Mercek #1: Zeljko Obradovic / ONUR KIRAN
19.07.2021 - 20:23

Attığı her adım Avrupa’da basketbolun kaderini değiştiren, bulunduğu her yere değer katan Zeljko Obradovic’in kariyerini mercek altına alıyoruz.

Zeljko ‘’ Zelimir ‘’ Obradovic 9 Mart 1960’da o zamanki adıyla Yugoslavya’nın Cacak şehrinde dünyaya geldi. Basketbol kariyerine de doğduğu şehrin takımı Borac Cacak’ta başladı. 24 yaşındayken yolunu tuttuğu ve hayatında büyük değişikliklere neden olacak Partizan’da adını duyurdu. Yugoslavya’nın en iyi oyun kurucusu olarak gösterildiği dönemde, 1986-87 sezonunda Lig şampiyonluğu yaşadı. Hemen ardından 1988 yılında Euroleague’de ilk Final Four’unu gördü. 1990’da Yugoslavya, Sovyetler Birliği’ni mağlup edip Dünya Şampiyonu olurken 30 yaşındaki Obradovic o takımın önemli üyelerinden birisiydi.

Genç yaşına rağmen Obradovic’in aklında hep sahanın kenarında olmak vardı. Partizan’ın gelecek sezon için bir koç aradığı sırada beklediği fırsat ayağına gelmişti. Bunun için çok gençti ama pek de kararlı… Yıllar sonra yaptığı açıklamada: ‘’ Partizan’ın başına geçtiğimde, ilk 3 ay gözüme uyku girmedi. Oyuncuların sorduğu sorulara yanlış cevap vermekten çok korktum ve çok çalıştım. Ne istediğimi en ince detaylarına kadar onlara anlatmak istiyordum. ‘’ diyordu.

Henüz 32 yaşındaki Obradovic 1992 yılında Partizan ile ilk Euroleague zaferine ulaşıyordu. Bunun tesadüf olmadığını ise defalarca kez herkese ispatlayacaktı. Basketbol değişiyor, Obra değişen oyunu sanki önceden kafasında oynuyordu. 1994’de Badalona, 1995 yılında ise Real Madrid ile Euroleague’i kazandı ve bu yıllarda ‘’ FIBA Avrupa Yılın Koçu ‘’ ödülünün de sahibi oldu.  Sırbistan’ın batısındaki küçük bir şehirden gelen 35 yaşındaki bir adam, ‘’ Benim için basketbol, bir teknik adamın oyuna en çok etki edebileceği spor. ‘’ diyor ve zirveye yerleşiyordu.  1996’da başına geçtiği Yugoslavya’ya Yaz Olimpiyatları’nda gümüş madalya getiriyor, 1997’de Real Madrid’de Saporta Kupası’nı kazanarak veda ediyordu. Real Madrid’in ardından yolunu tuttuğu Benetton’un da müzesine ayrılırken Saporta Kupası ekleyecek, yaz aylarında da boş durmayıp, Yugoslavya ile 1997’de Avrupa, 1998’de Dünya Şampiyonu olacaktı. ‘’Bir şeyi seviyorsanız para önemli değildir. Ben topla uyurdum. Para sadece sana değer verenlere yardım etmeni sağlayan bir araç. ‘’ diyerek basketbola olan sevgisini dile getiriyordu.

1999 yılında Panathinaikos’un başına geçen Obradovic, milenyumda da bu oyunun kaderini belirleyen adam olmaya kararlıydı. 2012 yılına kadar aralıksız görev yaptığı Panathinaikos’ta tam 5 kez Euroleague’de mutlu sona ulaşıyor, birbirinden önemli oyuncuları parlatarak basketbola kazandırıyor ve ’’ Euroleague’e Büyük Katkı Sağlayan 50 İsim ‘’ listesindeki 10 koçtan biri oluyordu. Panathinaikos’ta yaşadığı 11 şampiyonluğun yanı sıra üst üste 9 yıl ligi domine ederek kırılması güç bir rekora da imza atıyordu.

Euroleague’de başarıyı arayan ve uzun vadeli bir planlama düşünen Fenerbahçe, 2013 yılında Obradovic ile anlaşmıştı. İmza töreninde ‘’ Basketbolun Mourinho’su olarak anılıyorsunuz, bu konuda fikriniz nedir? ‘’ şeklinde gelen soruyu, ‘’ Benim adım Zeljko Obradovic ve ben bundan çok mutluyum. ‘’ diye yanıtlıyor, Fenerbahçe taraftarlarının yüzünde vesile olacağı yüzlerce tebessümlerden ilki 3 Temmuz 2013 tarihindeki bu imza töreninde yaşanıyordu.

Obradovic döneminde Fenerbahçe, Avrupa’nın sayılı basketbol takımlarından, önemli markalarından birisi oluyor ve sayısız başarı yaşıyordu. 2015 yılında Fenerbahçe, son şampiyon Maccabi’yi eleyerek tarihindeki ilk Final Four’una kalıyor, 2016 yılında ilk finalini CSKA Moskova ile oynuyor, 2017 yılında ise İstanbul’da düzenlenen Final Four’da mutlu sona ulaşıyordu. Bu zaferle Obradovic, bir kez daha ‘’ Euroleague’de Yılın Koçu ‘’ ödülünün sahibi oluyordu. 23 Haziran 2020’de takımdan ayrılırken geride bıraktığı 5 Final Four, 3 Euroleague Finali, 1 Euroleague Şampiyonluğu, 4 Türkiye Ligi Şampiyonluğu, 3 Türkiye Kupası ve 3 Cumhurbaşkanlığı Kupası Şampiyonluğu ile sadece Fenerbahçe’nin değil, ülke basketbolunun da kaderini değiştiriyor, silinemez izler bırakıyordu. Fenerbahçe’nin başında 507 resmi karşılaşmaya çıkan Obradovic, 382 galibiyet, 11 kupa ve oyun felsefesiyle adını efsanelerin arasına yazdırmayı başarmıştı.

Pandemi döneminde basketbola 1 sene ara veren Obradovic salonlardan kopamıyordu. Sık sık doğduğu şehrin takımı Borac’ın ve Partizan’ın maçlarında görünüyor, hangi takımla parkeye döneceği ise büyük merak konusu oluyordu.

28 Haziran 2021 tarihinde tam 28 yıl sonra Partizan’a dönen 61 yaşındaki tecrübeli başantrenör, bu kez de Eurocup’a gözünü dikmiş durumda. Partizan’ı yeniden Euroleague seviyesine çıkartmak istediğini vurgulayan Obradovic’in gelişiyle transferler de peş peşe açıklanıyor; başta Virtus Bologna olmak üzere rakiplerin peş peşe karşı hamle transferleri ile, son yıllarda değer kaybeden Eurocup organizasyonu yeniden ilgi çekici hale geliyordu.

Obradovic’in attığı her adım Avrupa basketbolunun kaderini değiştirmeye devam edecek. Anlaşılan top sektiği sürece Zeljko kazanmaktan vazgeçmeyecek.

 


ONUR KIRAN

 

Yorumlar


ulaş Kalemine sağlık güzel yazı
19-07-2021 23:56
obra böylesi gelmez bir daha
19-07-2021 21:21

Yorum Yazın


Tweetlerimiz