2 Ocak 2026, Cuma
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVNCAA - NBA Milli Takımı /MURAT MURATHANOĞLU

NCAA – NBA Milli Takımı /MURAT MURATHANOĞLU

2010 FIBA Dünya Şampiyonasında yer alan ABD Milli takımına Amerikalılar “B Takımı” diyor. Barcelona Olimpiyatlarında gerçek Rüya Takımdan sonra bir süre gitgide sulandırılan Rüya Takımlarla Olimpiyatlar ve Dünya Şampiyonalarında yer alan ABD bu yaklaşımı Jerry Colangelo ile değiştirdi. “Haydi arkadaşlar, tatil bitti şampiyonaya gidiyoruz” kafa yapısını rafa kaldıran Colangelo üçer yıllık programlarla bir “takım” ve “takım ruhu” oluşturmaya başladı ve meyvelerini de Pekin Olimpiyatlarında aldı. Amerikalıların diğer ülkelerle aralarındaki farkın azalmış olmasını fark etmeleri biraz zaman ve bazı skandal sonuçlar gerektirdi, ama sonunda doğru yolu buldular.

USA Basketbol yetkilileri yeni bir kadroyla üç yıllık planının bir benzerini Türkiye’de ki dünya şampiyonasında yürürlüğe koydular. Bu takıma B takımı demek bence biraz hakaret içerir. Bu takım biraz NBA oyuncularının Olimpiyatlarda ve Dünya Şampiyonalarında yer almalarına izin verilmeden önceki ABD Milli takımlarını bana hatırlatıyor. Hani NCAA oyuncularından kurulu o takım ruhunu benimsemiş aç takımlar vardı ya? Onları işte. Takımın oyuncularından Kevin Durant, Derrick Rose, Russell Westbrook, Kevin Love, Stephen Curry, Eric Gordon hepsi 1988 doğumlu. Bir başka bakışla hepsi erken profesyonel olma kararı almasaydı şu anda NCAA’ler de son sınıflarına hazırlanıyor olacaklardı. Bu oyuncular bir önceki jenerasyonda yer alan LeBron James, Dwyane Wade, Chris Bosh ve Dwight Howard abilerinin yerlerini almaya çalışıyorlar. Hem birer Milli oyuncu olarak, hem de dünyanın her yerindeki basketbolseverlerin kalbinde. Ondan bu takım aç. Bu takım burada bir başarı gelecekse takım olarak geleceğine, başarıya giden yolun sert ve agresif savunmayla başlayacağına inanmış. Kan kokusu almış köpekbalıkları gibiler. Tabii onları bir NCAA Milli takımından ayıran, az da olsa NBA tecrübeleri ve başlarında bulunan Chauncey Billups ve Lamar Odom gibi görmüş, geçirmiş ve yaşamış ağabeylerinin olması.

Bu takımın son maçlarını izlerken, “asarlar, keserler” demek biraz zor. Bir kere çok tecrübesizler. İşler kötü gittiğinde, hoşlanmadıkları bir hakem üçlüsü karşılarına çıktıklarında ne yapacaklarını kestirmek zor. Tabii hazırlık döneminde pivot pozisyonunda oynayabilecek oyuncuların teker, teker sakatlanarak kadrodan çıkartılması ve Amare Stoudemire’ın dizinden dolayı sigorta olamaması takımın uzun rotasyonunun elini ayağını bağlamış durumda. Bugün takımın ter gerçek pivotu diyebileceğimiz Tyson Chandler, NBA’in en iyi 20-25 pivotu arasında kendisine yer bulmakta zorlanır. Bu handikapa rağmen şu ana kadar oldukça göz dolduran bir oyun sergiliyorlar. Savunma onların eşi gibi. Evliliklerinin yürümesi için savunmaya hep sadık kalmak zorundalar. Kaçamak yapacakları maç yok.

NCAA demişken takımın antrenörü Mike Krzyzewski de bir NCAA coachu. Baş yardımcısı Jim Boeheim de öyle. İkisi de hiç NBA olamadılar. Daha doğrusu olmadılar. Çünkü en azından “coach K” isteseydi, kendisine bir NBA macerası bulabilirdi. Coach demişken onlarda Colangelo’nun programında yetiştiler. 2006 Dünya Şampiyonasında Yunanistan’a 101-95 yenildikleri ve üçüncülükle yetindikleri şampiyonayı hatırlıyorsunuz. Coach K rakip takımın oyuncularının hiç birisini tanımıyordu bile. Yunan coach Yannakis o gün Duke Üniversitesinin ünlü coachunu deyim yerindeyse “okula” götürmüştü. Şu anda Coach K, en azından “4 numara iyi oyuncuymuş” veya “5 numara iyi şutörmüş” gibi kendisinin en ödevini yapmadığını ön plana çıkaran açıklamalar yapacak durumdan sıyrılmış. Bir üniversite adamı olarak, dersini çalışmayan, ev ödevini yapmayan bir öğrencinin başarılı olamayacağını bilmesi gerekirdi. Şimdi öğrenmiş durumda. Yine de coach K özellikle de Avrupalı coach’lar kadar “cin” olur mu diye sorarsanız, cevabım “Hayır” olur.

ABD tarihinin en ilginç takımıyla bir şampiyonaya katılıyor. Ne bir NCAA takımı, ne de bir NBA yıldızlar topluluğu. NCAA’de okuyor olabilecek kadar genç olan NBA oyuncularının ön plana çıktığı bir takım. Hırslılar, inançlılar, açlar. Yetenekliler ama takımın zaafları da var. Bu takımın alacağı sonucu çok merak ediyorum. Bu takım altın madalyaya ulaşırsa, Colangelo’nun heykeli dikilecektir. Hem programlı, planlı bir şekilde ABD Milli takımını soktuğu için, hem de NBA’in bile diş geçirmekte zorlandığı süper yıldızlara taviz vermeden başarıyı yakaladığı için.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler