2 Ocak 2026, Cuma
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİV'Miras Ertuğrul'a' / CAN İŞBAKAN

'Miras Ertuğrul'a' / CAN İŞBAKAN

Fenerbahçe Ülker şampiyonluğa ulaşırken ortaya çıkan ‘hikâye’ kitaplara konu olacak cinstendi. Takımın koçu Bogdan Tanjevic kolon kanseri nedeniyle görevinden çekilmiş; yerine yardımcısı Ertuğrul Erdoğan geçmiş. Herkes şoka girmiş; üzüntü Sarı – Lacivertli renklere hâkim olmuş. Ama Erdoğan müthiş bir özgüven ve deneyim örneği göstererek bütünleşmeyi yakaladı, sisteme kendinden parçalar ekledi, psikolojik üstünlüğü ele aldı ve son şampiyon Efes Pilsen’i 4-2’lik seriyle geçerek zirvenin yolunu açtı. Şampiyonluğun hikâyesini bir de bu müthiş başarının mimarlarından dinleyelim…

– Görev size verilince neler hissettiniz?

ERTUĞRUL ERDOĞAN: İlk iki antrenmanda biraz endişeliydim. Fenerbahçe Ülker gibi sürekli dikkatlerin üzerinde olduğu, ikinciliğin başarı olmadığı bir yerdeydim. Önemli bir tecrübem var ama karar mekanizmasında ilk sırayı almak, egosu yüksek, kaliteli isimlerle çalışmak kolay değildi. Ama oyuncularım çok iyi reaksiyon gösterdi. Tanjevic’in hastalığı elbette büyük bir şok yaratmıştı. Onun desteği çok önemliydi. Her antrenmana geldi. Maçları izledi. Hem onun sistemini uyguladık hem de ben bir şeyler kattım ve ortaya bir

sentez çıktı.

– Oyuncuların size güvenmesi ve olumlu reaksiyon göstermesi kuşkusuz şampiyonluğun kilit noktasıydı…

E.E: Zaten final serisinde biz daha iyi takım olduk. Hem Türk hem de yabancı oyuncular müthiş bütünleşti. Takımlarda önemli bir oyuncu sakatlanınca diğer isimler kenetlenir ve bu açığı kapatmaya çalışır. Ki biz bunu 5. maçta Kerem Tunçeri örneğiyle Efes Pilsen’de gördük. Biz de Tanjevic’in hastalığının ardından birbirimize kenetlendik.

– Psikolojik olarak Tanjevic’in hastalığı bütünleştirdi sizi; saha içine baktığınız zaman, taktiksel olarak takım olmayı nasıl başardınız?

E.E: Ben iki şeyden taviz vermedim: Takım oyunundan ve savunmadan. Şut seçimlerine dikkat ettik. Savunmadaki detaylarda değişiklik yaptık. Yardımı arttırıp, baskılı savunmayı ön plana çıkardık. Sahada performans veren, sıcak oyuncuyu tuttuk. Ben oyunculara, “Savunmada dinlenen, kendini hücuma saklayanı çıkarırım” dedim. Bu sertliği arttırdı.

– Oyuncuların size karşı güvenini gözlerinden okumak mümkündü…

E.E: Oyuncuların mesajı önemliydi. Kaptan Mrsic kenardaydı ama bütünlük anlamında katkı verdi. Ömer ve Mirsad sahada liderliğini gösterdi. Kinsey sanki altyapıdan gelen oyuncumuz gibi mücadele etti. Greer büyük bir profesyonellik gösterdi. İlk maçlarda 5.5-6 dakika ortalamayla oynadı. Ama bunu sorun yapmayıp sonra bize maç kazandırdı.

– Geçen yılki final serisine bakınca hangi hatalardan ders aldınız, neleri değiştirdiniz?

E.E: Toplantılar yapıp hataları ortaya çıkardık. Efes Pilsen 4 kısayken içeriden oynadık. Prese karşı çalıştık. Serinin ilerleyen bölümlerinde Ergin Ataman bize sorun çıkaracak hamleler yaptı. Ancak seride iş taktikten çok psikolojik savaşa döndü ve biz bunu 4. maçta 17 sayı geriden gelerek ele geçirdik. Bu da serinin kırılma anıydı.

– Başkan Aziz Yıldırım, Euroleague’de “Final Four”u işaret etti. Buna ulaşmak için ne yapmak gerekiyor?

E.E: Euroleague’de ‘Final Four’ oynamak kolay değil. Eğer biz bu sezon sağlıklı kalabilseydik, daha ilerilere giderdik. Final serisinde rollerin çok belli olduğu yönünde yorum yapıldı. Bunun nedeni sağlıklı olmamızdı. Yıllardır beraber oynayan çekirdek kadronun üzerine birkaç takviye yapılırsa uzun vadede başarabileceğimize inanıyorum. Öncelikle ilk 8’lerden hiç uzak kalmamamız gerekiyor.
TANJEVIC

Çifte kupa en güzel hediye oldu

Final serisi öncesinde takımı yönetecek enerjim vardı, buna hazırdım. Ama fiziksel tedavim devam ediyordu ve en önemlisi takımın yakaladığı büyüyü bozmak istemedim. Hiçbir şeye dokunmadım. Her şey fantastikti. Geçtiğimiz şubat ayında başkan Aziz Yıldırım ile bir araya gelerek sezon sonu bırakacağımı söyledim. Bunu yardımcılarımla da paylaştım. Tarihimizde bir ilk olan çifte kupayla sezonu kapatmak bana çok güzel bir hediye oldu. Burada noktayı Türk bir koçun koyması çok güzeldi. Benden sonra mirası Ertuğrul Erdoğan’ın devralmasını istiyorum. Bunu yönetime de söyleceğim. Ondan çok eminim. Müthiş dürüst ve bilgili bir insan.
Ağustos ayında

milli takımdayım

Milli takıma gelince… Kadroyu haftaya açıklamayı düşünüyoruz. Tedavimi bitirip ağustos başında takıma katılacağım. Ben artık kendimi iyi hissediyorum. Hastalığım ortaya çıkınca insanlar gerçekten çok üzüldü. Antrenörler, kulüpler, yöneticiler, herkes bana ilgi gösterdi. Hastanedeki odam çiçeklerle doldu. Sokakta yürürken herkes gelip bana ‘geçmiş olsun’ dedi. Ben böylesine içten, yürekten bir sevgiyi hiçbir yerde görmedim. Herkes bana sahip çıktı. Bunun için çok mutluyum. Bu, hastalığımı yenmem için bana büyük bir moral oldu

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler