlatıcıları ve yorumcuları ya maçlardan önce ‘Lütfen İngilizce sözlüğünüzü yanınızda bulundurun’ uyarısı yapsınlar ya da eski köye yeni adet getirsinler” derim.
NTV Spor’da düşen ve çıkan güzeller…
Bizim gazetenin en güzel köşelerinden bir tanesidir ‘İn- Out’ bölümü. Bir tane de ben yazayım istedim bu hafta…
Vereceğim örnek NTV Spor’un iki gözde spikerine ait: Burcu Esmersoy ve Dilara Gönder…
Bana göre artık Burcu düşüşte, Dilara ise çıkışta. Fikrime katılmayanlar olacaktır elbet, kendime göre nedenlerimi sıralayayım:
Burcu aslında spor medyasında erkek hegamonyasını kıran isimlerin başında geliyor. Ne yazık ki yoğun ilgiden olsa gerek fazlasıyla özel hayatını deşifre etti. Kendisi bu şekilde daha çok adından söz ettirebileceğini sandı sanırım. Röportajlarda ‘özel hayatı’na ilişkin sorulara iddialı yanıtlar verdi. Artık Burcu’nun sunduğu spor haberlerini izlerken kafamın bir tarafından ister istemez bu kelimeler geçiyor. Bunu maalesef o sağladı…
Kendisi farkında mı bilmiyorum ama ekrana da özensiz çıkmaya başladı. Burcu son 6 aylık bantlarını alıp bir izlemeli ve yeni projelere kafa yorarak çıkış aramalı. Zira ekran elektriği yavaş yavaş sönüyor.
Ve bir süredir gözüme çarpan bir isim: Dilara Gönder…
TRT ve Lig TV’den beri takip ediyorum. Bu kanallardaki format gereği sivrilme şansı olmadı. Ancak NTV Spor’un keşfi ile kendisini buldu. Ekrana yakışıyor, hepsinden önemlisi özenli davranıyor. İyi giyiniyor, sunduğu haberlere hakimiyeti dikkat çekiyor. NTV Spor’da Burcu Esmersoy’dan yeni olduğu için bıkmış gibi değil, yeni işe başlayan bir ‘profesyonelstajyer’ havası hissettiriyor…
Dilara Gönder aynı ciddiyetle devam eder ve Burcu’nun hatalarına düşmez ise onu uzun süre değişik şekillerde ekranlarda görme imkanımız olacak.
Ama dediğim gibi; “Yerim iyi, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” demez ve kendisini sürekli yenilerse…
Şendil’e dikkat!
Geçtiğimiz haftalarda maç anlatan bazı spikerleri eleştirdiğim yazım için yoğun mailler aldım. Çoğunluğu eleştirdiğim isimler konusunda hak veriyordu, buna sevindim. Bazı okurlar da “O zaman sana göre kim iyi spiker” dedi. Haklılar, kötünün yanında iyiyi de yazmak lazım.
Lig TV’de bir isim var ki yıllardır yaptığı işin hakkını fazlasıyla veriyor. Hem abartısız maç anlatımıyla hem mücadele sonrası muhatabına sorduğu sorular ve yaptığı karşılaşma özetiyle beğeni topluyor. Bu isim Melih Şendil… Bazı meslektaşlarının, grafik çizgisini her yıl yukarı doğru çıkaran Melih Şendil’den öğreneceği çok şey var.
Kutlarım Melih…



