Euroleague’de final karşılaşması Olympiakos ile Real Madrid arasında Yunanistan’da oynandı. Mücadeleyi 92-85 kazanan Olympiakos, Euroleague’de şampiyonluğa ulaştı.
Maça Trey Lyles’ın etkili performansıyla iyi bir başlangıç yapan Real Madrid ilk çeyreği 19-26 önde tamamladı. İkinci çeyrekte Evan Fournier’in kaydettiği 11 sayı ile maça tekrar ortak olan Olympiakos soyunma odasına 46-44 üstün gitti.
İlk yarıda Olympiakos adına Fournier 11 sayı kaydederken; Real Madrid takımında Trey Lyles 21 sayı ile oynadı.
İkinci yarının başında da sahada rekabetin dozu yüksekti. Final periyoduna 61-65 Real Madrid önde girdi.
Maçın bitimine 5 dakika kala tabelada 70-71 ile Real Madrid üstünlüğü vardı. Mola sonrası Vezenkov’dan gelen üçlükle üstünlük Olympiakos’a geçti; 73-71. Son 2 dakikaya girilirken tabelada 82-80 Olympiakos üstünlüğü vardı. Fournier’den gelen peş peşe sayılarla Olympiakos son 36 saniyeye 88-80 önde girdi. Son bölümde topu oyuna sokmakta zorlanan Olympiakos karşısında peş peşe fırsatlar bulan Real Madrid bitime 18 saniye kala skoru 88-85 yaptı. Campazzo’nun kaçırdığı serbest atışın ardından Feliz uygun pozisyonda skoru eşitleme fırsatını tepti ve taktik faul sonrası skor 90-85 oldu. Kalan süre Real Madrid’in geri dönüşüne yetmedi ve maçı 92-85 kazanan Olympiakos, Euroleague’de şampiyonluğa ulaştı.
Olympiakos adına Evan Fournier 5 ribaund 4 asist 1 top çalma, Alec Peters 16 sayı 7 ribaund 2 asist, Sasha Vezenkov 12 sayı 4 ribaund ile maçı tamamladı.
Real Madrid takımında Trey Lyles 24 sayı 8 ribaund 1 asist 3 top çalma, Mario Hezonja 19 sayı 4 ribaund 5 asist 4 top çalma, Andres Feliz 13 sayı 3 ribaund 1 asist 1 top çalma ile oynadı.
Olympiakos’un ribaundlarda rakibine 42-26 üstünlük kurması fark yaratan detaylardan oldu.
Bu sonuçla Olympiakos tarihinde 4. kez Euroleague’de zafere ulaştı.






Her ne kadar maça tarafsız baksakta İspanyollardan Real’e duruş gösterdiği için daha yakındık, ancak bir yandan “Oly artık şu kupayı alsın da kurtulak bu Euroleague’in ittirmesinden” geyiği aklımızdan geçiyordu.Mac ilerledikçe herkes gibi Real’e kaydı deli gönül… Hemen hakeme gelelim, yıllardır benim Euroleague’in hakem ve takım felsefesini bilmeyen kalmadı, yıl içinde de bol bol yazdık, gerçi bizim Atamanfobikler ve Yurolig Mafiaaacılar sadece kendi perspektiflerinden baksa da, Olyyaptığıyatırımlarınkarşılığınıartıkalmalı.com soslu yazılarım da belirttiğim gibi , kupanın adresi iki yıldır belliydi!!! Geçen yıl buna Monaco yarı final ve FB final ile çomak soktu, bu yıl ise Oly’e dikensiz bir gül bahçesi sunan Euroleague hedefine ulaştı!!! Maçın skorunu -İbo son faullere isyan etse de- bence hakem belirlemedi, eğer İbo’nun dediği olsa dipten topu oyuna sokarken ,son iki top çalmaya faul verip Real’e fırsat vermezlerdi!!! Real koçu aslında net Bartzokas’a üstünlük kurdu bence tek ama tek hatası ikinci periyot sonunda Llull tamamen güven kaybetmişken , Abalde’yi son iki dakika oyuna almaması ve yine aynı şekilde maçın son iki dakikasında iyi oynasa da şutu güven vermeyen Felix yerine Abelde yine sahada olmalı ve en kritik üçlüğü ” o ” veya Feliz o tecrübe ile göremedi ama Abelde’nin göreceği Hezonja” kullanırdı!!!
Yine ikinci çeyrekte çok iyi oynayan Ward’ı unuttu , üstüne ilk üçlüğü girdi diye McKissic”i üçüncü periyotta tamamen oynattı,;ancak kazandı Bartzokas!!! Vezenkov klâsik ortadan kayboldu finallerde, T.Dorsey , Fornier ‘in kartvizitinin altında kaldı, ancak kazandı Bartzokas!!! 4 numaraların finali oldu ittirilse de Vezenkov, hep ikinci planda kalan Peters ve FB istiyor deyu haber çıkan Lyles… Feliz ki bence Real’in Tj. Short’u büyük oynadi, yine Lyles, takımı taşıdı…Bunlar zaten Real’i ayakta tuttu… Kupa seremonisinde iki başkanın çıkıp hoplayıp zıplaması ve kupayı ne oyunculara ne koça bırakmaması komikti!!!
Sonuç F4’ün yıllardır belki de en başarısız iki koçu sırayla şampiyon oldu geçen yıl Saras bu yıl Bartzokas… Bu da ilginç diğer not!!!