S.SERDAR GÜREL – Evet bir devşirmeye ihtiyacımız olduğu aşikar lakin bu oyuncu devşirmekten ziyade aklımızı başımıza devşirmek olmalı! TKBL'ye baktığımızda kadrolarında 5, yazıyla beş yabancı oyuncu bulunduran bazı kulüpler bu da yetmezmiş gibi bir de devşirme ekleyivermişler takım listelerine. Yani bir takım, maça Türk Milli Takımı'nda oynama şartlarına haiz tek bir oyuncu barındırmayan bir beşle başlayabilir ve isterse de maçı öyle tamamlayabilir! Tek tek isim vermeye gerek yok ama TKBL'de forma giyecek 45 (şimdilik) yabancı oyuncuya ek olarak 5 devşirme oyuncun bulunması -hadi onlar içinde Türk Milli Takımı'nda forma giyebilecek olan Nevlin'i ayıralım- pek korkutucu bir rakam gibi görünmese de, Türk vatandaşlığına geçme şartlarına haiz bir çok oyuncunun olması ve rekabette geri planda kalmak istemeyen bir çok kulübün bu yola başvuracak olması basketbolumuzun geleceği açısından korkutucu bir durum ortaya çıkartıyor.
Kadın basketbolumuzda bu kadar büyümüşken ligde kaliteli yabancı oyuncuların forma giymesine elbette kimsenin itirazı yok ancak milli takımın hedeflerinin de bu büyümeyle paralel olarak arttığını yadsıyamayız. Uzunca bir dönem katılamayı başaramadığımız Avrupa Şampiyonaları'na katılmak artık bizim için vaka-i adiyeden oldu ve bu şampiyonada madalya kazanmayı hedefler hale geldik. Peki bunu kimle kazanacağız, dünya şampiyonasına hangi oyuncularla katılacağız 35 yaşında Türk vatandaşı yaptığımız ama Türk Milli Takımı'nın formasını asla giyemeyecek oyuncularla mı? Yoksa 45 yabancı oyuncudan birisiyle mi? Tabii ki bu oyuncularla değil kendi yetiştirdiğimiz Türk sporcularla yapacağız her ne yapacaksak. Peki kendi liglerinde bu oyunculardan arta kalan zamanlarda oyuncu olmaya çalışan bu çocukların bunu başarması mümkün mü ? Cevap açık hayır…
Dünyada bu yabancı ve devşirme oyuncu enflasyonunun sonuçlarına dair örnekler çok o yüzden teker teker bu argümanları sıralamaya gerek duymuyorum, anlık başarılar kazanmak uğruna bu ülkelerle aynı akibete uğramamak için bir çok aklı selim basketbol insanı gibi ben de testi kırılmadan üzerime düşeni yapmaya çalışıyorum hepsi bu.
Bu gidişat Türk kadın basketbolunun (ve haliyle erkek basketbolunu da) dinamitlenmesidir ve geri dönülmez neticeler doğurması kaçınılmazdır, bu yüzden herkes elini vicdanına koyup, aklını başına devşirip tekrar tekrar düşünmelidir ve bu yabancı oyuncu sayısı, devşirme yönetmeliği gibi konuların Türk basketboluna zarar vermeyecek bir biçimde yeniden şekillendirilmesi için çalışmalıdır, zira yarın çok geç olabilir…
S.Serdar Gürel
E-Posta : serdargurel@pota6.com





