Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ne güzel demiş; “Yaptıkları işin doğruluğuna inanan insanlar, çalışmalarının denetlenmesinden, karşı fikirler ortaya atılmasından ve tercihleri üzerinde münakaşa yapmaktan zevk alırlar.” Aslında bu çok ama çok gec kalmış bir yazı.. İngilizler'in “Good Morning after supper ” dediği cinsten yani.
Bu yazı geç yazılıyor ama bu derneğin bir başkanı var; zaten geç kalmış, tam müzelik. Basketbolla ilişkisi çoktan rafa kaldırılmış, bir anlamda emir kulu, sarı sendika lideri. Aslında ülkemizde gelişen şartlara göre TÜBAD yerine TSUS/TRENERSKI SAVEZ U SIRBIA , yani Sırbistan Basketbol Antrenörler Derneği'ne de başkan olabilecek nitelikte.
Yaklaşık 8-10 senedir bu derneğin başkanı, basketbol antrenörlerinin hiç bir sorununu, derdini bilmez, zaten bilmek de istemez. Basketbol antrenörlerinin saygınlığı, sosyal güvencesi, iş güvencesi, ekonomik sorunları ne onun, ne de dernek yönetim kurulu üyelerinin umurundadır.
Basketbol antrenörleri derneğe aidat ödemedikleri zaman hatırlanır, bilgisiz, görgüsüz bir yöneticinin işine son verdiği antrenörün başına gelenler, düştüğü durum hiç umurlarında değildir. Senede bir kere gayrete gelip, Banvit Kulübü'nün desteğiyle TÜBAD Turnuvası'nı yaparlar, Bandırma hapishanesini ziyaret edip, sosyalleşirler, sonrası tufan.
Daha hazırlık turnuvalarında alınan sonuçlara göre antrenörlerin görevlerine son verilir. Acaba alacaklarını aldılar mı ?Çocuklarının okul durumları ne ? Eşi bir yerde çalışıyor mu ? Kredi borcu, hastahane borcu gibi yükümlülükleri var mı ?Bunlara hiç bakılmaz, ''Acaba bizi hangi seyahate, turnuvaya, yemeğe,kutlamaya davet edecek'' diye TD'nin gözlerinin içine bakılır.
Bir antrenör yönetmeliğinden, antrenörlerin bırakın sosyal ve ekonomik güvencelerini, mesleki güvencelerini, gelişmelerini içeren bir çalışmadan, yönetmelikten arada, derede sohbetlerde bile söz edilmez ve hiç gündeme getirilmez. Dünya İkincisi olan bir ülkede en başta onore edilmesi gereken antrenörlerden hiç söz edilmez, dernek de bundan hiç alınmaz. 'Hık' dedi basının, 'Hık' dedi bakıcısı rolünü oynar.
Dunya İkincisi olan takımda oynayan oyuncuları kimler yetiştirdi, kimler emek verdi, hic konuşulmaz. Atasözlerimiz çok anlamlı ve manidardır, boşuna dememişler; “Balık baştan kokar ” diye. Baştaki balığı siz bulun artık, TD mi ? ÖS mi ? MB mi ? Bence hepsi kokmuş.
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki antrenöre, eğitmene saygı yok. Söyle son 10-15 yıla baktığımızda görevine yerli, yersiz son verilmeyen antrenör yok. Heykeli dikilecek , tarihimizin en saygın antrenörünün bile sezon ortasında görevine son verildi, tek tepki kader arkadaşı kulübün şube kaptanından geldi. TÜBAD ses bile çıkartmadı. O antrenör şimdi TÜBAD'da faydalı olmaya çalışıyor.
Diğer bir acı da yabancı antrenörlere rağmen hiçbir gelişme, başarı yok. Ben bu sarı sendika konumundaki TÜBAD'ın da, başarısızlığını da gene yönetici eksikliğine bağlıyorum. Bu yazının sonunda bazı antrenörlerimizden de görüş almayı düşünüyordum; korktum, siyasal ortamımıza paralel yönetilen basketbolumuzda da mimlenen antrenörler olabilir. O da beni çok üzer, sanki yokmuş gibi.





