1 Ocak 2026, Perşembe
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVFenerbahçe Ülker Bildiğiniz Gibi / İSMET BADEM

Fenerbahçe Ülker Bildiğiniz Gibi / İSMET BADEM

Uyudum, uyandım, bir bakmışım “Ben, ben değilim” der ya şair! İşte gece gözünü böyle sözlerle açtı. Pastırma yazının son günleri birbirinin ardına takılmış, vedaya hazırlanırken metrobüsler, trenler, gemiler son durağını Ataköy’e taşıdığı saatteyiz. Sinan Erdem Basketbol Mabedi ‘Dünya Şampiyonası’nın ‘KIRMIZI-BEYAZ’ tribünleri: Bu gece Sarı-Lacivert’e büründü.

İlk cümlemize dönelim: “Ben, ben değilim” Bir sabah, ben, biz, onlar, hepimiz ya da birimiz! Allah vermesin “Aklını yitirmiş” biri olabiliriz. Hele doğacak her çocuk zihinsel engelli olabilir. Maç öncesi tüm Fenerliler ayakta, müthiş bir alkış var. Çünkü sahaya “Zihinsel Engelliler Olimpiyat Takımı” giriyor.
Çünkü onlar bizim çocuklarımız, bizim evlatlarımız. Onların hepsi, “Ben” gibi, “Biz gibi bizim canımız”. Tüm bu alkışlar sırasında kameralar zum yapsa her bir alkışlayan ellerin sahibi gözlerde “ıslaklık” vardı. Çok duygusal bir başlangıç vardı. Ama onlar sahipsiz olmadıklarını bir kez daha gördüler.

Bu nasıl bir kalabalık? Bu nasıl bir coşku? Hani Fenerli maç seçerdi! Ekonomik kriz nedeniyle sahaya takım çıkaramayacak hale gelen Cibona maçında Sinan Erdem Mabedi tam manası ile yükünü almıştı. Artık bir daha söylemeye, tekrarlamaya gerek kalmadı. Fenerbahçe seyircisine bunu hatırlatmaya gerek yok. Hakemler ve rakip onların basketbol kültürü ve etiği çerçevesinde ne yapılması gerekirse ‘o oluyor’. İşte sadece sayı olarak değil, salon içi her düdük seyircinin denetiminden geçiyor.

Şimdi bu satırları okurken acaba Fenerbahçe Ülkerli ne kadar seyirci var diye soracak olursanız?

15 bin 168 seyirci. Yanlış okumadınız, bu yeni sezonun rekoru.

Her giren çıkan oyuncu alkışı alırken, güzel hareketler halinde seyircinin tümü ayakta. Kaya 1000. sayısını attığında, her bir seyirci “bunun canlı tanığı olduğunu çığlıkları ile belgeledi”.
Hani herkes “Vidmar mı? Kaya’mı? Hatta Vidmar’ın yeri doldurulmaz deniyordu ya!” Kaya bu gün kariyerinin 1000. sayısı yanında, çok daha iyi savunma, çok daha iyi hücum yaptığını kanıtladı. Sadece ilk yarıda oynadığı 12.48 dakikada 11 sayı 4 ribaund, 2 top çalma, 1 asist yaptı. Daha ne olsun!
Çiçeği burnunda damat Oğuz Savaş’ı seyircinin ‘kutlama alkışları’ arasında üç saniyeyi parselledi. Artık boyalı alanlar ondan sorulur oldu.

Ukic: İlk maçta “hemşeri” muamelesi yaptığı Cibonalılar’a bu kez torpil yapmadan, acıtıcı sayılarla aradaki kopmayı sağladı.

Ömer: Artık onu “PANTER” e benzetmeye başladım. Ellerini, ön kısa ayakları gibi kullanıp bir Panter gibi rakibinin üzerine saldırıyor. Onun savunamayacağı hiç kimse yok! Pardon bir tek hakemlerin tutarsız düdükleri bunu engelleyebilir! (Bkz: Örnek Cholet maçı!) Bir insanın yaşı ilerlemesine rağmen “nasıl tekamül” edeceğinin en büyük belgesi “PANTER ÖMER’dir”

Lavrinovic: Topa bir türlü kendini sevdiremedi. En güzel atışlarda bile “maçın topu cilve yapıp sayı yerine dışarı kaçıyor”. Ancak o da bu kez çembere yaklaşıp işi bitiriyor.” Lavrinovic’in çok daha iyi günleri yaklaşıyor.

Preldzic: İlk günler suratı asık ve gergindi. “Ben bu kadar yatırım yaptım, galiba oynamayacağım” diye düşünürken oyunda “ esas oğlan” olma şansı tanındı. Beceriyor mu derseniz? Şimdilik zor! Bu koltuğun çok adayı var.

Koç Spahija: Bu işi en iyi bilen koçlardan biri olduğunu her maç biraz daha kanıtlıyor. Gençlere süre veriyor. Rotasyonda kimsenin gönlü kalmayacak süreleri adaletli olarak dağıtıyor. Merak ettiğim bir konu vardı! Bu takım savunmayı nasıl yapacak? İşte hep birlikte savunmayı görüyoruz. Bunu herkesten önce fark eden seyirci, takımının her geçen maçında rekorlara imza atıyor. Çünkü seyirci elinin altında bulunan ve gönül verdiği takımın ruhunu çok iyi anlıyor. Sadece skor değil, oynanan basketbola ve ona emek verenlere sahip çıkıyor.

Mirsad: Kariyerinin en olgun dönemini yaşıyor. Her maç diğerinin kopyası. Ribaund, asist, şut ve başarı. “Baba Mirsad” olma yolunu hızla kat ediyor.

Kinsey: Fenerli’nin uçan yüreği. Onun her potaya uzanışı, seyirciyi koltuklarından havaya fırlatıyor. Smaç basketbolun en güzel süsü. Bunu estetik yapan en önemli oyuncu Kınsey.

Greer: Bir şut nasıl atılır dersini tüm basketbol severlere gösteren, sakin “buz adam” kritik anların ‘isimli kahramanı!’

Genç Erbil ve Mutaf’ı bu takımda her an oynarken görebiliriz. Öyle idareten değil. Takımın önemli parçası gibi olarak.

30-13 ilk çeyrek, 49-29 devre skoru. Maçın üçüncü çeyreği 74-51 ve maçın sonunda yeni damat Oğuz, 100. sayıya imza atarak salonu bir kez daha ayağa kaldırdı. 100-67 maç sonu.

‘Basketbol, sadece basketbol değildir’; en güzel sosyal etkinliktir. İşte Fenerbahçe Ülker maçı bunun belgesi…

Sinan Erdem Basketbol Mabedi artık zaferlere alıştı. Dünya Şampiyonası finalisti çıkardı. Şimdi Final-Four’a takım yollamaya hazırlanıyor.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler