F.BAHÇE Ülker play-off’un başlamasıyla ciddi bir stratejik değişim geçiriyor. Hücumu üzerine inşa etmeye çalıştığı bire bir temelli oyundan uzaklaşıyor sarı-lacivertliler. Obradovic’in geçmişte çalıştığı takımlarda kusursuzlaştırdığı ikili oyun var merkezde. Bire bir düzeninin olmadığını görmekten mi kaynaklı, Oğuz’un iyileşmesi mi tetikledi bunu bilinmez.
MUHTEMELEN bu iki ana nokta da önemli sebeplerdir ama asıl değişim sonuçlarında. Play-off’ta 3’te 3 yaptı F.Bahçe. Üstelik bu defa son 2 yılda tam 5 kere yenildiği belalısı Pınar Karşıyaka önünde. İlk yarıda direndi Karşıyaka. Tempoyu düşük tutup, Diebler’ın sürüklediği hücumla 2. çeyreğin son bölümünde 6 sayı öne bile geçti. Devreyi F.Bahçe ülker 2 sayı önde tamamlasa da oyunun içindeydi konuk ekip.
ANCAK oyun ilerledikçe tempoyu yüksek tutmaya çalışan F.Bahçe’nin kadrosu farkını gösterdi. Karşıyaka yoruldukça oyundan düştü, düştükçe tempo kontrolünü rakibine bıraktı. Tempo kontrolünü kaybettikçe de hızlanan oyunda daha da yoruldu. Bundan böyle dar bir kadroyla çıkmaya imkan yok. Nitekim ilk yarının son 2 dakikasında başlayan seriyle 22 dakikanın skoru 60-35 oldu.
YEPYENİ BİR F.BAHÇE
F.BAHÇE'DEKİ değişim çok net sahaya rakamsal olarak da yansıyor. Her şeyden önce yapılan 23 asist. Bire bir temelli oyunda bu rakamların yanından geçmiyordu sarı-lacivertliler. Keza Oğuz’un 7/7 isabetle oynamasında kendi başarısı kadar oyun düzeninin değişmesi ve kullanımı da büyük pay sahibi. McCalebb’ın 20 dakikada 9 asisti, sezon boyunca ruh gibi dolaşan Kleiza’nın oyunu koparan iki kritik üçlüğü dahil 17 sayısı sezonun genel trendlerinin çok dışında rakamlar.





