Yıldızların hüner gösterdiği cambazhane ya da sirk anlayışı, sonunda Iverson’u da Türkiye’ye getirerek basketbol salonlarını doldurmaya başladı.
Iverson, NBA tarihine damga vurmuş çok özel bir oyuncu… Gerçek bir süperstar… Yaşı 35… Boyu 1.82… Bir yıldan beri doğru dürüst antrenman yapmamış… Zihni dağınık… Bir çok sorunla uğraşıp enerji kaybetmiş.
Yol haritasında hiç hesaplamadığı biçimde yolu İstanbul’a ve Beşiktaş’a düşmüş…
En sağlıklı koşullarda dahi müsabaka ortamına uyum sağlaması zaman alacak.
Burak Bıyıktay, elbette meraklı seyirciler önünde onu oynatıyor… Basketbol camiasına saygı gösteriyor. Ama aynı zamanda sabırlı olmak gerektiğini açıklıyor.
Adam Türk yemeklerini yiyemiyor… Özel aşçı tutmuşlar… Ev arıyorlar. Şoför vermişler… Fizik kondisyonu 0 düzeyinde, bacakları onu taşımıyor. 15 sayı attığı Hemofarma maçından sonra yürüyecek hali kalmadı… O yüzden Fenerbahçe’ye karşı sadece 2 sayı atabildi.
Dahası, Beşiktaş Basketbol Takımı sezon başında Iverson’a göre dizayn edilmedi. Hem Chatman hem de Iverson’u bir arada oynatırsanız, Beşiktaş’ın boyu kısalıyor.
Iverson Türkiye’ye 2 yıl için geldi. Evet, onun varlığı Beşiktaş’a sınıf atlatacak bir projeye hayat verebilir.
Ama el insaf!Bir yandan Murat Özüak, öte yandan Hıncal Abi, Iverson’a yeni bir coach gerektiğini yazıyorlar. Bir tür “caprice management” dersleri vererek…
Ortada kapris bile yokken hem de!




