Olympiakos, Euroleague finalinde Real Madrid’i kıran kırana bir maç sonunda mağlup ederek 12 yıl aradan sonra kupayı tekrar müzesine götürürken, normal sezonu lider bitiren ve şampiyon olan ilk takım unvanını da aldı ve ‘birincilik lanetine son vermeyi’ başardı.
Real Madrid’in üç uzunu Tavares, Len ve Garuba’dan yoksun olması, finalde müthiş taraftar desteğini arkasına alan, yarı finalde de son şampiyon Fenerbahçe BEKO’yu farklı yenen Olympiakos’un ‘rahat kazanabileceği’ beklentisi yaratmıştı. Ancak hiç de öyle olmadı. Real, eksiklerine karşın savunmada müthiş bir enerji ile maça girip hücumda da Trey Lyles ile fırtına estirince 9-1’lik seri ile ‘kolay lokma’ olmayacağını göstermişti. İlk 15 dakikada da momentumu elinde tutan taraf Eflatun-Beyazlılar’dı. Fakat ilk maçta Fenerbahçe karşısında X faktör olan Peters’ın gecikmeli de olsa oyuna dahil olması, Fournier’nin de devreye girmesi ve Dante Hall’ın, Real’in zayıf karnı pota altında sağladığı verimle devrenin sonunda dizginleri eline alan taraf Olympiakos’tu.
Llull’un 6,5 dakikası hariç sadece 8 oyuncu ile dönen Real Madrid rotasyonunun ne kadar direnebileceği merak konusuydu ki devreye – biraz da tıpkı Fenerbahçe BEKO ile oynadıkları maçta da art niyetli, kolay çalınan faul düdükleri – girdi. Üçüncü periyotta da üzerine aşırı yük binmesine karşın, ilk yarıda Lyles’in 21 sayılık performansının üzerine, onun kaldığı yerden devam eden Hezonja sazı eline alınca Real Madrid, son periyoda 4 sayılık avantajla girmeyi başardı.
Yorgunluk, son çeyrekte Real’i vurmaya başlayınca, Olympiakos, yine Peters önderliğinde, Fournier, Joseph ve Vezenkov’un kritik üçlükleriyle momentumu tekrar ele geçirdi. Bartzokas, oyunun sonlarına doğru 4 uzuna dönüp, Tyrique Jones’u kısa savunması için sahaya sürerek, zaten yıpranan Lyles ve Hezonja’nın etkisini iyice aşağıya çekip, Campazzo’yu da baskı altına alınca Real için yapacak fazla da bir şey kalmadı. Yine de Olympiakos’un son bölümdeki basit hataları, Real’e maça ortak olmak adına ‘davetiye’ çıkarsa da Olympiakos, son bölümde Peters’ın çizgiden ürettiği sayılarla tarihinin dördüncü şampiyonluğuna ulaştı.
Atina’da, kupaya olan 12 yıllık hasretine son veren Olympiakos’a ve her ne kadar yarı finali kaybetmiş olsa da, üst üste 3., toplamda 8. kez Final-Four’da yer alarak bizleri gururlandıran, bu keyfi yaşatan Fenerbahçe BEKO’ya da tebrikler…





