Öncelikle, Eurosport'ta Olimpiyatları Türkçe anlatan ekibi kutlamak istiyorum. O ne bilgi akışı. O ne zamanlama vurguları. Diksiyon, ses kalitesi ve içinizi ısıtan yumuşaklık. Son yirmi yıla damgasını vurmuştur bu kardeşlerimiz. Televizyonda spor yarışmaları ancak bu kadar güzel seslendirilebilir. Başta Caner Eler olmak üzere bütün spikerleri gönülden kutluyorum. Anlatımlarını ders niteliğindeydi.
************
Tereteye gelince..!
Tam bir fiyasko yaşattılar. Basketboldan , Voleyboldan, Begmintondan, Eskrimden, Bisikletten anlamayan birileri geçmiş mikrofon başına, konuş babam konuş. Siyaset ve Hemaset dolu programlar. Yağdanlığı boşalmayan, taraflı röportajlar.
*************
Şimdi gelelim, Yiğidi öldür, hakkını yeme söylemine.!
Potanın Perileri, bütün tahminleri altüst ettiler. Bu başarıda en büyük pay ismi cismi geçmeyen Jülide Sonat'ındır. Kadın basketbolunun son yirmi senesine baktığımızda, karşımıza Jülide çıkar. Basketbol Federasyonun da işe başladığı günden bugüne, büyük uğraş ve emek vermiştir. Hiç yılmadan bütün olumsuzluklara göğüs germiş, sonunda Olimpiyatlarda mücadele şansını yakalamış bir takım yaratmıştır. İsmini vermeden geçemeyeceğim diğer kahramalarında katkısı olmuştur bu çalışmalarda. Fehmi Sadıkoğlu, Cem Akdağ, Ekrem Memnun, Zafer Kalaycıoğlu ve diğer misyonerler. Madalya alınır veye alınmaz. Gelinen yer gurur vericidir. Bu masalı bize yaşattığınız için sizlere teşekkürü bir borç bilirim.
**************
Sultanlar, hiç üzülmesin.!
Pasörü ve Liberosu olmayan bir takım, ancak bu kadar oynayabilirdi. Ayrıca onları idare edecek bir de coach'ları yoksa kenarda. Brezilya maçı tamamen teknik adam hatalarından kaynaklanan bir yenilgidir. Gelde yanma şimdi. Şu Amerikalı pasör bizim takımda olacak! Kesin madalya gelmişti.
************
Spor bakanı biz daha iyisini yaparız diyor. Olimpiyatları olimpiyat yapan, sporcular ve seyircilerdir. Hadi stadları yaptık. Herşey dörtdörtlük oldu. Trafiği de hallettik. İnsan faktörünü nasıl halledeceğiz. Birara onuda açıklasada iyice anlasak…..




