19 Şubat 2026, Perşembe
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVSorunlar ve Çözüm Stratejileri / HAKAN DEMİR

Sorunlar ve Çözüm Stratejileri / HAKAN DEMİR

Her sezonun ve sezondaki her maçın kendine ait bir hikayesi vardır. Koç olarak; her maçın ve sezonun ruhunu hissedip ona uygun strateji ve yaklaşımları belirlemek bizim görevimizdir. Dışımızdaki şartları bir tarafa bırakırsak; zamanı ve olayları doğru yönetibilirsek başarılı; yönetemezsek başarısız olma ihtimalimiz yükselir.

Bunun için bir Koç'un görevi sezon öncesinden başlayarak; her maç öncesinde; hücumda ve savunmadaki DOĞRU ŞEMA yı oluşturmaktır. Bu şemaya uymayan durumlarda ise takımına doğru reaksiyon verebilmesi için yol gösterebilmektir.
Klasik doğru bir şema olarak; Maçın başından itibaren SAĞLAM ve SERT  bir savunma ile oynamaktır.  Aynı zamanda agresifliğide artırmak gerekir. Bunun için topa ve pas kanallarına baskı yapıp topu aldırmamak gereklidir. Bu sayede top çalarak ve rakibi top kaybına zorlayarak oynanmalıdır. Son yıllarda rakibe sert oynamayı birinci felsefe yapmak yerine RAKİBİ ŞAŞIRTMA ANLAYIŞI bir çok koç tarafından uygulanmaya başlamıştır.Oyuncuların fiziksel olarak daha az yıprandığı, zevk alarak uyguladığı bu tip savunmalar bazı kritik maçlarda ve uzun sezonun belli bölümlerinde maçın ritmini elinde tutmaya yardımcı olmaktadır. Günümüz savunma basketbolunda 70 sayı barajı altında rakibini tutmak önemli bir hedeftir.
Yapılan bu sağlam, agresif veya şaşırtmalı savunmaya rağmen; Hücumda ritim bulmak özellikle maçın başlarında ve bazı dönemlerinde zor olabilir. Bu dönemlerde fazla hücum ribaundu vermek, çok top kaybı yapmak, fazla serbest atış kaçırılması bu zorlukları pekiştirir. Bu tip durumlarda OYUN KONTROLÜ'nü elinize alamazsınız. Devre arasını iyi kullanıp, soyunma odasında oyuncularla konuşup hücuma ait MANTIKLI ÇÖZÜMLER  üretmek gerekebilir. Sayı yollarının nasıl bulunacağına dair TEMİZ FİKİRLER oluşturup sahada uygulanırsa; bunların meyvası üçüncü periyottan itibaren alınabilir. Topun hareket ettirilmesi ve paylaşılması en önemli kurallardan biridir bu dönemde. Bu hücumda AKICILIĞI getirmektedir.  Böylece oyun kontrolü ele alınabilir. Bu dönemlerde rakibin agresif, yoğun oyununa aynı şekilde cevap vererek maçı dengelemelidir. Aynı dönemde ACELE HÜCUMLARDAN kaçınmak gerekir. Baskı altında sakin kalıp kesin paslarla oynayıp; Özellikle KRİTİK ANLARDA ki (crunch time=down the stretch) şut isabetini iyi yönetebilmek gerekir. Kaçırılan faul atışları azaltılırsa yine BASKIYI YENMEK
kolaylaşabilir. Hem adam adama savunmalara hemde zone savunmalara karşı hücum ribaundunu zorlayarak ikinci atışlar kovalamak bu dönemde hücumdaki sıkıntılı dakikaları aşmamıza yardım edebilir. Savunmada özellikle pick and roll savunmasında switch kullanan takımlara karşı içeriden uzun oyuncularla hücum ederek oynanması etkili bir taktikdir. Yine eğer  takım o gün için üç sayı ritminde değilse ısrarı bırakıp PENETRE ve BACK DOOR ağırlıklı taktik ve oyunlara dönmek gerekebilir.
Maçları kazanabilmek için maçın içinde mutlaka ZORLAMAK , ama aynı zamanda doğru yoğunlukta oynamak gerekir. Yeterince zorlarsanız ve GÜVENLE oynarsanız rakibinizin DİRENCİNİ KIRARSINIZ. Eğer rakibe az FAST BREAK sayısı verip, KOLAY BASKET VERMEZSENIZ rakibin ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTTIRMIŞ olursunuz. Sinirleri daha kuvvetli olan takımlar  ve rotasyonunu daha geniş kullanan takımlar maçın sonunda avantaj elde edebilirler. Özellikle maçların sonunda fiziksel yorgunluk bir faktör haline dönüşebildiği gibi; MENTAL HAZIRLIĞINI iyi yapmamış takımlar MENTAL YORGUNLUĞA daha çabuk  gireceklerdir. Dolayısıyla fiziksel hazırlık ve mental maç hazırlığı birlikte götürülmesi gereken iki konudur.
Bazen bazı maçlarda oyun tamamen DETAYLARA gitmektedir. Bu dönemlerde maçı kazanmayı bilen tecrübeli oyuncuların sahada olması maçın kazanılmasına katkı sağlamaktadır.
Yine diğer bir konu; maçta fark ne olursa olsun maç bitmeden MAÇ BİTMİŞ gibi düşünmemek gerekir. Bir kaç dakikalık kaybedilen konsantrasyonun bedeli ağır olmakta ve özellikle güçlü takımlarla oynarken bir anda MAÇ ELİMİZDEN KAYIP gidebilmektedir.
Bazen çok sert ve agresif başlanan bir KENDİ SAHANDAKİ maçın ilk 20 dakikasını mükemmel oynandıktan sonra ikinci yarının başlaması ile ciddi bir düşüş olabilir. Özellikle sezon başlangıçlarında, takımın henüz olgunlaşmadığı bir başlangıç döneminde bu tip durumlara rastlanmaktadır.Takımın maçın 40 dakika olduğunu bilerek oynaması,  vites büyütüp sorumluluk alacak oyuncuların rollerinin farkına varması, bench oyuncularının devreye girmesi ve bu zorlukların ancak sahada bir takım olup birlikte kalarak aşılabileceğinin öğrenilmesi ile sorun çözülmeye başlanır. Tüm bunlara takımın OLGUNLAŞMASI diyoruz. Ve bu tabiki bir süreç almaktadır.
Bazen ise rakip takım çok hazırlıklı bir şekilde geldiği maçın ilk yarısını ev sahibi takımdan çok daha iyi oynayabilir. Bu durumda Koç'un devre arasındaki uyarıları oldukça önemlidir. Takımın uyandırılması ve vitesin arttırılması gerekir. Bu durumlarla başedebilmesi için Takımın karakterini göstermesi ve enerji koyması gerekir. Önceliğin maçı kazanmak değil MAÇI KAZANABİLECEK REAKSİYONU SAHADA GÖSTEREBİLMEK olduğunun mesajı takıma koç tarafından verilmelidir.
Maç sırasında takımlar arasında zaman zaman FİZİKSEL, zaman zamanda MENTAL meydan okumalar olabilmektedir. İkisi ile de baş etmeyi öğrenmek ve öğretmek gerekmektedir. Sakin ve soğuk kanlı kalabilmek, özgüvenine sahip çıkabilmek, bu baskı altında da pozisyonları doğru okumak ve ona göre reaksiyon vermek gerekir. Koçun kararlı, sakin ve hedef odaklı kalabilmesi takımına yansımaktadır.
Takımların işlerinin iyi gitmediği fiziksel ve mental olarak iyi hissetmediği dönemleri olabileceği gibi; iyi görünen dönemlerde dahi KÖTÜ GÜNLERİ vardır. Ve bu günlerde bir koç olarak bunu kabullenmeniz gerekebilecektir.
Bazı maçlar Öncesinde FAVORİ gösterilmek işleri zorlaştırıp oyuncular üzerindeki baskının artmasına sebep olur. FAVORİ OLMAYAN takım olarak oynamak daha kolay olabilir. Bu streslerin oyuncular üzerindeki etkilerini hissetmek ve ona göre doğru bir yaklaşım oluşturmamız gerekebilir.
Tüm bunlara rağmen oyuncuların maçı kazanabilmek için yeterince istek, enerji göstermesi, birlikte oynamaktan zevk alması ve gurur duyması sorunların çözümünü kolaylaştırır. Kazanmaktan önce maçını son düdüğüne kadar savaşan kimlikte bir takım markası yaratılması hedeflenmelidir . Bu aynı zamanda profesyonelliğinde gereklerindendir.
Zorluklar ancak TAKIM OLARAK ve sahada BİRLİKTE KALARAK aşılabilir. Sadece belli bir kaç oyuncunun performansı ile bu zorlukları aşmak her gün mümkün olmayacaktır.  Maçların kazanılması ve amaca ulaşabilmek için takım oyuncularının tek bir HEDEF  için birleşmeleri gerekir.
Yine de bilinmelidirki kritik maçları kazanmanın birinci yolu savunmada oyunu kontrol etme becerisinden geçmektedir. Finali kazanabilmek için ise asıl mesele taktik değildir YÜREKTEN VE BACAKTAN gelen bir güç ve inanç ile sonuna kadar olan bir MÜCADELEYE girmek gerekir.
Yeterince uğraşır, yanlışlarınızdan vazgeçer yerine doğruları koyar ve MAÇI KONTROL ETMEYİ BAŞARIRSANIZ, KAZANMAYI HAKETMEK için önemli bir ADIMI ATMIŞ olursunuz.
ZORU KOLAYA ÇEVİRMEK için uğraşılırsa mutlaka meyva verecektir.
Maçtan maça daha iyiye gitmek için uğraşılmalıdır. Her maçtan mutlaka öğrenilmesi gereken şeyler vardır.  Aynı zamanda takımın DOĞRU YOLDA olduğunu bilmek önemlidir. Ve bilinmelidir ki iyi oynanan önemli bir maçla TAKIMIN BÜYÜMESİ hızlanabilmektedir. Zorluklar ile giden bir sezonda alınacak  büyük bir galibiyet sezonun gidişatını değiştirebilecektir.
Tüm bu süreçlerde takımın içinde ve dışındaki kişilerin POZİTİF KALMAYI BİLEN insanlardan oluşması bu olgunlaşma süreçlerini hızlandıracaktır.  Birbirleri için MUTLU OLAN oyunculardan kurulu takımlarda işler daha kolaylaşır. Tüm bu çabalara rağmen maçlar kaybedilebilir. Ve her maç kaybedilişi bir FELAKET DEĞİLDİR. Oyuncuların kaybetmekten utandığı maçlar olduğunda dahi eğer koç mücadeleden memnunsa oyuncularının arkasında durmayı bilmelidir. Profesyonel davranış eksikliği ve mücadeleden kaçınmak ise Koç'un karşısında olması gereken konulardır. Bunların ayrımını ise koçun tecrübesi belirlemektedir. Neticede önemli olan tüm sezona sahip çıkabilmektir.
Maçlardan sonra iyi dinlenmek, TOPARLANMAK ve kendini bir sonraki maç için hazırlamak gerekir. İyi oynanan maçlardan sonra oyuncular antrenmana daha neşeli, motive ve alıcı bir şekilde gelirler. Bu da takımın gelişimi üzerine olumlu etki yapmaktadır. Böylece takımın MOMENTUMU hızlanmakta ve yüksek MORAL ile Takımın çalışma kalitesi artmaktadır.
Netice olarak:
Maçlar kısa; sezon ise uzundur.
Bir sezon 100 metre koşusu değil bir maratondur.
Ve en sonunda yine en dayanıklı ve en sabırlı olanlar kazanacaktır.
Tüm antrenör arkadaşlarıma saygı ve sevgilerimle.

Hakan Demir 

KAYNAK: TÜBAD
BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler