Kağıt üzerinde sonu farklı bir yenilgi olarak görünse de 12 Dev Adam dün turnuvanın favorisi ABD karşısında ortaya koyduğu kora kor mücadele ile gururumuzu okşadı.
3 eksik, 5 fazla farketmez… Neresinden bakarsanız bakın her biri Dünya'nın en büyük ligi NBA'de marka olmuş yıldızlara karşı Milli Takımımız, oyunun büyük bölümünde “nasıl oynanması gerekiyorsa noktası virgülüne sadık kalarak” oynadı. Bu noktada coach Ergin Ataman'ın da hakkını vermek gerek. Tempolu oyunda sahada fırtınalar koparan ABD, bir gece önce buna çanak tutan Finlandiya'yı darmadağın etmişti. Ancak Ataman, bu yanlışa düşmedi. Rakibin tempoyu artırmasına özellikle ilk yarıda bir an olsun izin vermeden, oyunu sete sete dökerek ve de en önemlisi “değişmeli adam adama savunma” ile “sayı makinesi” ABD'yi “felce” uğrattı. Öyle ki sürekli adam değişen savunma karşısında “kroki” vaziyete gelen, hücumu açamayan rakip, bir gün önce daha devrede 60 sayıya ulaşırken, Devlerimiz'e karşı 40-35 gerideydi. Ay-Yıldızlı ekip, savunmadaki yardımlaşmayı hücumda da paylaşımla destekleyip ve de en önemlisi sabırla en uygun atışı bulup “sınırlı” olan hücum potansiyelini de “azami üretime” dönüştürüp, Cenk, Barış Hersek, Ender ve Emir'le hemen herkesi hayrete düşüren bir oyunla devrede soyunma odasına önde gitmeyi başardı.
Devre sonunda umutlarımız artarken, kafamızı kurcalayan en önemli şey, ilk yarıda rakipten baskı olmadan 13 top kaybı yapan Devler'in, muhtemel baskı halinde vereceği reaksiyondu.
İkinci yarının başında gelen baskıda ilk 3 dakika hücumda “hiç sırıtmadan” üçlükleri arka arkaya sıralayıp Ender'in üçlüğüyle 51-46 öne geçtik. Ama bu süreçte oyun kora kora dönmüş ve kontrol elimizden çıkmıştı. Yani maçın sonuna kadar aynı isabet düzeyiyle atmamızın olanaksız olduğunu unutup, oyunun süratlenmesine izin verince dizginler ABD'nin eline geçti. Faried ile ilk yarının suskun ismi Davis de devreye girince boyalı alan da kontrolden çıktı.
BASİT TOP KAYIPLARI
Hazırlık sürecindeki basit top kayıplarına hep dikkat çekmiştik. Bu kadar atletik bir takıma karşı baskı ile gelen top kayıplarına diyecek birşey yoktu. Ama bunun dışında o kadar çok “basit top kaybı” yaptık ki ABD'nin tempoyu bulmasına da bu şekilde olanak tanıdık. Zaten tempolu oyunda neler yapabileceklerini bir gece önce tüm maçı bu şekilde oynama cesaretini (!) gösteren Finlandiya'ya karşı 59 sayıyla kazanarak göstermişlerdi.
İSTİKRAR ŞART
Kaybettik ama en azından çoğu şeyi yerli yerinde, hatta bazı bölümlerde dört dörtlük yaparak turnuva için ilk maçta kazandığımız özgüveni bu maçla perçinlemiş olduk. Şu an için herşey istediğimiz gibi gidiyor. Yeter ki bu düzeyde istikrarı koruyalım.



