Kayseri'deki Sekizli Finaller öncesi Aydın Örs, “Kupayı kazanmak istiyoruz ama Zalgiris Kaunas maçı öncesi de sakatlıklardan çekiniyoruz” demişti telefon görüşmemizde. Ve sarı-lacivertliler ilk iki maçı temposuz, kendilerini zorlamadan, gerektiği kadar oynayarak finale geldiler ve tam işi bitirdik dedikleri anda Avrupa Ligi Ribaund Kralı'nı kaybettiler Kayseri'de. Böyle bir kariyer bu şekilde bitmemeli.
Umarız Mirsad'ı tekrar attığı bir basketten sonra tribünlere yumruk sallarken görürüz…
Fenerbahçe ağır bastığı pota altını maç boyu iyi kullandı. Bu sefer üçlükler girmese de berabere biten ilk yarıda kaçırdıkları tam 8 serbest atış farkı açmalarını önledi. Ama ikinci yarıda hücumda Michael Jordan gibi oynayan Emir Preldzic dengeleri değiştiren isimdi. 35 sayısının 30'unu ikinci 20'de ve son bölüme 15'i üst üste olmak üzere 19 sayı sığdıran Emir'in kariyer maçlarından biri oldu kupa finali.
POTA ALTI S.O.S VERİYOR
Beşiktaş'ın hücumda kısaların Ogilvy ile oynadıkları pick and roll'ler Fenerbahçe'yi yine çaresiz bıraktı. Aynı sahneleri Galatasaray maçında, Tutku-Andric ikilisine karşı da izlemiştik. Çabuk ayakları dışında hücum silahları olmayan Andric ve Ogilvy'den iki maçta yenilen toplam 54 sayı F.Bahçe'nin pota altı savunmasının S.O.S verdiğinin göstergesi oldu. Bu sayıların 26'sının serbest atış çizgisinden gelmesi de Fenerbahçe için düşünülmesi gereken bir başka nokta. Ancak kısaların savunma savaşında Fenerbahçe'nin üstünlüğü ve Preldziç faktörü sonucu belirledi. Dakikalar ilerledikçe üzerlerinde sürekli değişen savunmacıların baskısından yorulan Beşiktaş kısaları, savunmada da etkisiz kaldı ve Emir şovu sadece izlediler. Chatman'ın bireysel performansı ise yeterli olmadı…
Buna Fenerbahçe'nin, Mirsad'ın sakatlanmasından kısa bir süre sarsılsalar da ciddiyeti elden bırakmaması eklenince galibiyet şansları kalmadı. Sonuçta F.Bahçe, Türkiye Kupası'nı kazandı ama bedeli onlar için ağır oldu…





