Skandal bir kararla Galatasaray'daki görevine son verilen Nur Gencer, Sabah Gazetesi Yazarı Hıncal Uluç'un 07-12-2009 tarihinde kaleme aldığı yazıdaki iddilalarla ilgili birbirinden çarpıcı cevaplar verdi.
İşte Nur Gencer'in Hıncal Uluç'a Mektubu:
Sn. Hıncal Uluç,
07.12.2009 tarihli Sabah Gazetesi'ndeki sutununuzda şahsıma yöneltiğiniz sorulara elimden geldiğince, cevap vereceğim.
Ancak bu bir savunma değil sadece size ve kamoyuna olan saygımdan ötürü yapacağım açıklamalardır. Buna istinaden sizden gelecek gerek açıklamalar gerekse gizli kaldığını düşündüğünüz diğer konularla ilgili her türlü açıklamayı da yapmaya hazırım.
1. 1993 veya 1994 yılında olduğu bilinen vize olayı benim de aldatıldığım kandırıldığım bir oluşumdur.
Şöyle ki Amerika'ya gidecek ümit milli basketbol takiminin alması gereken Amerika vizesi için doldurulması gereken 16 tane vize formunu kendi ellerimle doldurup, vize formlarında doldurulan yer ve dolduran kişi yerlerine Basketbol federasyonu ve Nur Gencer yazıp imzaladım. Daha sonra vize formlarını, pasaportları ve diğer belgeleri Amerikan konsolosluğuna teslim etmesi için verdiğim görevli kişi ve bir arkadaşı adi geçen 4 ilave kisinin evraklarını, vize formlarını kendi el yazıları ve imzalarını atarak doldurmuşlar ve bu da yazı ve imzalardaki farklılık nedeniyle hem benim aklanmama hem de mahkeme önünde beraat etmeme neden olmuştur.
Tüm bu konuları defalarca TV kanalarında açıkladım, en son olarak da SKY TV muhabiri Roksan Kunter'in benle yaptığı röportajda diğer adalete intikal eden ve mahkum olduğum olayla beraber olmak üzere en ince detaylarına kadar açıkladım. Ayrıca bu eylemi yapan kişilerin isimleri bende saklı olup istediğiniz takdirde sizinle paylaşabilirim.
2. 2003-2004 yıllarında ise Turgay Demirel'in başkanlığını kendi çıkarları için kullandığı TBF'nin, ki bu sayede kişisel haksız krediler kullanmış olup halen devletimize borçludur, hiçbir ödeme yapmamaktadır ve bu borcun tahsili için de devlet tarafından hiçbir takibata uğramamaktadır, tam özerkliğe kavuşması durumda TBF'nin catısı altındaki yolsuzlukları mevcut idarenin daha da yaygınlaştıracağını tamamen basketbolu seven ve basketbol federasyonunda görev almak isteyen muhalefet edici değil, yapıcı bir grup insan olarak her merciye bildirmek istedik. Bu bağlamda bana ulaştırılan 11-12 zarfı içlerinde ne olduğunu bildiğim için içeriğini kontrol etmeden Levent postahanesinden APS ile formları şahsen doldurarak gönderdim. İmzam mektuplarda değil, APS formlarını postahaneye teslim eden kişi olarak kayda geçmiştir. Bu olayla ilgili hangi gerekçe ile mahkemeye verildiğimi ve mahkum edildiğimi anlamadım, bugüne kadar da anlamış değilim…
Galatasaray basketbol takımına Genel Menajer olduğum güne kadar mahkumiyet kararından bile haberdar olmadığım bu konu ile ilgili belgeler de zannediyorum gerektiğinde alehimde kullanılmak üzere saklanmış ve tarafıma ancak ısrarlarım sonucunda Sn.Adnan Polat tarafından verilmiştir.
Bu suçtan 1 sene 2 ay hapis cezasına çarptırıldığım doğrudur ancak cezam tecil değil ertelenmiştir, para cezasına dahi çevrilmemiştir.
Ayrıca Galatasaray basketbol takımında menajer olarak çalışmaya başladığım gün Sn. Adnan Polat bana kendisine Ömer Gürsoy isimli kişi tarafından Turgay Demirel'in elinde hem kendisini hem de beni sıkıntıya sokacak belgeler olduğunun bildirildiğini ve bunların varlığı ile ilgili bilgim olup olmadığını sordu. Ben de kendisine bilgim olmadığını ancak Turgay Demirel ile tam anlamıyla can düşmanı olduğumuzu ve benim de elimde onunla ilgili bazı belge ve bilgilerin olduğunu belirttim; şahsımın ise her ne olursa olsun yüz kızartıcı bir suçu olmadığı konusunda garanti verdim ve su anda da aksi bir durumun oluştuğunu düşünmüyorum.
Gene vurguladığınız istifa şeklim konusunda Sn. Adnan Polat'a istifa dilekçemi sağlık nedenlerinden dolayı istifa ettiğim seklinde yazarak teslim ettiğim doğrudur. Sn.Polat da açıklamayı kendisinin yapacağını söylemiş ve tarafımca kabul edilmiştir; ancak Sn.Polat daha sonra fahiş bir hata yaparak benim kalp spazmı geçirdiğimi, bu nedenle sağlığımın bozulduğunu ve bu yüzden istifa ettigimi açıklayarak anlaşma maddelerini saptırmıştır. Bu noktada gerek aile mensuplarımdan ve yakınlarımdan gerekse basın mensuplarından gelen sayısız telefonlar karşısında doğruları, yani Sn.Adnan Polat'in seçim endişesinden kaynaklanan istifam yönündeki talebini kabul ettiğimi söyledim.
Bizler birey olarak menajer/antrenör, oyuncu, masör olarak vasıflarımıza göre ayrı ayrı değerlendirilsek de her şeyden önce insanız ve insan olarak bu kadar aşağılanmayı hak etmiyoruz. Katil bile olsak çoluk çocuğumuzun gözünde babayız, onların idolleriyiz. Benim de iki tane oğlum var onlara Ezcacıbası Kulubü'nde kazandığımız sayısız başarıları ve bu efsaneyi anlatma yaşına geldiğim bu yıllarda gerek Türk sporuna, gerek Galatasaray Kulübü'ne geçmişte yaptığım ve gelecekte yapmayı hayal edip fırsat bulamadığım hizmetlerden dolayı bu aşağılanmayı hak etmediğimi düşünüyorum.
Son olarak da size spor dünyamız, suçlar, suçlu siyasetçiler,basın mensupları konusunda haddim olmadan elimde kesin belgeleri olan bazı ilginç bilgiler sunup açıklamada bulunacağım.
1. Mukbil Turgay Demirel (Basketbol Federasyonu Baskani) , Orta DoĞu Teknik Üniversitesi mezunu olmadığı halde mezun olduğunu beyan ederek iki defa Basketbol federasyonu başkanlık seçimine katılmış ve başkan olmuştur, daha sonra kendisinin ve diğer üniversite mezunu olmayan
başkan adaylarının girişimleriyle bu zorunluluk kaldırılmıştır.
2. Galatasaray Futbol takımı genel menajeri Adnan Sezgin'in Selçuk Şahin isimli futbolcunun Fenerbahçe'ye transferi ile ilgili iddialar var…
3. ve 4. Maddeler Turgay Demirel’in ticari işleri ve borçları ile ilgili olduğu için kesin yargı kararlarını beklemek durumunda olduğumuzu düşünüyoruz. Ve yayınlamıyoruz.(Basket dergisi)
5. Madde ise şöyle; Gazeteniz fotoğrafçısı Fehmi Özgüler benim göreve başladığım ancak sahada olmadığım ilk macta, yanlış bilgiyle, istatistik kağıdıyla, maç kağıdını karıştırarak, yeni bir skandal başlığı altında G.S malzemecisini ağır bir suçlama ile töhmet altında bırakmıştır. Konu ile ilgili aydınlatıcı açıklama Spor Müdürünüz Sn. Emrah Kayalıoglu'na aktarıldığı halde, her ikisi de umursamaz bir tavırla görevlerine devam etmektedirler ve bir düzeltme yazisi dahi yayınlanmamıştır. Ilgilendiğiniz takdirde yayınlanmak üzere bu bilgiyi tarafinıza göndermekten memnuniyet duyacağımı bilmenizi isterim.
6. ve 7. Maddelerin ‘aşırı tepkili yorumun sonunu pas’ geçttik.(Basket dergisi) Ben sadece Galatasaray taraftarı olduğum için bana önerilen görevi hiç düşünmeden kabul ettim ve canım kadar sevdiğim Galatasaray'a faydalı olmaya çalıştım. Başlangıcımız oldukça iyi oldu.(13 yıldır GS'nin Izmir'de galip gelemediği KSK deplasmanında hiç beklenmeyen galibiyet) Ancak bazı kişiler(uzun uzun saymış) Galatasaray için calıştıklarını zanneden Galatasaray düşmanları beni yeni bir efsane yaratacak ekibi yaratma hedefimden uzaklaştırdılar.
İşte geldim gidiyorum, şen olasın Halep sehri…



