Utanmaz Adam, tam kişiliğine uygun olarak hepimizi kandırmaya, uyutmaya devam ediyor. Aslında kendini kandırıyor. Bazıları da bilerek veya bilmeden alet oluyor. Bakınız Haber Türk Spor eki, 29 Nisan 2010, yazarın adı yok. Başlığı ise 'Tecrübe'. Hadi ben her zaman art fikirliyim. Böyle bir yazıda eğer bir kişi herhangi bir göreve talipse, bir seçıim yapılacaksa, tabii ki kendi fikirlerini, güvendiği konuları açıklar, mesajlar verir, şansını, amaçlarını açıklar. En sonunda da rakibini açıklar, nezaketen de başarılar filan diler. O unutsa yazar, ilgili medya kuruluşu sorar, olmadı merak eder; 'Diğer aday veya adaylar kimler' diye. On defa okudum yazıyı; bırakın bir ismi, bir ima bile yok. Adam sanki hayaletle yarışacak.
Bizim Utanmaz Adam, kendi bir çok meziyetini tecrübe adı altında toplarken, bunu nasıl bir tecrübe olduğundan hiç söz etmiyor. Burada 150-160 kişilik bir seçmenin katıldığı seçimlerde Genel Kurulu kendisinin belirlediğinden, bütün bu avantajın yanı sıra 35-40 oyu devlet desteğiyle aldığından, neticede de karşısına kim çıkarsa çıksın, ancak 3-5 oy farkla kazanabildiğinden de hiç dem vurmuyor.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra bu avantajlarının da kaybolduğundan, bu konuda çok dertli olduğundan ise de hiç ama hiç söz etmiyor.
Tam bir yıl sonra (2011'de) kanun gereği tüm özerk federasyonlar, yeni yönetmelik ve genel kurullarını belirleyerek seçim yapmak zorunda kalacaklar. Devlet de oy kullanan, yön veren anlamında işin içinde olmayacak; benden söylemesi.
Türkiye genelinde bana gelen yaklaşık 100-150 müracaat da bana ''Madem sen kendin yapmıyorsun, o zaman bu kişiyle ilgili sahte diplomadan tut da, yurtdışına çıkış yasağına kadar oluşan tecrübe dosyalarını ver de, ilgili 51 federasyona gönderelim'' diyorlar.
Bence gerek yok, o zaten bu seçime girmeyecek. Oralardaki insanlar kültürleri gereği bu işlerle uğraşmazlar. Kişiyi bir iki kere gördülerse konuyu anlarlar. Hani bir laf vardır “Zerdüşt palan vursan utanmaz , gene utanmazdır”
Bence o bu seçim işini de planlı olarak, kandırmaca olarak, kamuflaj olarak kullanıyor. Sonunda seçime kıl, tüy deyip girmeyecek, kaçıp gidecek. Onun seviyesine gelen bir adam röportajının çıkacağı sayfaya bile dikkat eder. Sağ köşedeki habere bak; ''Potada hatır şikesi'' okudum. Ben duymuştum bu olayı. Gerçekten çirkin ve tatsız. Yılların basketbol adamı, yılların dostu Mustafa Gözen'in işin içinde olduğu iddiaları da çok çok üzücü.
Ama ne yaparsınız balık baştan kokar; her şey kuralsız ve başı boş.
Şimdi Beko Basketbol Ligi'ne çıkma maçları başlıyor. İnanılmaz bir olay, birinci tur Yozgat'da. Ben son 30 yılda hiç bu düzeyde bir organizasyonun Yozgat'da yapıldığını duymadım. Arkası daha evvel hiç maç oynanmamış Sinan Erdem Spor Salonu'nda. Pardon günahlarını almayayım; su topu maçı oynandı galiba………
Bir yıldır gece gündüz demeden uğraşan kulüpler kaderlerine razı, insan merak ediyor. Bu işler bu kadar ucuz mu diye ? Hadi Trabzon'u anladık; acab diğer takımlar neden kaderlerine razı ? Onların Volkan Konak'ı da yok………….
Takımlardan, kulüplerden hiç ses seda yok. Turnuvadan sonra yaygaraya bak. Eee kendi düşen ağlamaz. Ah benim duyarsız, kaderci milletim. Maalesef herkes layık olduklarınca yönetilir.



