Allen Iverson’ın kontratının imzalanması zaman aldı. Iverson’ın Türkiye’ye gelişi rötarlı oldu. Onu Hemofarm maçında izledikten sonra da görüldüki cevabın gelmesi de biraz zaman alacak. Bu zaman ne kadar olur, bu Allen Iverson’a, Beşiktaş’lı takım arkadaşları ile teknik ve idari kadroya ve en önemli de Beşiktaş seyircisine bağlı. Ama maçı izleyen herkes rahatlıkla “Cevap gelecek” diye düşünüyor. En azından bana ulaşanlar, benimle görüşlerini paylaşanlar.
NBA tarihinin Michael Jordan ve Wilt Chamberlain’den sonra en yüksek sayı ortalamasına sahip, NBA tarihinde 30.000 sayıya beşinci en çabuk ulaşan oyuncu, NBA tarihinin en önemli gişelere özel seyircisini çeken bir kişinin işlerinin “çabuk” veya “sıkıntısız” halledilmesini beklemek biraz hayal olur diye düşünüyorum. NBA tarihinin en etkili ve öldürücü “crossover” hareketine sahip; En azından Tim Hardaway ile birlikte diyelim, Allen Iverson, yani AI, yani “The Answer”, Türkçesi “The Cevap”, şey yani “Cevap” ilk kez Beşiktaş Cola Turka formasıyla sahne aldı. Basketbol istatistiklerin bir çok şeyi açıklayabildiği bir spordur derler, ondan Iverson’ın maç için istatistiklerini yazalım. 23:38 dakika süre almış; ki bence çok, çok iyi. 1/6 ikilik atmış ki, bu bence antrenman ve maç eksikliğinin en önemli göstergesi. Bacaklar gücünü, vücut da çabukluğunu henüz kazanmamış. 3/4 üçlük, 4/6 serbest atış. 3 ribaunt, 2 asist, 2 top kaybı ve toplam değerlendirmesi de + 11. Bunlar beklenen veya umut edilen rakamlar değil, ama bunlar umut saçan rakamlar. Bunlar basketbola bu kadar süre ara vermiş 35 yaşındaki bir yıldızın bir hafta antrenman yaparak yeni bir ülkede, yeni bir takımla, yeni takım arkadaşları ve teknik heyetiyle çıktığı ilk maç olarak umut saçan rakamlar. Hem de önemli derecede. Ancak ben cevap gelecek derken, bu rakamlara göre veya tünelin ucundaki ışığa göre değerlendirme yapmıyorum.
Iverson’ın Türkiye’ye para için gelmediği bir gerçek. Paraya göre karar verecek olsaydı, Çin’den aldığı ve bunun toplam değeri iki mislinden fazla olan teklife “evet” derdi. Iverson kendisini ellerin tersiyle kenara iten 30 NBA takımına cevap vermek için Beşiktaş Cola Turka’yı tercih etti. Bunun için de buraya çok kararlı, çok azimli ve istekli geldi. Coach Burak Bıyıktay zaten antrenmanlarda çok istekli ve hırslı çalıştığını belirtirken, kapasitesinin henüz dörtte birine yeni ulaştığını ekliyor. Iverson’ın anlaşılan daha üç haftalık bir sürece ihtiyacı var. Ama sezon başlamış ve maçlar karların erimesiyle hız kazanmış bir nehir gibi akıyor. Iverson’ın bu süreci aynı zamanda beklentileri karşılamaya çalışırken geçirecek olması büyük bir şanssızlık. Burada Beşiktaş seyircisine en büyük iş düşüyor. Ona tam destek vermeleri, onu morali bozulur gibi olduğunda uçurmaları gerekiyor. Beşiktaş seyircisi Türkiye’de bunu yapmaya en uygun yapı ve karaktere sahip taraftar kitlesi.
Iverson’ın ne kadar süre ara verdiğini, yaşının kaç olduğunu hatırlayarak hazırlık dönemini maçlar içinde aktif ancak abartmadan geçirmesi gerekiyor. Bu çok önemli. Hemofarm maçında karşıma nasıl bir tablo çıkacağını bilemediğim için en büyük tedirginliğim tam hazır olmayan Iverson’ın sakatlanmasıydı. Ancak maç başladıktan sonra gördüm ki, kendisinin yaklaşımı, takım arkadaşlarının ve özellikle Chatman’ın ona anlayışı ve saygısı, kenar yönetiminin sabrı ve seyircinin de desteğiyle böyle bir şey, büyük birşanssızlık olmadığı takdirde olmayacaktı.
Iverson’a basketbolseverlerin sergilediği hayranlığı ve saygıyı attıklarıyla, basketbol oyunuyla tam olarak anlatamazsınız. Iverson’ın basketbolu oynayış şekli, ortaya koyduğu korkusuz cesaret ve dev yüreğiyle her maçı oynaması onu bu noktaya getirdi. Ufak tefek olmasına ve bu kadar korkusuzca oynamasına rağmen şu anda NBA’de oynayan oyuncular arasında sadece Jason Kidd, Kevin Garnett, Shaquille O’Neal, Ray Allen ve Kobe Bryant ondan daha fazla dakikalar almışlar. Hiçbir oyuncu kariyeri boyunca Iverson kadar yıpranmadı, Iverson kadar dövülmedi (Basketbol anlamında), Iverson kadar acı çektirilmedi (Yine basketbol anlamında) ama o hep ayağa kalktı ve bildiği tek şekilde oynadı. Geri adım atarak değil rakibin üstüne, üstüne giderek. Onun NBA’e bir oyuncu ve kültürel ikon olarak yaptığı katkıyı ölçmek mümkün değil. O boyu basketbol için yeterli olmadığı kendisine söylenen her çocuk, her genç için bir umut ışığıydı. O onlara pes etmemeyi gösterdi ve öğretti. Şimdi aynı şeyleri Türkiye’de göstermesini bekliyoruz. Zaten şu ana kadar Beşiktaş’ın, sponsorları Cola Turka’nın, basketbolumuzun ve belki de en önemlisi ülkeimizin yurtdışında inanılmaz, paha biçilmez bir tanıtımını yaptı ve her sahne aldığında yapmaya devam ediyor. Dün maçı anlatıp eve geldiğimde başta ESPN olmak üzere, her büyük sporla ilgilenen internet sitesi “Iverson İlk Maçına Çıktı” veya “Iverson İlk Maçında 15 Attı” demişti bile. Vay, vay, vay. Bu ne hız, bu nasıl bir tanıtım. Ancak Vay, Vay, Vay Vayverson diyebiliriz. Bir de cevap geldiğinde neler olabileceğini düşünebiliyor musunuz?




