Farkında mısınız?
75 Milyonluk ülkemizde son yıllarda hem kulüplerde hem A milli takım düzeyinde en başarılı takım sporu olan kadın basketbolu sahibini arıyor.
Diyeceksiniz ki A Milli Takım’ın Avrupa Şampiyonası Haziran ayında. Barbaros Akkaş Kadın Milli Takımlarından da sorumlu Direktör olarak atandı. Kulüp faaliyetleri de zaten TBF tarafından yürütülüyor.
Peki geleceğin teminatı olması gereken altyapı milli takım çalışmaları nerede?
Ocak ayının ortasına gelmiş olmamıza rağmen kız altyapı milli takımları ile ilgili bir tek bir faaliyet yapılmadı.
Rakibimiz konumunda bulunan ülkeler U18-U16 kategorilerinde aralık ayında pek çok hazırlık turnuvası oynadı bile.
Hazırlık turnuvasını geçtik, yakınımızdaki ülkeler ile ikili temas organize edebilirdik. Bu da olmadı.
En son nokta olarak hiç olmazsa geleceğin milli takımlarının iskeleti olan U15 ve U16 gruplarında yaklaşan sömestr tatilinden yararlanarak etkinlik yapılabilirdi.
Bu yazının yazıldığı saat itibarı ile böyle bir haber ne il temsilciliklerine, ne de kulüplere ulaşmadı.
Bu hiç olağan bir durum değil. Aynı süre zarfında U15-U16-U18 erkek altyapı milli takımlarında faaliyetler yapıldı.
Türkiye Basketbol Federasyonu bünyesinde kadın basketbolu ile ilgili coach görevinden ayrılmak zorunda bırakıldı. Kadın basketbol ile ilgili idari faaliyetleri yürüten personel ile yollar ayrıldı.
Zaman zaman günlük bazı hususlarda eleştirdiğimiz ama kadın basketboluna ayrılan kaynaklar ve organizasyon konusunda yaptığı mücadelesini misli ile alkışladığımız kadın basketbolundan sorumlu TBF Yönetim Kurulu Üyesi Julide Sonat “sessiz”.
TBF de “sessiz”.
Herhalde bu durum benden başka kimseyi rahatsız etmiyor. Basketbol medyamız da “sessiz”.
Bakın Arkadaşlar,
TKBL ve TKB2L kulüpleri başının çaresine bakabiliyor. Evet altyapı, pazarlama, teknik eğitim gibi konularda bilgilendirilmeleri yönlendirilmeleri gerekiyor ama kalite, altyapı, bilimsellik filan olmadan da işleri yürütmeyi “başarıyorlar”.
A Kadın Milli Takımı da yaklaşan Euro 2015’te başının çaresine bakabilir. Evet, Avrupa’da bizi 2011 ve 2013’te kürsüye taşıyan oyuncularımız yaşlanıyor, performansları azalıyor, yeni gelenlerin daha alması gereken çok yol var ama biri devşirme sahada savaşacak 12 Peri’yi , başına tecrübeli bir coachu bu yıl da buluruz.
Ama geleceği planlamayı unutur, U15’ten başlayarak buraları sahipsiz, uzun dönemli plansız, projesiz bırakırsak, kadın basketbolu gelecek 7-8 yılda, A’sı altyapısı ile geçtiğimiz Avrupa’da B klasmanına düşen U18 Milli Takımının kaderi ile “yüzleşir”
Eğer Türkiye olarak biz, geçen yıl U 18 (1996-1997) Kız Milli Takımının küme düşmesinin nedenini oyuncu ve coach performansı zannedersek, gelecekte daha çok üzülürüz.
Bu talihsiz sonucun en önemli analizi TKBL kulüplerin altyapı yatırımlarını, taramalarını azaltması, diğer Anadolu şehirlerinde kişilerin gayretleri ile yürüyen altyapı çalışmaların maddi manevi karşılık görmemesi sonucu zayıflamasıdır.
Bunun sonucu olarak elimizdeki yetenek havuzu görüntü ne olursa olsun zayıflamakta faaliyetleri giderek güçlenen Orta Avrupa ülkelerine karşı milli takım düzeyinde kırılganlığımız artmaktadır.
Arkadaşlar,
Bir sporcu, bir coach, bir kulüp için Milli Takımdan daha büyük teşvik, milli formadan daha büyük motivasyon olmaz.
Haber bekliyoruz.