13 Mayıs 2026, Çarşamba
spot_img

Uzaklarda Arama

- Advertisement -
- Advertisement -

A Milli Takım’ın yeni coachunun kim olacağını çok yakın bir zaman içinde öğreneceğiz. Artık 2 aday var. Ya yabancı coach (Pesic) ya da Ergin Ataman… TBF Başkanı Turgay Demirel, ABD’den döndükten sonra görüşmelerde sona gelinecek ve bir karar verilecek.

Bana göre fazla dışarılarda gezmeye gerek yok. Ay – Yıldızlıların yeni koçunun Ergin Ataman olması gerekir.
Hem başarılı grafiği hem kısa vadede takıma başarı kazandırma potansiyeli hem de yıldızlarla ilişkisi Ergin Ataman’ı milli takım patronluğu için favori hale getiriyor.

TBF ile son zamanlarda ilişkilerini daha sıcak hale getirmesi (Beşiktaş’tayken kupa törenindeki görüntü ve ‘artık kavga istemiyorum’ açıklaması) Ataman’ı iyiden iyiye 12 Dev Adam’ın zirvesine yaklaştırıyor.

Kariyerindeki başarıları ve çıkışının yanısıra Deron Williams, Allen Iverson gibi NBA yıldızlarını idare edip sorunlu sayılabilecek isimleri de sistemine adapte etmesi Ataman’ın oyuncu ilişkilerindeki becerisini gösteriyor. Bu yıl kadromuzdaki NBA yıldızlarının sayısının artması ve takımdaki oyuncuların da Ataman’a sıcak bakması bence kararda oldukça önemli.

Milli takımlarda oyuncuların gönlünden geçen ismin direksiyonda olması ve önemli isimlerin güveninin tamamen koçta olması çok değerlidir. Bunu sayısız kere gördük, yaşadık.

Ataman her oyuncusundan verim alabilen, onları doğru kullanan, kim iyi durumdaysa onun hakkını verebilen bir koç.
Bence doğru seçim belli… Bakalım TBF ne karar verecek?..

Erdoğan'ın mesajı

Fenerbahçe Ülker radikal bir hamle yaptı ve Piangiani ile karşılıklı anlaşarak görevi Ertuğrul Erdoğan’a teslim etti. Umarız bu birliktelik uzun süreli olur. Erdoğan bu görevi çoktandır hakediyordu.

Şimdiden Ertuğrul Erdoğan’ın oyuncuların güvenini kazanmak adına olumlu hamleler yaptığını görüyoruz.
Örneğin; Batiste’in Barış ile beraber sahada olup 1-5 ikili oyunlarını oynaması yıldız ismi biraz olsun kendine getirdi. Veya top döndüğü zaman Andersen’in verimi ne denli arttığına hepimiz tanık oluyoruz.

McCalebb’in süresinin bile kısılabileceği yani, ‘bu takımın kimliği 1 oyuncuya bağlı değildir’ mesajı da soyunma odasında kuşkusuz yankılanmıştır. Ki o McCalebb belki de Pınar Karşıyaka karşısında sakatlığının ardından ilk kez bu kadar güçlü gözüktü.

Kaya’nın takıma girmesi savunma direncini arttırdı, Oğuz artık 5 başlayıp daha güvenli gözüküyor. İlkan hata yapsa bile onda ısrar ediliyor, onu kazanmanın değerini Erdoğan iyi biliyor.

Preldzic kötü tercihler yaptığı zaman bençte oturacağını anladı. Ancak artık 4 kısanın bir parçası olmayacak ve 3 numarada oyuna yön verme özelliğini sahaya yansıtmaya devam edecek. Bu da Emir’i yıpranmadan uzak tutacak. Bu şekilde hücumda bir şekilde paylaşım arttı ve Bogdanovic’e bağlı bir takım olunmaması için kollar sıvandı.

Sato ile Ömer’le guarda baskı sürüyor. Savunma, artık rakibe karşı stratejilerle hazırlanıyor. Her ne kadar Siena karşısında adam değişmeli savunma kısa bir süre faydalı olsa da en azından sahada bir hazırlık emaresi görüyoruz.

Asist sayısı artıyor. Pınar Karşıyaka maçında 23 asist/9 top kaybı oldukça etkileyiciydi. Hatta üçüncü periyotta öne geçildiği süreçte müthiş bir paylaşım vardı.

Yani düzenlerin oturduğu, oyuncuların sistemi benimsediği, savunmanın daha agresif yapıldığı an Fenerbahçe Ülker çok daha tehlikeli olacaktır.

Jerrells’tan sonra

Beşiktaş’ta Jerrells’ın gelişi kadar, gidişi de enteresan oldu.

Kadroda Can-Tutku-Muratcan varken Jerrells’ın transferi hücum anlamında farklılık ve zenginlik yaratacaktı. Kuşkusuz Erman Kunter’in sezon başındaki planı buydu.

Belki de Jerrells’ı biraz kendi sisteminde paylaşımcı bir role de sokmak istemişti Kunter… Çünkü Jerrells ne zaman topu paylaşsa (Itoudis bile onun penetre-pas özelliğinin getirilerini Euroleague sitesinde anlatmıştı) Beşiktaş bir üst seviyeye çıkıyordu. Bunun devamının yanına Dasic’in 3 numaradan fark yaratacağı bir Beşiktaş çok farklı bir görüntü sunabilirdi bizlere.

Ama olmadı… Belki onlardan bunu beklemek bile fazla iyi niyetli bir yaklaşımdı. Ama böyle bir dönemde, bütçeler bu düzeydeyken risk alınmalıydı.

Olan oldu ve Jerrells gitti.

Şimdi Kunter anladığımız kadarıyla gelecek sezon planlamasına da başladı. Düzenleri oturtarak bir sonraki yılın stratejisini hazırlıyor.

Jerrells’ın gidişini ancak bu şekilde de açıklayabiliriz. Çünkü Tutku-Can-Muratcan-Ewing 4’lüsü paylaşımı yukarı çekebilecek, herkesi oyuna sokabilecek, yanındaki oyuncuları yüceltebilecek isimler…

Bu isimlerin tam anlamıyla sağlıklı olup Beşiktaş’a tam katkısını görmeden Jerrells sonrası için yorum yapmak güç…
Elbette hücumda kendi şutunu yaratan ve kolay sayı bulabilen bir ismin yokluğu takımın sayı ortalamasını düşürecektir.

Ancak benim düşüncem Kunter’in gelecek sezon için de çalışmalar içinde olduğu…

Ben Jerrells’ın gidişini buna bağlıyorum.

Telekom’da neler oluyor?

Türk Telekom Basketbol Şube Sorumlusu Batuhan Akyalçın, TBF’den Dilvin Yücebarlas’a çok önemli açıklamalar yaptı.

Akyalçın, “Türk Telekom için stratejik karar verme dönemiydi. Bu zamana kadar daha yüksek bütçelerle mücadele ettiğimiz ligde, düşük bütçe ile ne yapabileceğimizi görmemiz gerekiyordu. Harcanan paraların karşılığında ne aldığımızı ölçmemiz lazımdı. Gelecek sene için bütçe konusunda yönetimimize sunacağımız bir raporumuz var ve bu sene de bir şeyleri ispatlıyoruz. Olması gerekeni ortaya koyduk. Yönetimimizden de gerekli mesajı aldık. Türk Telekom’un gerek kendini gerekse camiadaki alışkanlıkları değiştirecek gücü var. Bu gücü de değişim için kullanacağız. Bir şeylerin değerini bilmek için önce kaybetmek gerekiyor. Biz de önce kaybettik, şimdi ise yeniden hedefe kilitlenmiş durumdayız. Türk Telekom’un kesinlikle bir kulüp ile birleşmesi söz konusu değil. Ankara’nın bu takıma ihtiyacı var. Doğru yöneterek, seneye daha da hassas çalışarak yolumuza devam edeceğiz” diyor.

Anlaşılan gelecek sezon Türk Telekom vites yükseltecek…

Bu arada Türk Telekomlu yıldızların Harlem Shake videosunu izlediniz mi? Gerçekten müthiş…

Barış’ın kırbacı, Pasalic’in kukası, Alper’in kasketi, Uğur’un dolabın üstüne yatışı, Ceyhun’un kopuşu muazzam.

Mutlaka izleyin

Ben’den

Kıvanç Fanları!..

Kıvanç Tatlıtuğ gerçekten müthiş bir oyuncu oldu. Behlül’den nerelere geldiğini görmek bile etkileyici. Sinema eleştirisi yapacak değilim, sadece dün yaşadığım bir olayı anlatayım istiyorum.

Kıvanç Tatlıtuğ’un fanları var ve belli bir kesin onu sinema ekranında görünce sanki kendini evde dizi izlerken buluyor.
Mesela yakın bir çekimde, “Ay, yerim suratını” niğdalarının yanısıra tırnaklarını yerken, “Bak, naapmış ellerine” yorumları filmin önüne geçti.

Hatta maden sahnesinde kıza, “Ne işi varsa beyaz tokasıyla madende… Bir de çocuğa bakıyor, ne yapsın o” yorumları da sesli sesli dile getirilince salon iyiden iyiye kendinden geçti…

Kıvanç Tatlıtuğ büyük oyuncu oldu belki ama fanları beni benden alıyor..

CAN İŞBAKAN

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler