Bazı karşılaşmalar vardır ki, tansiyon otomatik olarak tavan yapar. Hele bu mücadelenin sonucu şampiyonu belirleyecekse.
Beko basketbol liginin iki güçlü takımı Fenerbahçe Ülker ile Efes Pilsen “Best off Seven”li play-off maçlarında durum 3-2 Fenerbahçe'nin üstünlüğüne ulaştı.
Abdi İpekçi de oynanan dördüncü maçta Efes Pilsen ikinci çeyreğin sonunda onyedi sayılık bir farkı yakalamışken, çaresizlik içinde çırpınan çırpınan rakibinin uygulamaya başladığı iki-iki-bir değişken tam saha presine karşı, alt yapı takımlarının bile yapmayacağı hataları yaparak yenilmişti. Basketbol da “Momentumun değişmesini” sağlamanın en önemli kilidi, pres yaparak rakibi bir başka tempoya sokarak sayı yapmasını önlemek ve hemen sonunda yapmaya zorladığı hataları değerlendirerek çabuk ve kolay sayılar bularak üstünlüğü sağlamak. Bu değişen duruma birde seyirci baskısını katarsak işte o zaman ortaya şaşırtıcı bir sonuç çıkıverir. Kaybeden takım “Nasıl oldu da biz bu kadar farklı kazanırken, kaybeden taraf olduverdik diye neden arar. Oysa yapılan tek bir savunma taktiği bile “momentumu değiştirirken maçın sonucuda belirlemiştir.
Bu moral motivasyon ile “Darüşşafaka Ayhan Şahenk” spor salonuna taşınan beşinci maçta Fenerbahçe biraz daha galibiyete yakın duruyordu. Öte yandan kısa oyun kurucu problemi, Kerem Tunçer'inin elinde kırık tespit edilerek ameliyat olmasıyla Efes Pilsen'i oldukça zor durumda bırakmıştı. Zaten Thronton daha önce sakatlanmıştı. Ergin Ataman için strateji seçimi yapmak oldukça zor gözüküyordu. Tek seçeneği vardı deneyimli koçun, Sinan'ı savunmacı olarak Ender'e de
Kerem'e verdiği dakikaları yükleyerek maça başlamalıydı. Ender, bu yükü kaldırabilecek miydi? Fazlasıyla kaldırarak belki de sezonun en iyi maçını oynadı. Efes Pilsen maçın kontrolünü eline geçirmiş, karşılaşmayı önde sürdürek farkı açıyordu. Ama Fenerbahçe, toparlanmış Mirsad, Ukiç ve Ömer Onan'ın etkili ve skorer oyunlarıyla maçı çevirme yönünde büyük bir hamle yapmıştı. BU zor durumda momentumun değişmesi gerekiyordu. Bu hamleyi bu kez Rakoçeviç yaptı. Ömer Onan ile sert bir diyaloğa girişti ayrıca iş itişmeye kadar gitti. Bu olaydan sonra Ömer'in savunmasının gevşediğini gözledim. Çünkü Rakoçeviç maçı kazanmak istiyordu. Hani derler ya! “Aldı sazı eline” diye “aynen öyle” yaptı ve sezonun en iyi maçını oynamış oldu.
Ayırt etmeden söylüyorum. sporun hangi dalında olursa olsun, “Momentumu” durumu değiştirmenin yolu çok değişken olabilir. Gerekirse oyundan atılmayı gerektirecek davranışlar yapılsa bile.
Altıncı maç Abdi İpekçi'e taşındı. tribünler adam almayacaktır diye düşünüyorum.
Keşke bu maç “Sinan Erdem” arena da oynansaydı, hem Dünya basketbol şampiyıonasının “Gerçek bir provası” olurdu. Hemde basketbolseverler keyif yapmış olurlardı.





