Dün kaybettiğimiz İtalya maçından sonra, kazanma parolasıyla Slovenya karşısına çıkan millierimiz sahadan maalesef 62-55 mağlup ayrıldı.
İtalya ile oynadığımız karşılaşmayı izlemiş olan Slovenya; Kiah Stokes’a alçak postta sıkıştırma yapmakla kalmadı, savunmayı bir adım ileri taşıyarak ters taraf yardımlarını daha da derinleştirerek dış atışlarımızı riske ettiler. 9’da 0 ile başladığımız üç sayı serimiz onları daha da cesaretlendirdi ve Kiah Stokes’u önden savunmaya geçtiler. Dünkü yazımda bahsettiğim ceza atışlarını sayıya çevirecek şutör oyuncu eksikliği maalesef tekrar önümüze geldi. 10’da 3 isabet bulan Cansu Köksal dışında kadromuzda başka 3 numara pozisyonunda oyuncu bulunmuyor.
İlk devre özellikle Işıl Alben’in önderliğinde, kısalarımızın tepeden Kiah Stokes ile oynadıkları her ikili oyun sayı ile sonuçlandı. Maç boyunca Shante Evans’ın savunmadaki yavaşlığını tepeden oynadığımız düzenle çok iyi değerlendirmiş olduk. Işıl Alben (13 sayı, 6 ribaunt) ve Olcay Çakır’ın (13 sayı) maçın başından beri ortaya koyduğu katkı bizim adımıza en olumlu iki gelişmeden biriydi. Bir diğeri ise Lİsec’in sakatlığında tek uzun ile oynayan Slovenya karşısında Kiah Stokes’un 17 sayı, 19 ribauntluk performans ortaya koymasıydı. İtalya karşısında iki oyun kurucumuzun geç devreye girmesinden yakınmıştık. Bugün ise onların sahada yalnız kaldığından yakınıyoruz.
Bench katkısı, dünün en büyük sıkıntısı olarak karşımıza çıkmıştı. Slovenya karşısında bu yönümüz daha da karanlık bir hal aldı. Kenardan gelen 6 oyuncumuzun skora katkısı sıfır iken, toplam istatistikleri 5 ribaunt ve 2 asist ile sınırlı kaldı. Ceyhun Yıldızoğlu, tempoyu kaybettiğimiz ve beşe beş kaldığımız her hücumda sıkıntı yaşıyoruz derken ne yönde bir basketbol oynamamız gerektiğinin altını çiziyor. Ancak istenilen yüksek ritmi ayakta tutabilmek için kenar rotasyonunun katkısı çok daha fazla olmalı. Bench katkısı azaldıkça, Yıldızoğlu’nun onlara verdiği sürede aynı orantıda düşüyor.
Slovenya’yı durdurmanın en önemli anahtarı Baric ve Oblak ikilisinin toplu oyunlardaki etkisini düşürmemiz olduğunu yazmıştım. Bariç , 9 sayısının yanında 12 asist ile oyunu istediği gibi yönlendirdi. Oblak ise 18 sayı ile takımının en skoreri oldu. Bir diğer deyişle savunmadaki ana görevimizi de bu maçta yerine getiremedik. Bu iki oyuncu üzerinde istediğimiz baskıyı kuramayınca; oyun Slovenya lehine gelişti. Ayrıca bugün yaptığımız 20 top kaybı (Tuğçe Canıtez 4, Cansu Köksal 4) maçın kontrolünü tamamen yitirmemize neden oldu.
Grubumuzda Macaristan'ın İtalya'yı yenmesi ile birlikte ne yazık ki tur şansımızı kaybettik. Buradan gerekli dersleri çıkararak önümüzdeki turnuvalara hazırlanmalıyız.
ÖMER BUHARALI



