ANADOLU EFES, Beşiktaş Integral Forex karşısında bu sezon “karakteristiği” haline gelen savaşım ve inatçılığın ödülünü bir kez daha kazanarak aldı.
Efes’in son yıllarda en çok eleştirdiğimiz yönünden, yani “kırılganlığdan” artık eser yok. Tıpkı Lacivert-Beyazlı takımın efsaneleştiği 90’lı yıllardaki o yine genç, mücadeleci, pes etmeyen ve kazanmaya aç yapısıyla “özdeşleşen” bir “Yeni Efes” izliyoruz adeta…
Dusan Ivkovic’in, gençlere en az müthiş kariyerli ağabeyleri kadar değer verdiği, onların gelişimi için bazen fedakarlıktan kaçmadığını görmek de güzel. İşin fedakarlık kısmında düne özel “parantez” açılan isim ise yeni transfer Thomas Heurtel’di.
90’lı yıllardaki genç, pes etmeyen ve kazanmaya aç yapısıyla “özdeşleşen” bir “Yeni Efes” izliyoruz.
Ivkovic, Heurtel’in takıma bir an önce adapte olması için ona olabildiğince süre ve şans vermeyi tercih ediyor. Dün de Beşiktaş’a karşı sahaya ilk beşte sürerek bu süreci hızlandırmaya çalıştı. Ancak Efes’in, onun sahada olduğu süreçte 2 sayıda tıkanması ve yaptığı basit top kayıpları, Heurtel’in hem yeni takımına hem de ligin sertliğine alışmasının bir çırpıda olmayacağının kanıtıydı. Yine de Fransız guard, maçın son bölümünde iki kritik atışla devreye girip sorumluluk alabileceğini gösterdi.
Efes, oyunun büyük bölümünü geride götürse de son 5 dakika içinde tecrübe farkını skora yansıtarak zor da olsa kazandı. Furkan ve özellikle de Cedi gibi gençlerin katkısıyla sıkıntılı evrede ayakta kalan Lacivert- Beyazlılar, Perperoglu’nun son 3 dakika içindeki 2 kritik üçlüğüyle galibiyeti resmen Beşiktaş’ın elinden aldı.
Beşiktaş cephesinde dünün “yegane” guardı Engin Atsür, Kerem Tunçeri ve Muratcan Güler’in yokluğunda omuzlarına binen ağır yükün üstesinden geldi. Maça çok iyi başladılar ve yüksek dış atış yüzdesi ve iyi savunma ile oyunu uzun süre önde götürdüler. Ancak rotasyonun 7 kişiyle sınırlı olmasının dezavantajıyla maçın sonunda yorgunluk da işin içine girince yapacak fazla bir şey kalmadı. Yine de Johnson smacı kaçırmasa ya da son anların adamı Lofton bu kez karavana atmasa kazanabilirlerdi. Onlar da bu mütevazı kadro ile doğru yoldalar. Zaten ligde 10 galibiyetle 4. sırada olmaları da bu yüzden tesadüf değil.
BU DAÇKA ÇOK CAN YAKAR
Darüşşafaka Doğuş dün kadro zenginliği ve çeşitliliğinin getirdiği artıları fazlasıyla kullandı. F.Bahçe’nin zayıf karnı savunmayı Seiubutis, Gordon ve Shurna ile delik deşik edip, kora kor oynayarak haklı bir galibiyet aldı. Daçka şüphesiz Play-Off’un en renkli ve can yakacak ekiplerinden biri olarak sivrilecek.
MOTİVASYON BÜYÜK SORUN
F.Baçe Ülker; dün Daçka maçına da “berbat” bir başlangıçla girdi. İki sezondur başını ağrıtan savunma zaaflarıyla çırpınışları sonuçsuz kaldı. Bakıyorsunuz, birbirinden önemli yıldızlarla “sınırsız” rotasyon… Zisis’in de gelişiyle hücum çeki düzene girmiş… Ama savunmanın yerinde yeller esiyor!.. Motivasyon sıfır!.



