İsmet Badem, Olympiakos deplasmanında kaybeden Efes Pilsen'in maçını yorumladı:
“Komşunun basketbol aşkı ile sirtaki at başı yarışır. Parkede seken topun sesi ile buzikinin tellerine değen mızrap aynı duyguyu yaratır. Ne zaman bir gecesini yaşasam, yolum Yunanistan’da düşerse müzikli ortama, ilk tıngır sesi geldiğinde masalarda kimse kalmaz, yediden yetmişe kendini piste atar. Eller havaya! Ta ki, son sesin kısılıp elektriklerin sönmesine kadar. Defalarca yaşadığım bir ortamdır. Müzik gibi basket topuda onların yaşamının bir parçasıdır.
Efes Pilsen basketbol olarak, ilk Avrupa’ya adım attığından bu yana bir çok zafer şarkıları ile dönmüşüzdür özellikle Yunanistan seferlerinden! Bir de, ULEB’in en baba kupasının sponsoru olan Efes Pilsen hem basket takımı, hem saha kenarı dönen reklamlarla göz kamaştırıyor. Yıllar önce sormuştum! “Efes bira olarak komşuyu ziyaret edip kalıcılık yaşayacak mı?” Çünkü Turizm ülkesinin en çok tüketilen gıda maddesi Bira olduğunu çok iyi biliyorum. Yıllar önce basketbol olarak kızsalar da, üzülseler de, Efes yıllardır bira olarak olmasa da, basketbol olarak var. Şimdi spor salonu duvarlarından ışıklarla Efes akıyor: İşte ilerisini görmek ve sporu reklamla birleştirip kullanmak budur herhalde.
Maça gelirsek, Kasun ve Santiago’nun kabiliyet ve becerisini biliyorum ama bir türlü iyi oynamıyorlardı! Önemli bir çok maçta hiçbir iş yapmadıklarını söyledikçe, Ergin’in eylemini bekledim. Herhalde iyi bir konuşma yaptı ki, ikisi de, ellerinden geleni yaptılar. Shortsanidis üç saniyemizi allak bullak etti ama 3/ 13 faul yüzdesi ile oynayınca kenara geldi. Sakat olan Bouroussis inanılmaz bir oyuncu tek başına takım, bir de üzerine Papaloukas. Onu izleyen onunla idman yapan her genç Olympiakos’lu oyuncu Papaloukas gibi asist yapmaya çalışıyor. Papaloukas hayatı boyunca ilk beş oynamadı ama hep en değerli oyuncu ödülleri onun oldu. Çenesi çok düşmüş Papaloukas hem takımını hem hakemleri yönetmeye çalışıyor. Her pozisyonda, hakemlere fırça atıyor.
Fazla hücum ribaundu verdik. Onları alsak maçı koparabiliriz. Hızlı oynayamıyoruz bir türlü. Oysa bir oynasak neler yapacağız. Ergin Ataman ilk çeyreğin son 10 saniyesinde Ender’i oyuna alıp son deneme ile sayıya ulaşması iyi bir koçluk göstergesi. Rakocevic, Kerem iyi hücum yapıyorlar. İlk çeyrek 24-27 ve devreyi 46-48 önde kapatıyoruz. Çok derin kadrosu olmasına rağmen Klezia ve Bouroussi tutulması son derece zor oyuncular. Alan savunması yapmaya başladık. Zaman zaman başarılı olduk. Çember altını iyi kullanamadığımız için skorda geri düştük.
Onlar her pozisyonda çember altımızı talan ettiler. Hep en iyi dileklerimle baktım ama, uzunlarımız savunmada büyük hayal kırıklığı yaşattılar. Kolay faul yapmak iyi oyunu etkiler! Oysa bu maç almak, kazanmak için avuçlarımızın içine kadar gelmişti. Vujcic 10 sayı , Bouroussi 21 sayı, Klezia 20 sayı 10 rib, Vasilopoulos 18 sayı , Papalukas 3 sayı ama esas olan verdiği 8 kritik ve can alıcı asist. Bizde ise Rakocevic 15 sayı, Kerem 13 sayı, Thornton 13 sayı, Nachbar 10 sayı bunca yıldır yaşadığım deneyimlere dayanarak yaptığım uzun eleştirilerinden tek isteğim bu günleri beklediğim için biran evvel iyi oynamalarını beklemekti ama yine olmadı ve pota dibinden çökertildik. Düşünün bir maçta 18 adet potamızın dibinden hücum ribaundu veren uzunlarımızdan Santiago 7 sayı 2 rib , Kaya 2 sayı, 8 rib ve Kasun 15 sayı 12 rib istatistik elde ettiler. Lüzumsuz fauller de, cabası. 105-90 bence bu maçın gerçek skoru değil. Nedendir bilemem bir türlü hüznü yakıştıramam kendimize.”



