İzmir sporsever bir şehir. Ancak sanırım soğuk ve yağışlı hava bir miktar engel oldu, yoksa kapıda kuyruklar olurdu, İzmirli'yi iyi bilirim… Karşıyaka Spor Salonu doldu dolmasına, organizasyon gayet başarılıydı, çünkü All-Star maçlarına gençlerin en sevdiği müzik guruplarını getirerek hadiseyi şölene dünüştürüyorlar. Hatta iki yıldır kimi getirseler, o grup Eurovision'a gidiyor tesadüf bu ya! Gençlerin gözdesi son zamanlarda 'Model' grubu. 'Değmesin Ellerimiz' diye inledi salon, çocuklar hayran bu modele, anlaşıldı.
ORGANİZASYON öncesinde Dünya Kadınlar Şampiyonası'nda ikinci olan Milli sporcularımıza teşekkür plaketi verildi. Seyirci basketbolcu kızları gerçekten iyi tanıyor ve her biri ayakta alkışlandı. Işıl Alben, Birsel Vardarlı ve Nevriye'nin tribünlerden en büyük ilgiyi gördüğünü de eklemeliyim. Eskiden All-Star karşılaşmaları Türk ve yabancı oyuncular arasında oynanırdı; en sevdiğim değişiklik artık karma takımların oynaması.
IŞIL ALBEN TAM BİR FIRLAMA!
BİR takımda Taurasi, Lacy ve Paris'i seyrederken diğer takımda da Forge, Taylor, Fowles'ın yer alması durumu gayet adilleştirdi. Böylece oyun çekişmeli de oluyor. Lig maçları kadar çekişmeli mi? Hayır değil ama basketbol başka bir şey vaat ediyor seyirciye; o da eğlence.
IŞIL tam bir 'fırlama'. Nilay'la birbirlerini tuttular maç boyu. Ama kelimenin tam anlamıyla tuttular, hatta bir ara Işıl, Nilay'ı kucakladı ve sahanın dışına çıkardı. Kırmızı ve Beyaz takımın da eğlendiği, bench'lerde sinirlerin bozulmadığı, kasti faullerin yapılmadığı bir maçta çok şık sayılar atılması kayda değer!
GEÇENLERDE televizyondan izlediğim bir lig maçında İsmet Badem durmaksızın ve ara vermeksizin basketbolun faydalarını ve neden sevilmesi gerektiğini anlatıyordu. Elbette maçın heyecanı ile televizyonu kısmak ve Badem'in ağzını bantlamak istesem de aslında dibine kadar haklı olduğunu biliyorum. Hayata daha çok basketbol katmak gerek, daha çok spor, daha fazla enerji katmak gerek.
AHKAM kesmek ve sporun yararlarını İsmet Badem gibi saatlerce anlatmak istiyorum ama zaten bu satırları okuyacak kişiler benden iyi biliyorlar mevzuyu. İş, sporla haşır-neşir olamamışlara 'top'un faydalarını anlatabilmek!
Taurasi kimseye acımadı
YİNE maçtan önce 3 sayı ve yetenek yarışmaları yapıldı klasik olarak. Yetenek yarışmasını F.Bahçeli Olcay Çakır kazandı, ufak tefek genç bir kız ama çok hızlı. Ve Taurasi, seyretmekten müthiş keyif aldığım oyuncu. Elbette 3 sayıda kimseye acımadı. Kazandığı bilgisayarı da takım menajeri Özlem'e hediye etti, büyük alkış aldı.
MVP Nevriye Yilmaz
BÜYÜK şovu 17 sayı, 4 ribaund, 3 asistle tamamlayan Nevriye Yılmaz, MVP ödülünün sahibi oldu. Kırmızı Takım'da forma giyen Nevriye Yılmaz, ödülünü TBF Asbaşkanı İmran Işıldar ve TBF Kadın Basketbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Julide Sonat'dan aldı. Nevriye, ödül olarak kendisine verilen bilgisayarı, maçı izlemeye gelen minik kız basketbolculara hediye etti.
Büyülü Şovdan izlenimler!
– Sevdim: Akrobatik gösteri yapan grup gerçekten şahane, özellikle çocukların ilgisini çekiyor. Küçücük çocukların nasıl heyecanlandığını görmeliydiniz.
– Sevmedim: Maç sırasında çalan müzik seyircinin de dikkatini çekti. Molalarda iyice yükselmesi ve coşkuyu artırması güzeldi ama oyunda kıssalar daha iyi olurdu.
– Sevmedim: Maç canlı yayınlandı; Lig TV 3'ten.
– Sevmedim: Daha kalabalık olmalıydı, daha çok sporsever gelmeliydi.
– Sevmedim: Basketbol; seviyorum elimde değil.
– Sevmedim: Eğlenemeyen seyirci! Kalkıp dans etmeliydiler, Model döktürdü!
– Bayıldım: Federasyon, Belediye Vanspor Kız Basketbol Takımı'nı getirmişti.



