Turgay Demirel, “İrlanda pasaportlular milli takım maçlarına gelmesin” demiş… Maçlar onun ya… Kafasına göre takılıyor
Milyon dolarlar verilerek yaptırılan alelacaip kediden bozma maskot yerine Ortaköylü resssam Fethi Develioğlu'nun 20 TL'ye çiziverdiği kedisinin şaşkın hali… TAKVİM'in bascat'i oldu. Dünya Basketbol Şampiyonası'nı hergün kedinin ifadelerinde izliyeceğiz…
VAKT-İ KERAHAT GELDİ ÇATTI
Ülkemizdeki kırk yılda bir gelir kısmet Dünya Şampiyonası başlıyor ve biraz gülelim diye söylüyorum… Basketbol Milli Takımımıza Ankara'da başlayacak turnuva için İtalya Bormio'da, resimdeki Ozan Çirikçi(!) tarafından kondisyon yüklemesi yapıldı. Sonucu yanlış yüklemeden iki sakat: Ender Arslan ve yan aşil tandonu durduk yerde atan Engin Atsür. Gülmeyin yahu… Tabii ki Ozan kafasına göre takılmadı. Milli Takım baş emanetçisi Nihat İziç, hastalığı nedeniyle takımın başında olamayan Tanjevic'e her akşam telefonla bilgi verdi. Böylece bir ilke daha imza attı TBF… “Telefonla koçluk”… Sırbistan yenilgisiyle sonlanan turnuva Milliler'in hazırı bırakın ne yapacaklarının farkında olmadıklarını gösterdi. Turgay bey son röportajında şampiyona sırasında Milli Takımı eleştirecek olanların maçlara gelmesini yasaklamış ve kıvrak zeka ürünü, çok orijinal bir ekleme yapmış; “Özellikle İrlanda pasaportlular maçlarımıza hiç gelmesin”. Maçlar onun ya basına yasak koyuyor. Eleştiriye tahammülsüzlüğünü daha evvel de “İt ürür kervan yürür”, “Şer cephesi”, “Kutsal ittifak” vb. terbiye noksanlığı yüklü sözlerle dile getirmişti ama bu kez iyice gemi azıya almış. Ne denir? Federasyon Başkanı olabilmek için Rahmetli Baba Rüştü'nün himmetiyle çakma diplomasını aldığı, benim mezunu olmakla iftahar ettiğim ODTÜ'lülerin, Melih Gökçek imar planı yok diye binalarını yıkmaya kalkınca, Ankara'yı bir gecede donattıkları pankartaki slogan haddini bilmeze en güzel yanıttır. “Köpeksiz köy buldu, deyneksiz at koşturuyor”. Eleştirmeni susturmaya kalkmasın işine baksın. Kimsenin Milli Takım'a dil uzattığı yok. Milli Takım'ın yani milli servetin içine edenleri teşhir ediyoruz. Demirel'in boyuna uygun işine Anadolu'da eskilerin ne dediğini geçen gün duydum. Çok cuk oturuyor, tam tarifliyor işlevini ama buraya yazamam. Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden Ürolog Prof. Dr. İsmet Nane'ye veya herhangi bir Adanalı'ya sorun size söylesin.
DEMİREL KİTAP YAZACAKMIŞ!
Kitap yazıp basketbolumuzun başında geçirdiği yirmi yılı yazacakmış Demirel. Onca yıl haksız yere üstüne gelenlerle hesaplaşacakmış. Dört gözle bekliyorum. Başlıktaki ismi de eski koçu olarak benden armağan olsun. Peki ama geçen gün de tüm bu eleştirileri umursamadığını söylüyordun. Ne oldu şimdi. Yoksa umursayanlar mı çıkmaya başladı? Girişte “ODTÜ'nün olmayan iki yıllık yüksek okulundan” nasıl diploma alıp “Üniversite mezunu olmak” şartından yırtarak Federasyon Başkanı oldun onu anlatarak başla bence. Yirmi yıldır batırdığın bilinen bütün işlerinden sonra bu fahri görevi nasıl sürdürüyor, ne yiyip ne içiyorsun? “Fenerasyon Başkanı” diye çağıranlar var seni. Hesaplaş onlarla… Aziz beyle olan duygusal tüm ilişkilerinden akla kendini sonra gel karşımıza…



