26 Nisan 2026, Pazar
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVSavunmayı unutmayalım! / GÖKHAN TÜRE

Savunmayı unutmayalım! / GÖKHAN TÜRE

- Advertisement -
- Advertisement -

DOĞASI gereği insanoğlu tatminsiz; ne verirsen fazlasını istiyor!..

Berlin’e gelmeden önce “ölüm grubundan nasıl çıkarız” diye hesap kitap yapıp, yeniden yapılanan bir takım olmamız itibarıyla işimizin zor olduğunu biliyorduk.Berlin’den bir 2. tur çıkarırsak bu bile büyük bir başarı olacaktı. Ama önce İtalya, ardından da Almanya galibiyetleri gelince ister istemez bir sonraki turda Fransa’dan kaçmak için 3.’lük, hatta 2.’lik koltuğuna bile gözümüzü dikmiştik. Her şey yolunda giderken, bir gün önce İtalya’nın, İspanya’yı yenmesi hesapları karıştırmıştı. Dün de beklenen oldu, Sırbistan, bir gün öncesinin yorgun savaşçısı İtalya’yı rahat yendi. Almanya’nın, İspanya’ya, bu grubun özelinde 3. kez son topla kaybetmesiyle son kale de düştü. Dolayısıyla 3 galibiyet çıkardığımız grupta averajla 4.’lüğü alınca üzülmedik değil. Berlin’de rotayı şaşmadan, hedefi bulduk bulmasına…Ancak buraya turnuvanın “savunmacı” kimliğe sahip takımlarından biri olarak gelmiştik. Hücumda sıkıntı yaşarız diyorduk. Bu yüzden rakipleri 60-70 sayı arasında tutup, o civarda sayı bularak yenmeyi planlıyorduk. Ne varki hücum potansiyeli açısından “limitli” bir takım gibi görünsek de ilk turu 80 sayı ortalamasıyla kapadık. Bu gerçekten sevindirici bir gelişmeydi. Ama “savunma takımı” kimliğini de işin gerçeği rafa kaldırdık. 24 takım arasında 89.3 sayıyla potasında en çok sayı gören takım statüsünü kazandık.

Mesela dünkü İzlanda karşılaşması… Bir tek İspanya maçında 73 sayı bulan, onun dışında 60’lı sayıları geçemeyen İzlanda, 5 dakikalık uzatmayı da kattığımızda potamıza 102 sayı bıraktı. Tamam; İzlanda gerçekten tüm rakipler için başetmesi zor, sıradışı bir rakip. Baş döndüren pas trafiği, son derece hareketli hücum setleri ve en doğru atışı bulana kadar sabırla topu çevirmeleri başımızı maç boyunca ağrıttı. Her gevşediğimizde yakamıza yapıştılar. 17/41 üçlük isabetiyle sıradışı bir çizgi tutturup, hiçbir hedefleri yokken de kazanmaya oynadılar. Devler de bu maç öncesinde sıralaması belli olsa da yapması gerekeni yapıp, uzatmada işi ciddiye alıp, kazanmayı başardılar.

Şimdi bir ev sahibi ile daha, hem de şampiyonluğun en güçlü adayı Fransa ile evinde 27 bin seyirci önünde çeyrek finale kalabilmek için sahaya çıkacağız. Bu kadar sert bir gruptan çıkmış olduğumuz için zorluklara karşı “antrenmanlıyız”. Ama bu savunma düzeyi, onları yenmeye yetmez. Fransızlar, Parker liderliğindeki NBA yıldızlarıyla bezeli bir rakip… Ve savunma anlamında bize ilk turda bulduğumuz açık alanı bırakmayacaklar. Bu yüzden Devlerimiz’in de stratejisi, atmaktan çok tutmaya dayalı olmalı. Fransızlar’a karşı bir savunma takımı olduğumuzu hatırlamamız ve hücumda da enerjimizi buradan almamız gerekiyor.

İZLANDA TARAFTARI

İzlandalı taraftarların, hiç galibiyet alamayan takımlarını tribüne çağırıp, onları teker teker kutlamaları, hatta birlikte şarkı söylemeleri gerçekten örnek alınması gereken müthiş bir manzaraydı.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler