26 Mayıs 2026, Salı
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİV‘Kanter’in topuzunu kaçırmak…

‘Kanter’in topuzunu kaçırmak…

- Advertisement -
- Advertisement -

Geçtiğimiz yıl altyapibasket.com’da bir yazı yazmıştım. Genç oyuncu Enes Kanter’in, Amerika’ya gitme tercihinden sonra oyuncularımıza ülke basketbolu olarak bir şey sunamadığımızı ve artık kaçma yolunu seçtiklerini söylemiştim.

Şimdi özellikle genç arkadaşlara söylüyorum. Eğer A takıma çıktıktan sonra, yeterli süreyi alamayacağınızı düşünüyorsanız, gelişiminizi tam tamamlamadığınızı hissediyorsanız Amerika yolu da açıksa hiç çekinmeden gidin, eğitiminizi alın, basketbolunuzu geliştirin, üniversite ortamını doyasıya yaşayın ve ondan sonra hedefinizi belirleyin.

Ya sizi yetiştiren kulübe geri dönün (Anlaşılırsa) ya da büyük hedefler koyuyorsanız rotanızı çizin.

Genelde değil A takıma çıkıp da süre alamayacak adam, A takım yeteneğinde olmayan oyuncu bile Amerika yolunu seçebilir, kendini yetiştirip geri dönebilir.

Misal A takım yeteneğinde değildi demiyorum ama o dönemler ağabeyi kadar ışık vermeyen Sinan Güler bunun en güzel örneğidir kanısındayım. Amerika’ya gitti, basketbolunu geliştirdi ve bugün milli takımın oyuncusu oldu.

Gelmek istediğimiz noktaya bakarsak eğer; tamam basketbolumuz bu çocuklara çok fazla olanak sağlamıyor olabilir. Yabancıların arasında (iyi yabancıların arasında) yok olmasına neden oluyor olabilir ama özellikle lokomotif kulüp dediğimiz kulüplerin yatırım yaptığı ve yıldız seviyesine getirdiği isimlerin karşı tutumları bana ilginç geliyor.

Enes Kanter olayı mesela… Herkes Enes’in Türkiye Şampiyonası’na gelmesini bekliyordu ki kendi beyanatları da bu yöndeydi. Geleceğim diyordu genç oyuncu ama tercihini kalmaktan yana kullandı ki kabaca baktığımız zaman Amerika’da kalması, tüm dünyanın ilgisini çektiği bir dönemde önemli antrenörlerle bireysel çalışmalar yapacak olması çok önemli.

Ama işin derinine indiğimizde örneğin Fenerbahçe Ülker Basketbol Şube Direktörü Nedim Karakaş’ın, Haber Türk Gazetesi’ne yaptığı “Dingo’nun çiftliği mi burası” tarzı açıklamalar bence anlık bir sinir ile söylenmiş bir cümle. Enes’e de cevap hakkı doğdu ancak başlıkta da dediğim gibi “Kanter’in” topuzunu kaçırmamak bir tarafın alttan alması ve uzatmaması gerekiyor.

Hele ki son olarak yaşanan Ömer Aşık olayından sonra Fenerbahçe Ülker yönetiminin nasıl bir yüksek tansiyon ile olaylara yaklaştığını tahmin edebiliyorum ve anlıyorum.

Bu kadar sene emek ver adam için kontenjan kuralı çıkarttır, doğru dürüst 1 tam sezon faydalanama, sakatlıklardan boğuşmaktan takıma katkı sağlayama sonrada üstüne “ihtarname” ye.
Ömer’in de haklı olduğu taraf vardır muhakkak ama ne bileyim işin suyunu çıkarıyoruz.

Fenerbahçe Ülker altyapıya büyük yatırımlar yapıyor. Ülker’den kalma bir lanet midir, uğursuzluk mudur bilinmez ama NBA seviyesindeki oyunculardan tam yararlanamamak bir de üstüne oyunculardan da istenilen davranışı alamamak doğal olarak kulüp yönetimini sinirlendiriyor.

Kulüpler yüzde 100 haklı mı? Tabii ki değil onların da kabahatleri var üstlerine düşen bazı şeyler yapmadıkları zamanlar var ama bir tarafın işi halletmesi gerekiyor.

Tam anlamı ile oyuncu yetiştirsen dert, yetiştirmesen dert. Birine süre vermiyorsun yok ediyorsun diye eleştiri alıyorsun, öbürünü elden kaçırdın diye dert yanıyorsun. Ben de bilmiyorum bu iş nasıl çözülecek. Biz kısa yola başvuralım en iyisi eski topraklar gibi “Kapitalizmin gözü kör olsun”

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler