Fenerbahçe BEKO, binbir emek ve alın teri ile geldiği Euroleague Final-Four’unda belki de sezonun ‘en kötü’ hücum performansıyla kaybetti Olympiakos’a…
Basketbolda artık klişeleşmiş olan ‘hücum performansı maç kazandırır ama savunma şampiyonluk getirir’ cümlesini de boşa çıkardı Sarı-Lacivertliler dün… Elbette savunma zirveye giden yolda çok önemli bir detay… Ama kazanabilmek için topu çemberin içinden rakipten daha fazla geçirmek gerektiği gerçeğini de yok saymadan… Fenerbahçe dün savunmada ilk yarıda kendi standartlarını tutturmayı başarsa da hücumda öylesine kısır kaldı ki momentum hep Olympiakos’un elindeydi. 20 dakikada hepi topu 24 sayı üretebildi Sarı-Lacivertliler… Ve savunmada müthiş enerji koyduğu, efor sarf ettiği halde 9 sayı gerideydi. Ve bu kadar kötü hücum etmesine karşın hala maçın içindeydi.
Üçüncü periyodun başında ise Fenerbahçe’den beklenen reaksiyon ne yazık ki Olympiakos’tan geldi. Tıpkı, önceki 2 periyodun başında olduğu gibi bu çeyreğe de 11-0’la girip farkı da 20’ye çıkardılar. Kısacası kötü hücum ettikçe savunma direncinin de kırılacağı gün gibi ortadaydı ve korkulan oldu. 10-0’lık seriyle maça tekrar tutunsa da Olympiakos’un önce Vezenkov’la (3. periyot 14 sayı) ardından da Peters’la bulduğu can yakan basketler eklenince son periyoda 14 sayı önde girdi Yunan ekibi…
Son periyodun başında Tarık ve Horton Tucker’la 8-0’lık seri ile fark 7’ye indiyse de hemen karşılık geldi Olympiakos’tan… Fournier de işin içine dahil olunca, kenardan Ward ve Peters’tan aldığı katkıyı iyice yukarı çeken Yunan ekibi, bir daha da arkasına bakmadı. İkinci yarıda potasında 46 sayı gören Fenerbahçe BEKO’nun, kötü hücum ettikçe savunmasının bir noktada kırılacağı belliydi, öyle de oldu. Ev sahibi ekip 27’de 11 üçlük (% 40) isabetiyle, Fenerbahçe’den 9 şut daha az kullanmasına karşın daha çok (11) isabet bulurken, Sarı-Lacivertliler 36’da 8 (% 22) isabette tıkandı kaldı.
Jantunen’in bu kadar kötü iken 13 dakika sahada kalması (0/5 3 sayı), yine Devon Hall’un 0/5 şut isabetiyle sıfır çekmesi, Melli’nin 1/5, Baldwin’in 0/3, Horton Tucker’ın 1/7 üçlük isabeti ile, 90 sayı ortalamalı Olympiakos’u 79’da tutsanız da kazanmanız imkansız… Olympiakos’u 61 sayı atarak yenmeniz olanaksız!.. İkinci yarıda Birch ve Silva’nın hiç süre almaması, Jantunen’in bu kadar kötü iken sahada kalması da coaching açısından kötü bir karardı.
Sonuçta üst üste şampiyonluk fırsatı, sezonun en kötü performansına denk gelen bir 40 dakika ile kaçtı. Ama buralarda olmak, sürekli Final-Four’u kovalamak ve erişmek, çıtayı hep yukarıda tutmak çok değerli… Fenerbahçe BEKO’nun istikrarlı bir şekilde Final-Four’u neredeyse bir ‘geleneğe’ dönüştürmesi saygıyı fazlasıyla hak ediyor… Sağlık olsun… Bu defa olmadı, seneye inşallah…
Gökhan Türe






F4 değerlendirmesi…
Öncesi; İbo’nun ve Euroleague ile yeni anlaşma yapan yöneticinin gereksiz sızlanmasına karşın, Pana elendiği an tribünlerin ne olacağını herkes biliyordu!!! Pana , Oly’e bilet vermez diye düşünmüş , üstelik o salonları bilen İbo!!! Yav he he!!! Pana elendiği an en çok sevinen Euroleague ve Oly’di birde bizim Atamanfobikler… Eğer Pana f4 yapsaydı o tribünde Pana ağırlıklı olacak ve FB lehine tezahürat etmese de bol bol hakem ve Oly’li oyuncular ile dalga geçecek yer arayacaktı, büyük çoğunluk!!! Ama kör fanatikler bunu anlayamaz , aynı senaryo ülkemizde olsa Gsli taraftarın yüzde 90’ı bileti Fbliye satar çünkü f4’e gelen seyirci kale arkası yönetimin bilet dağıttığı gençler değil!!!İbo ülkesini tanımıyor ki kaldı Yunanistan!!!
Maç sırası; Gecenin özeti geçen yıl FB , yarı finalde Pana’yı nasıl abandone ettiyse bu yıl da Oly , Fb’yi dağıttı!!! Hakemler bile tamamen aynı sertliği sürdürdü…Pana yaratıcıları tek faul alamadı geçen yıl ,bu yıl da FB yaratıcıları!!! Ama bunun Valencia -Pana serisinde sesi geliyordu , o kadar yazdık.Eurolig yıllardan beri finalde sertliğe epey prim tanıyor…O yüzden Efes’in top yönlendiricili back to back şampiyonluk sistemi bir devrimdi diye hep yazdık.Larkin ve Miçiç her maç dayak yiyordu!!! Sonra da Nunn!!!Ki FB’nin oyunu genelde dış atışa dayalı!! 36 ya 26… 3lük atış klasik daha fazla… Maça gelelim , Saras ne yazık ki B planı ortaya koyamadı, hatta Zalgirs’in son maçında FB yılın en iyi ikinci maçını oynamış (bknz birinci Monaco deplasmanı) çünkü içerden üretim yapmıştı!!! Ama bunu göremiyor bir türlü Saras düşünsenize Zalgirs serisi fatihi Birch 8dk oynamış!!! İki dört numara ile oynarsan Oly’e Vezenkov coşar, 4 kısa oynarsan bence maçın yıldızı Peters çıkar!!! Vezonkov , Melli ile dalgasını geçti, Peters başta Tarık olmak üzere tüm ters eşleşmeler ile(Bartzokas’ın bence kenarda çizdiği tek oyun) dalga geçti… Hatta Bartzokas’ın klasik süre ayarlama ritüeli, saçma besler ile iki kez Fb’yi maça ortak etti… 5’e bak Kanadalı yeni gard, Fornier,Papa,Peters ve Jones(yada Hall)!!! Peters bu beşlerde sivrilmese Fb maça ortak olup Bartzokas’ı paniğe sevk edebilirdi(İbo’nun ikinci doğru saptaması) 25dk üstü oynayan yok hemde F4’de!!!!!!!!!! Tabi 3 yıldır her sezon yeni takım kurarsan , normal…Bknz hatta yazınız Oly’deki 5 numara sayısı…
Hakemler; Euroleague’de Vezonkov döndüğünden beri dokunulmazlığı ve açık seçik Oly’in hakem jokeri var(Basket news yazmaz!!!) Bu da İbo’nun ilk doğru analizi… Yıl içinde Kızılyıldız(Moneke isyanı ) ve Pana maçlarının sonuçlarını etkileyen hakem hataları kimin önünün açıldığını gösteriyor… Zaten Euroleague, Oly’in stadı düzgün olsa f4’ü onlara vermek için can atıyordu çünkü yıllardır yazarım Euroleague’in prensibini; “artık yatırımda hız kesmeyen takım kimse -bu yıl Oly- şampiyonluk verilmesi gerekir” desturu!!! Pana stadı yaptırınca bu iyice gecikti, hele geçen yılki sürpriz Monaco’nun yarı finalde Oly’i elemesi…(Bunu birazdan Fb’de farklı yazacam) Dubai’de olmayınca artık bu yıl olmalı dedi Euroleague ; Pana başkanı ve sezon boyu sakatlıklar ile Ataman’ın kendi evinde 3.maçı kaybetmesi artık bu yıl Oly için, aynı geçen sene FB için yazdığım “tüm gezegenlerin aynı hizaya gelmesiydi!!!”
FB sezonu; FB sezonu başarı ile noktaladı. Geçen yıl onlar için herşey yolunda gitmiş, ne kadar 5 numaraya ihtiyaç duyan takım varsa, sakatlık yaşamış, klasik İtoudis döneminden beri alışkanlık olan Euroleague’e çok iyi başlayıp domine etmiş ve avans kazanmış ,Barca’daki kibrini bir kenara bırakmış Saras ve karakterli oyuncu grubu üstüne bu seneden farklı olarak ligi lider bitirmiş, her sakatlık için muazzam ekleme yapmış rakipleri sakatlık yüzünden sistem değiştirirken , mükemmel zamanda takım ritim kazanmıştı. Efes serisinden dayak yiyerek gelen ve tek dişi kalan Pana’yı yarı finalde rahat geçmiş üstüne kendine ters gelecek iki takımdan biri Oly supriz bir şekilde elenmiş (diğeri Tavaresli Real) ve Monaco’yu güle oynaya geçmişti.Kainattaki tüm gezegenlerin aynı hizaya gelmesi buydu. Geçen yıl bunları zaten yazdım bu yıl ise herşey aynı, tek sıkıntı lider bitiremedi , takım erken ritme girdiğinden bu da karşısına kendine ters gelen ve Euroleague torpillisi Oly’i çıkardı… Ve bu kez fizik üstünlüğü ve hakemlerin izin verdiği sertlikte oynayan takımlardan Oly kazandı!!! Dolayısıyla FB kaybetti demek yanlış olur, pastanın üzerine çileği koyamadı sadece!!!
Real- Valencia maçı; Aslında maçın analizini Ataman yapmıştı; “EĞER HAKEMLER MAÇLARI BU ŞEKİLDE YONETİRSE VALENCİA’NIN ŞANSI VAR”… Sonuç Real 25 faul atışı, Valencia 9 faul atışı!!??!?!???!??!??? Pana son 3 maçta toplasanız 25 faul atamadı!!!! Haaaa gelelim ATAMAN’ın hatasına,Real Valencia’yı nasıl püskürttü ya iki 4 numara yada tek uzun ile… Ataman ne yazık ki hep 4 kısa veya iki 4 numaraya geç döndü, sakatlıktan ayaklarına beton dökülmüş gibi dönen Lessort’ta çok ısrar etti…Her ikili oyunda potasında sayıyı gördü çünkü Lessort sakatlıktan öncesi gibi asla oynayamayacak!!! Haaaa hep derim bazı sakatlıklar hayırlıdır bknz Tavares ve diğer uzunun olmaması…