30 Nisan 2026, Perşembe
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVAnadolu Efes ve Fener gerçeği / GÖKHAN TÜRE

Anadolu Efes ve Fener gerçeği / GÖKHAN TÜRE

- Advertisement -
- Advertisement -

Biri çıkışta, diğeri inişte olan iki Euroleague takımının ligdeki derbisinde Anadolu Efes'in çıkış sürecini bir boyut yukarı taşıdığına şahit olduk. Lacivert-Beyazlılar, 3. dakikadan itibaren dizginleri eline alıp bir daha da rakibinin eline bırakmadan umduğundan çok daha rahat bir galibiyet aldı.

Fenerbahçe'nin sezon başından beri süregelen “boyalı alan savunması zaafiyetini” tüm maç boyunca en iyi şekilde kullanıp, kısacası “madeni” iyi değerlendirip istediklerini aldılar. Semih Erden 10/12 isabetle bu bölgede karşısına çıkan tüm rakip uzunlara karşı üstünlük kurarken, Kerem Tunçeri'nin bu sezon ilk kez bu derece etkili olduğu gecede Lucas, Farmar ve hatta Savanovic'le 24 asist bulup, temponun düştüğü, savunmanın öne çıktığı 2. ve 3. çeyrekte bile neredeyse rakip potadan hiç boş dönmediler. Savunmayı da “kıvamında” yapıp, rakibi 17 top kaybına zorlayıp, ribaundlarda 33-25, asistlerde de 24-16 üstünlük kurup, 6'ya karşı 12 top çalıp, sahada “pis işleri” de daha iyi yapan taraf olunca aradaki fark da kendiliğinden skora yansıdı. Son periyotta ise gardı düşen rakibe bu kez Vujacic, Farmar ve Kerem Tunçeri'nin üçlükleriyle son darbeyi vurup beklenenden daha rahat kazandılar, liderliği de rakiplerinin elinden aldılar.

Fenerbahçe Ülker cephesinde ise önceki maçlara göre değişen tek şey, Pianigiani tarafından “basketbola küstürülen” Türk oyuncuların aldığı sürelerdi. Savunmanın yerinde yine yeller esiyordu. İlk çeyrekte ikili oyun üzerinden tek girişimi olmayan Sarı-Lacivertliler, yine penetre ya da uzak şutla sonuca gitme çabasındaydı. Boyalı alan tehdidi “sıfır” Kanarya, serbest atış çizgisine bile çeyrek biterken gidebildi.

Türk oyunculardan özgüven ve moral kaybının en çok vurduğu Oğuz da dahil olmak üzere, uzun süredir kenarda unutulan Kaya, İlkan, Ömer ve Barış'tan bir anda “mucize” beklemek mümkün olamazdı, olmadı da… Yine sahada didinenler, onlarla birlikte Emir, Sato ve Bogdanovic'ti. McCalebb neredeyse hiç topa girmeden sahada “süre doldururken”, Batiste, 4 dakikada 3 faulle verimsizlikte sezonun tavanını yaptı. Euroleague'de iki maçta 198 sayı yiyen Sarı-Lacivertliler, bu alışkanlığı BEKO Ligi'nde de 94 sayı ile devam ettirdiler!

Pianigiani'nin geçmiş kariyerine, elde ettiği başarılara söyleyecek sözümüz yok. Ancak Fenerbahçe'de ne yapmak istediğini çözen varsa biri bize anlatsın! Boyalı alanda 3 çeyrek tel tel döküldüğün rakibe karşı son çeyrekte 4 kısaya dönüp 34 sayı yemenin açıklaması olamaz!..

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler