KOMŞU Olympiakos karşısında, İstanbul’dakine benzer biçimde karlar üzerimize yağdı…
Anadolu Efes’in tarihte üst üste sekiz kez yendiğimiz Komşu’ya veda busesi vererek, deplasman galibiyeti ile grup ikinciliğini cebine koymasını bekliyorduk.
Temsilcimiz sert savunma karşısında maç başından itibaren sayı bulmakta zorlandı. Oyun kurucuları Spanoulis’in savunmasına fazla konsantrasyon oyunun diğer taraflarında olumlu hücum yollarını bulmakta zorlanmamıza sebep oldu. Rotasyonla maçı götürecek beş arayışı Olimpiakos’un araya on sayılık bir fark koymasına neden oldu. Efes pota altına yüklenmeyi gene ihmal ederken yeni transfer Lafayette sahanın en iyisiydi.
Deneyim kurbanıyız
Sarıca’nın alan savunmasına dönmesi Olimpiakos’un hızını kesti. Ribaundlardaki ev sahibi lehine olan farkı ikinci çeyrek sonu dengeledik. Hücumda Sasha Vujacic’in ilk devre sonuna doğru devreye sokmaya başlayınca açılan sayı farkını eritmeyi başardık. Ev sahibine maçı koparma fırsatı vermeden soyunma odasına 41-36 geride gittik. Biz alan, onlar sert savunma yaparken atışlardaki isabetsizlikten bir türlü farkı eritemedik. Orta oyununa dönen maçta top kayıpları zirve yaparken Savanovic’i bir türlü devreye sokamadık. Barac’ın pota altında biraz kıpırdanmasına paralel ev sahibi demirleri dövünce son çeyreğe 53-53 eşitliği yakalayarak girdik.
Nasıl unutacağız
Koç Sarıca maalesef oyun ritminin geriden gelen bizim yönümüzde döndüğünün farkına varamadı… Hücumda kısır, verimsiz bir beşle başlamamız maçın kaderini aleyhimize çevirdi. Son çeyreğe sekiz sıfırlık seriyle giren Olympiakos genç Sloukas’la atak yaptı. Beş dakika kala onbeş sayı farkı yakalayıverdiler. Oyunu kendi elimizle kırdırdık. On dakikada şuursuzca fark yediğimiz dün akşamı bakalım nasıl unutacağız.





