Hata sende hocam…
Ne diye kalkıp geldin Fransa’dan bu ıstakoz sepetine…
Burnundan kıl aldırmayan, ukala Fransızlar sırtında taşırken seni, şimdi düştüğün hale bak…
Zor zamanında ‘feda’ deyip bir günde geldiğin Beşiktaş’ın resmi TV kanalında “istifa etsin” yorumlarına maruz kalıyorsun.
Evet, evet… Resmi kanalda… Yahu valla resmi kulüp kanalında..
Peki tamam da.. haksızlar mı Allah aşkına.. “Kunter’in bir dediği iki edilmedi, istifa etsin” derlerken…
Oysa kulüp, sponsoru hemen bulmuştu. Maaşlar tıkır tıkır ödenmiş kimsenin alacağı kalmamıştı ya… Yardımcı antrenör olarak Cem Akdağ’ı istedin, hemen ‘ok’ verdiler halbuki…
Sende suç…
Gittin bütçen doğrultusunda takım kurdun, yıldız almadın. Coşturmadın yönetimi, getirtmedin imza törenlerine…
Yöneticiler sana, “Pahalı bir yıldızımız olsun” dediğinde sen gittin ayağını yorganına göre uzattın.
Valla hiç tanımamışsın Türkiye’yi hocam. Çok Fransız kalmışın.
TOP 16’ya çıkarttığında takımı, aldığında kupayı yanına gelip, “tebrikler hocam, merhaba hocam” derlerken mütevazıydın…
Yanlış yaptın…
Bak şimdi yönetimin senin istifanı istiyor ki resmi kanalda, “yönetimin önünü açsın” deniyor.
Hoş geldin Türkiye’ye hocam, esas şimdi hoş geldin…
Evet; hata da yaptın belki de… Yanlış yabancılar geldi, değiştirdin, uymadı sistemine ama…
Ne çabuk unutuldu köy takımını zirveye taşıman…
Ne çabuk unutuldu NBA’e verdiğin yıldızlar…
Ne çabuk unutuldu Avrupa’ya sunduğun isimler…
Böyle işte bu iş…
Sabır yok, zaman yok, gerçekler yalan…
Gel sen 1 gecede pılını pırtını toplayıp dön kalbindeki takıma, düşünmeden yarını…
Bir de bak ki altın oyulsun ince ince…
Ah be hocam…
Ne diyeyim; hata sende…
——-
Basketbol camiası ilginç bir camia…
Cem Akdağ yine 'hiçbir başarı cezasız kalmaz' felsefesinin kurbanı oldu.
Hem de verilen bir söz ile…
Onu da sonra konuşacağız…



