Nikos Zisis ile kafa kafaya çarpıştığında Galatasaraylılar ve Fenerbahçeliler merakla etrafını sarmışken TV'den seyreden ben refleks olarak ayağa kalktım ve kalabalığın üzerinden Sinan Güler'i görebileceğimi, durumunu anlayabileceğini düşündüm. Şu kadarını söyleyeyim, o çarpışma NBA'de olsa kurallar gereği Sinan Güler travma tehlikesinin olmadığı anlaşılana kadar salonun sağlık odasına gönderilir, büyük bir olasılıkla da devam ettirilmezdi.
O öyle bir sevgi ve saygı uyandırmış ki, rakip Fenerbahçeli oyuncular da en az Galatasaraylılar kadar endişelendi. Dakikalarca yerde yatıp, kaşına 7 dikiş atıldıktan sonra ilk işi Fenerbahçe benchine gidip, Nikos Zisis'e sağlık durumunu sorduğunda bendenizden iki damla yaş düşüverdi.
Sinan Güler bu sezonki bir başka Fenerbahçe Ülker maçında da savunmaya koşmak yerine orta sahada yere düşen Emir Preldzic'i yerden kaldırmıştı.
Sinan'ın, Zisis'e yaptığı jest sahadaki iki takım arasındaki centilmenliğin sembolü oldu. Oyuncular arasında en ufak bir sorun yaşanmadı, herkes rakibine arkadaşça davrandı… Önceki derbilerde olduğu gibi…
Eğer Sinan'ın ve sahadaki diğer bütün oyuncuların yaptığı doğruysa, ortalığı geren yöneticilerin, her derbide ceza alınmasına neden olan seyircilerin davranışı yanlış. Ya da tersi…
Başta Sinan olmak üzere rakibin düşman olmadığını anlatan bütün Galatasaraylı ve Fenerbahçeli oyunculara teşekkürler… Belki hayal ama umarız onların bu anlayışı bir gün egemen olur…