Dünya Şampiyonasının başlamasına bir ay kadar bir zaman kaldı. Ulusal takımımızın başı Tanjevic İtalya’nın Bormio şehrinde 30 derece sıcakta hazırlık kampında aynı lisanı konuştuğu yardımcı koç (!) İzic’i yanı başı Roma’dan arayıp, takım hakkında telefonla bilgi alıyormuş. Helal olsun. Büyük duyarlılık. 1 Ağustos’ta, yani şampiyona başlamasından 28 gün önce takımın başında olacakmış. Evet Tanjevic’in ağır bir sağlık sorunu var. Bir kez daha büyük geçmiş olsun. Fakat ülkemizde bir Dünya Şampiyonası düzenliyoruz. Olay sadece organizasyonda başarılı olmak değildir. Ulusal takımımızın halkımıza haklı sevinç yaşatmasını da istiyoruz.
Fedakarlıklar konusunda yanlışlar yapıyoruz. Bu kadar stresli bir ortamda, ağır sağlık sorunu yaşayan bir insana bu kadar ağır bir yük yüklemek insanlık suçudur. Bunun milli oyuncularımız üzerinde ne kadar aksi tesir yaratacağını düşünmekten aciz miyiz? “Tanjevic yerine” başlıklı yazım, okuyanların hafızalarındadır. Bu konuya artık bir daha dönmek istemiyorum. Fakat gelin sesli düşünelim; Ola ki Dünya Şampiyonu olduk ve akabinde Tanjevic’in başına telafisi imkansız bir olay geldi. Bunun sorumluluğunu kim taşıyacak?
Yeni biten Dünya Futbol Şampiyonasında şampiyon İspanya’nın hazırlık dönemini inceledim. Bırakın kamp yerleri seçimini ve hazırlık maçlarını bir yana. Takımın teknik direktörü Vicente del Bosque şampiyona öncesi oyunculardan önce sağlık kontrolünden geçti. Sonra da baba gibi 60 gündür takımıyla sabah akşam birlikte oldu. Oyuncularıyla tek tek ilgilendi. 60 gün aynı havayı onlarla soludu. Oyuncularının sorunu o’nun sorunuydu. Şampiyonluklar kolay gelmiyor.
Oyuncularımız bizde ki tuhaflığın farkındalar. Engin Atsür dayanamamış söylemiş; “Tanjevic takımın başında olsa iyi olurdu” diye. İzic ve Orhun Ene çekişmesi görüntü vermeye başladı. Bu olumsuzluklar dışında Ulusal Devşirme Preldzic’in Türk vatandaşlığı fiyaskodur. Sadece Fenerbahçe’ye yarayacağı önceden belliydi. Aziz Yıldırım’la araları bozuk olan Federasyonun başının Aziz başkana son jestiydi bu. Engin Atsür, Ömer Onan, Sinan Güler gibi aynı pozisyonu paylaşan oyuncularımız bile bu devşirme hatasını alenen dile getirdiler.
Öte yandan federasyonun başı kamuoyunda devşirmeyi onaylamayan FIBA’da topu Genel Sekreter Nar Zanolin’e atmış. Hani O’nu 32-19 açık oy farkıyla FIBA Avrupa seçimlerinde sözde seçtirmeyen adama. Sonra da tut; hemen seçim sonrası FIBA’ya yine sözde 9 ülke ile kınama gönder. Hani geriye kalan sana oy veren diğer 10 ülke nerede? Bizim Hazret FIBA ile ipleri 15 Mayıs seçim günü kopardı. Bunu Bakan ve Genel Müdür görmüyorlar mı? Bazıları için şampiyona bahane. Yanlış politikayı, statükoyu değiştirmek istemeyenleri ve kendini yeniden seçtirmek isteyenleri Ana Muhalefet çok iyi görmeye başladı..
Son köşe yazımda; “Kan’lar, Enes ve Deniz” başlıklı yazımla Ümit Milli Takımlar Avrupa Şampiyonası öncesi Turgut Atakol turnuvası sonunda övdüğüm U-20 milli takımımızın Hırvatistan’da yarattığı hayal kırıklığı da, yanlış yönetimin bir sonucudur. Burada yendiğimiz takımlar, Avrupa Şampiyonasında üstümüze çıktılar. Hatta Fransa şampiyon oldu. Bu olay da, şu sıralar sadece Dünya Şampiyonası Organizasyonuna odaklanan yönetimin bir zafiyetidir. A takımımıza moral veremediler. Genç fedakar oyuncularımıza lütfen laf edilmesin. Felaket tellalı olmak istemiyorum. İnşallah başarılı oluruz. Fakat görünen köy kılavuz istemez..





