“Evrenle uyumlaşma süresinde, Varolmak, gelişmek, uzlaşmak!” Ne güzel bir cümle. Felsefenin ve yaşamın temel ilkelerinden. Kağıt üzerinde olan ile gerçek yaşamın içinde olan arasında uçurumlar kadar fark var!
Sporun içinde mücadele ederken, en büyük ödül final ve şampiyonluk. Ancak final maçlarına dolu dizgin gelirken, gazeteler, televizyonlar “Varlığınızı” tartışıyor. Çıkan kanunlar nedeniyle, kapınıza kilit vurulması an meselesi! Oysa yıllardır gelişmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bahis konusu Efes Pilsen. 30 seneyi aşkın Türk Basketbolunun lokomotifi olan, her katmanda Milli Takımların temel oyuncuları hep Efesli oldu.
Koraç Kupası onların sayesinde bu ülkenin oldu. Milli Takım, hatta NBA’de bile Efes’liler boy gösterdi. NBA sadece Efes Pilsen’e konuk oldu ve Efes’i ABD’de ağırladı.
Türkiye Liginde yer alan her takımda en az bir Efes’li var. Final oynadıkları Fenerbahçe’de bile en çekindikleri oyunculardan Mirsad ve Ömer Onan Efes orjinli. Efes Pilsen kapanacak dedikoduları nedeniyle, yabancıların tedirgin olması, ellerinin ayaklarının belli bir süre dolanması kadar normal bir şey olamaz! Ama ne olursa olsun her maç iyi başlayıp, iyi oynayıp hatta 15-20 sayı arası öne geçmesine rağmen Efes Pilsen’in sert savunma karşısında teslim olarak finali 1-3’e getirmeleri kendi hataları. Hele şaştığım oyuncu Kaya. Bana göre normal sezonun MVP’si sayılacak Kaya final serisinde dükkan kapattı. Bunun bahanesi uzatılmayan mukavelesi olamaz! Çünkü Efes yönetimi bilinmezlik denizinde sessizce ayakta kalabilmek, yaşamlarına devam ettirmek için adeta yalnız başlarına yollarına devam ediyorlar! Yazılı ve görsel medyanın umurunda bile değil! Medya Efes kapanınca göbek atacakmış havası bile seziyorum! Laf aramızda geçen gün spor müdürlüğü yapmış bir spor yazarı Aziz Yıldırım’a “20 trilyon harcadığınız futbol dışında amatör sporcular, özellikle kadın voleybolcular, basketbolcular için kimse sokağa çıkıp kutlama yapmıyor” diyor! Sizce bu arkadaş ne demek istedi! Yani 20 trilyonu sokağa atıyorsunuz, sokaklarda kutlanmayan şampiyonluklar, şampiyonluk” değildir demek istemiş! Yazıklar olsun senin gibi spor yazarına. Olimpiyat sporları niçin bu ülkede yapılmayacağını siz çözün! Hem de aklı başında bildiğim bir gazeteci! Aziz Yıldırım ise “Hiçbir getirisi yok ama dünya takımı olmanın şartlarından biri bu, kapatalım mı?” demiş! İstediğiniz kadar eleştirin bu cevap bile yeter! Aziz Yıldırım hem Fenerbahçe’yi Dünya Takımı yapma uğraşı verirken diğer branşlara bu güne kadar hiçbir başkan ve yardımcı sahip çıkmamıştı. Verdiği cevaba hayran oldum Basketbol ve amatör branşlar adına. Olimpiyatlara katılma şansımız olsa en çok sporcu Fener’in kaynağından çıkmış olacak. Türk Sporunu hizmet bu işte. Daha geçenlerde, voleybol ve basketbol gibi branşları kapatmak isteyen üç büyükler şimdi zirvede kapışmaya hazırlanıyorlar! Nefret etmeye çalışan takımlar Fener’i örnek alma gayreti içinde! Bu zarar mı? Faydalı mı?
Futbol adamları, futbol yazanlar, konuşanlar futbol dışındaki branşlar ve Efes Pilsen gibi bir dev kapansa tüyleri kımıldamayacak!
Kerem ve Thornton’un sakatlığı tuz biber oldu. Ama sezon başında öyle bir kadro oluşmuş ki! Kerem gibi bir oyun kurucu ve Avrupa’nın her takımda oynayabilecek Thornton kenarda. Başta Kasun takımı için ne yapması gerekirse onu yaparak, takımını maça ortak etti. Rakocevic (23 sayı) ve Nachbar(13) ikilisi “Biz bu maçı alarak şampiyonluğun gerçek adayı kim onu göstereceğiz” diye Engin Özerhun’a yemin etmişler. Hem yeminlerini tuttular. Hem haklarında yanlış düşünenleri tekzip ettiler!
“Evrenle uyumlaşma sürecinde Varolmak, gelişmek, uzlaşmak” Eline kilit almış kapının gölgesine sığınmış adamların varlığını hisseden ve bunların tamamını hisseden adamlar nasıl basket oynayacak! Kısaca manşet sözümüz gibi: “Varolmanı tanımıyorlar! Gelişmeni saymıyorlar! Çocuklar Efes Pilsen forması giyer ise birer alkolik olacak diyorlar! Ama tarih öyle söylemiyor. Ve cümlemizi tamamlamak istersek “ Varolmak mümkün değil, gelişmek bitti! O zaman nasıl uzlaşacaksınız?”
Fenerbahçe Şampiyonluk Kupasına uzanmak için sadece önünde 40 dakika vardı. Ancak her şey o kadar olmuyor! Efes her maça iyi başladı, farklı gitti ve öyle bir an geldi ki! Eller kolları tutuldu ve garip hatta komik top kayıpları ile maçlar verildi. Bu kez bunların tamamı hesap edilmişti. Kasun muhteşem oyununu 12 sayı ile süsledi. Smith’in 11, Ender’in 11 sayısı kupayı teslim etmeden uzun günlerde yorgun gecelerin koyununa bıraktı.
Aslında doğruyu söylemek gerekirse “taktik, teknik ve savunma, hücum setlerinin çalışılan bölümlerinin hiç biri yapılmadı.” Şartlı refleksle oynayan oyunlar kazanmak için sadece kendi yapacaklarını sahnelediler!
Fenerbahçe ise Ömer yine harikaydı (18 sayı) Mirsad (12 sayı) Greer (12 sayı) Oğuz (11 sayı) ile son saniyeye kadar direndiler, Vidmar’ı yine beğendim Semih ve Oğuz’un varlığını hissedemeyen Fener kaderine razı oldu. Basketbol tanrısı “Bu zevkli güzel ve müthiş oyunun daha devam ettirmek istiyorum” dedi…



