Geçtiğimiz haftasonunda birbirinden çekişmeli maçları televizyon başından izledik. Bu maçları yayınlayan kanallara teşekkür borçluyuz. Ama bir hususu da görmeden geçemeyiz. Maçları hemen hemen hiç yayınlanmayan birçok kulübümüz var. Onlara haksızlık yapılıyor fikri giderek yayılıyor, haksız da değiller.
Eğer biz basketbolun Anadolu’ya yayılmasını istiyorsak sadece büyük kulüplerin o şehirlere gitmesini beklememeliyiz. Bugünlerde birçok basketbolseverin örneğin Karşıyaka, Olin Edirne, Erdemir gibi birçok kulübün maçlarını izlemek için heyecan içinde oldukları bir gerçek. Televizyon kanalları bu gidişe bir çare bulmalıdır. Basketbol maçlarını yayınlayacak yeni televizyon kanalları bekliyoruz. Yayınlanan maçlar yine büyük kulüp maçlarıyla doluydu.
Orada da ilginç durumlar var. Beşiktaş Cola Turka şuanda Türkiye’deki büyük kulüpler arasında “Türk oyuncu ağırlıklı” tek takım. Hüseyin Beşok ve Serkan Erdoğan katılımıyla Beşiktaş’ın iskeleti Türk oyunculardan oluşuyor. Ergin Ataman yönetimindeki bu Türk oyuncu ağırlıklı Beşiktaş, yabancı oyuncu ağırlıklı diğer iddialı takımlar arasında nasıl bir sonuç alacak? Bence günün ilgi çeken konularından biri bu. Beşiktaş’ta Mustafa Abi bu yıl değişik bir karakter sergiliyor. Mustafa savunmaya çok konsantre.
Onun Türkiye’nin en iyi savunmacılarından biri olma şansı yüksek. 32 yaşında olmasına rağmen gelişmenin sınırı yoktur kavramının bir göstergesi Mustafa Abi. Günümüzde savunmaya konsantre olmak yetmiyor. Eskiden oyunculara elinizi kolunuzu sallayıp sakın faul yapmayın denilirdi. Günümüzde ise savunmanın en büyük silahı el ve kol oldu. Ayaklar yine işin temeli. Ama el ve kol hareketleri hücum oyuncusunun kafasını karıştırıyor. Top hücum oyuncusunun elinde bir silahtı. Saldırgan savunma karşısında işler değişti.
Hücum oyuncusunun ilk derdi topu kaybetmemek oldu. Mustafa Abi saldırgan olacağına hep sağına soluna bakıyor. Ama iyi savunmacı olmak için çok kararlı. Saldırgan savunma bir oyuncudan tüm takıma yayılma şansına uygun bir savunma. Özetle Mustafa Abi saldırganlığına arttırısa diğer oyuncular da ona benzeyecektir.
Üstelik Beşiktaş’ta savunmanın arkasında maçların kazanılması için her türlü fedakarlığı yapmaya kararlı gözüken Hüseyin Beşok var. Basketbol fiziki olduğundan çok moral kaynaklıdır. Mustafa Abi’nin gayreti, Hüseyin Beşok’un moral katkısıyla birleşince önümüzdeki günlerde güçlü bir Beşiktaş savunması izleyebiliriz.
Efes için söylenecek yeni bir şey yok. Kafa karışıklığı devam ediyor. Kimden ne bekleniyor belli değil. Moraller bozuk. Ender ve Cenk’i kazanalım derken şimdi Kerem Tunçeri ve Sinan’ın performansı tam değil. Son senelerin en düşük performanslı Efes’ini izliyoruz. Eğer Perasovic gibi 2 veya 3 koç büyük kulüplerimizin başında olsaydı biz milli oyuncularımızın hepsini kaybeder, milli maçlarda sahaya ümit takımımızla çıkardık demek geliyor insanın içinden…
Galatasaray için konuşursak Tutku konusuna son kez değineceğim. Galatasaray’da işler yolunda. Savunması güçlü ve gayretli. Her oyuncu elinden geleni yapmaya çalışıyor. Ama Efes maçında Tutku ilk 5’te değildi.
Onun oynadığı süreyle kenarda otururken geçirdiği süre arasında 20 sayılık fark var. Tutku oynarken Galatasaray 20 sayı fark etti. Ben Tutku’nun milli takımda başarılı olup olmayacağını düşünülmesinden yanayım. NCAA maçları sürüyor. Dünyada basketbolda kolay farkedilmeyen bir gidiş var. Kolej takımlarının oyuncularının neredeyse tamamı siyahi oyunculardan oluşuyor. NBA’de ortaya çıkarılmayan bir kural vardır. Her kulüp ne olursa olsun en az iki üç beyaz oyuncuyu kadrosunda bulundurmak zorundadır.
NBA yönetimi tribünleri doldurmak ve basketbol siyahların oyunudur anlayışını durdurmak için böyle gizli bir kararı uygulamaktadır. Ama kolejlerde böyle bir kural olmadığı için siyahi oyuncu sayısı giderek artmakta, yedek oyuncu sayısında bile bir tek beyaz oyuncu görmek giderek güçlenmektedir.
NCAA’de yetişen bu siyahi oyuncular NBA’de yer bulamayacakları için başta Avrupa sonra da tüm dünyaya yayılacaklardır. ABD’de beyaz oyuncu sayısı giderek artmaktadır. Türkiye’ye gelen siyahi oyuncu sayısı giderek artıyor.
İkinci ligde hemen her takımın yabancı oyuncusu siyahi bir ABD’li. Bundan birkaç yıl sonra bizim kulüp takımlarımızda da üç yabancı ve bir de devşirme ile siyahi oyuncu sayısı ilk 5’te 4’e çıkabilir. Eğer yabancı oyuncu sayısı 4’e çıkarsa gerisini siz düşünün. Bu yüzden biz tüm gücümüzü ortalık iyice kararmadan genç Türk çocukları daha iyi basketbolcu yapmak için harcamalıyız.



