THORNTON’DAN sonra Kerem’i de kaybeden, seride 3-1 geriye düşen, moralman yıkılmış Efes dün nasıl oldu da kazandı? Kaç kişi buna ihtimal veriyordu? Yerli rotasyonu 4 oyuncuya inmiş, 2’si de 5 faul alınca mecburen ‘kalan sağlarla’ devam etmek zorunda olan bir takımdan bahsediyoruz. Sportif nedenlerle bu sonucu anlamlandırmak çok zor.
FİNAL serisi için görüşümüz değişmedi. Aksine dünkü tablo bir kez daha basketbol düzeyini ispatladı. Mücadele, rekabet vs tamam hakkını teslim edelim ama 90’ların ortasında bile bu kadar temposuz, 80’lerde bile bu kadar dağınık basketbol oynamadı bu takımlar. Aynı takımların geçen seneki kadroları sahaya çıksa bu senekileri rahat 30 farkla yener herhalde.
BU ortamda elbette her şey karmaşıklaşıyor. Kaos ortamında kaos formülü işler ve Ayhan Şahenk’te bir kelebeğin kanat çırpması Çin’de fırtınaya yol açabilir.
F.BAHÇE Ülker’in belki de şampiyonluk stresinden normal yüksek enerji düzeyine çıkamaması maçı bir türlü koparamamasına neden oldu her şeyden önce. Tek oyun kurucu kalan Ender’e yapılan baskı çok yetersiz kaldı. Milli oyuncu savunmacısını geçtikçe ortaya girdi ve içerden dışarıya şutörlerini buldukça Efes yüzdeli üçlük atarak daha baştan öne fırladı. Bu başlangıç yıkılan morali, teslim olmaya hazır ruh halini tamir etmelerine neden oldu.
F.BAHÇE başta darbeyi vurabilse Efes bir daha kalkacak gibi görünmüyordu. Maçın gidişatı o kadar ayaklandırdı ki Efes’i Kaya bile son 2 dakikada mücadele etmeye niyetlendi nasılsa. O Kaya ki son üç maçta 11 sayı, 9 ribauntla oynuyor. Toplam!!! Geçen sene tek başına F.Bahçe pota altına meydan okuyan, bu sene Avrupa Ligi’nde tek uzun boğuşan Kaya yok son maçlarda. ‘Küskün Kaya’yı izliyoruz. Ama bu tablo profesyonelliğe, iş ahlâkına, spor ruhuna, kendine güvenenlere, her şeye ihanet ediyor. Gerçi sürpriz olmamalı bu. Bu seneki derdi ne bilinmez ama iki sene önce ligi birinci bitiren Beşiktaş’ta mali nedenler nedeniyle küsmüş ve sezon sonunda sahada aktif protesto yapmıştı. Yazık…
İKİNCİ MAÇIN KOPYASI
MAÇIN sonu demişken. Aynı kaybedilen ikinci maç senaryosunu gördük. F.Bahçe Ülker nedense Efes’in istediği şekilde 4 kısaya-4 kısa oynamaya karar verdi. En büyük gücü pota altı olduğu halde, Vidmar gösterişsiz ama etkili oynarken Sloven pivotu kenara gömüp 4 kısayla atma yarışına girdiler. Dağınık ortamda bu adeta bir Rus ruleti. Yakın atış daha garanti. Ribaunt etkisi de cabası. Efes Kaya’nın umursamazlığına dayanamayıp kenara alınca oyuna giren Ermal pota altında rakip caydırıcılığını yitirince bire birlerle son çeyrekte üç basket atıp oyunu getiren isim oldu. O 5 faul alınca ilham bulan Kaya da girip son 2 dakikada 2 hücum ribauntu yaptı. Vidmar-Oğuz ikilisi bu sırada olan biteni cezalı gibi kenardan izliyordu. Günahları? Toplam 33 dakika alıp 17 sayı, 8 ribaunt, 3 blok yapmaları.
RAKOÇEVİÇ’E değinmeden de geçmeyelim. Geldiğinden beri en etkili maçını oynayıp 23 sayı üreten Rakoçeviç gerçekten çok zor atışlarda isabet buldu. 7/12 attı. Ancak tamamen kendi halinde takıldı. Organizasyon, takım oyunu hak getire. Takım arkadaşları bile o attığı zaman sevinmiyorlar. Ama kaos ortamında etkili oluyor işte.
BU yenilgi büyük resimde yine de çok bir şeyi değiştirmeyecek. F.Bahçe Ülker için sadece kutlamalar biraz ertelendi. Sadece bu kaosun sürükleneni olmasınlar yeter. Ama çarşamba günü kendi tribünlerinin verdiği enerjiyle sürüklenen değil kaosu yaratan kelebek, hatta fırtınanın ta kendisi olacaklardır.



