TBF hem erkek hem de kadın takımında en doğru kararları verdi. Önce Ergin Ataman ardından da Ekrem Memnun ile birlikte olabilecek en iyi seçimler yapıldı.
Bu isimleri getirmek için büyük çaba sarfeden Harun Erdenay'ın payını es geçmemek gerek. Erkek takımında en baştan beri Ergin Ataman'ı istiyordu, başardı ve şimdi de başarılarla geçen Ceyhun Yıldızoğlu döneminin ardından yeni jenerasyonu en doğru isme ve ekibe emanet etti.
Memnun'la beraber çalışacak Arzu Özyiğit, Aziz Akkaya, Mehmet Kabaran ve Özlem Piroğlu ekibi övgüyü hakediyor. Avrupa'nın tartışmaz en iyi ekibi…
Bu isimlerin ortak yanı ise takımların başındaki coachların hem Galatasaray hem de milli takımı çalıştıracak oluşu…
Ancak Galatasaray'dan aynı değerleri görüyorlar mı orası benim gözümde çok net değil.
Bir yandan TBF, bu isimleri milli takımlarının başına geçirirken diğer bir yandan Galatasaray yönetimi basketbolu adeta ikinci plana atıyor.
Eğer ortada bir kriz varsa bu patlak verdiğinde değil önceden farkına varıldığı anda çözülür. Yöneticilik bunu gerektirir. Elbette yeni yönetim kucağında bir bomba buldu ve 6 aylık bir süreç için görevde… Ancak ağlayana meme vermek günü kurtarmaktan öteye gitmiyor, üstelik bağlar daha da gevşiyor.
Bu isimlere optimum çalışma şartları verildiğinde neler olduğunu gördük. Kadınlarda 3 kupa ve erkeklerde Euroleague çeyrek finali… Daha da iyisini verseniz neler olacağını tahmin edebilirsiniz.
Bir yönetimin hayali bütçelerle yola çıkmasının neler getirdiğini hepimiz görüyoruz. Olay bütçe ise ona göre bir takım kurulur; ona göre kontratlar yapılır ve ayak yorgana göre uzatılır. Bu nedenle yeni yönetimi eleştirirken eskilerin yaptıklarını görmezden gelemeyiz.
Ne yazık ki yönetmek, bütçeyi doğru kullanmak ve sonra arka perdeye geçmek basketbolumuzun kanayan yarası…
| Bu kez çok önemli |
Beşiktaş Integral Forex yarın (11/02/2015) belki de sezonun en önemli maçına çıkıyor.
Paris'i yenmek Eurocup'ta son 16'ya kalmak demek…
Son günleri kabus gibi geçiren Beşiktaş'ta bu zorlu maç için taraftara büyük görev düşüyor. Kuşkusuz her taraftarın hatta her bireyin protesto hakkı vardır. Bunu kimse inkar edemez. Beşiktaş taraftarı da dilerse bunu kullanabilir. Hatta bana göre taraftarın – özellikle Yiğiter Uluğ'un ikinci kategori olarak belirlediği kesmin – haklı nedenleri vardır; ben de doğru takım mühendisliğinin, planlamanın, projenin bütçeden önde geldiğini düşünenlerdenim. Bunun bir zaman istediğinin de bilincindeyim.
Ancak Yiğiter Uluğ'a da kulak vermek gerek. Uluğ, hava atışından son düdüğe kadar taraftarlarının arkasında olmasını istiyor. Taraftar da mutlaka Uluğ'un çağrısını geri çevirmeyip Akatlar'ı dolduracaktır. Tıpkı bir dönem Sinan Erdem gibi bir salonda tek bir boş koltuk bırakmayıp, dışarıda da bir o kadar taraftarıyla takımının yanında olduğu gibi…
Bu viraj Beşiktaş için önemli. Karşıyaka ile el ele son 16'ya kalıp çeyrek finale ve daha ilerisine yürümek için önemli. Yönetimin takıma ilgisini arttırması, camianın dikkatini daha da çekmek için önemli… Yani görev Beşiktaş taraftarını çağırıyor.



