Dün akşam Abdi İpekçi’deki basketbol gösterisi iki perdeliydi. F.Bahçe Ülker, ilkyarı savunmanın kurşun geçirmez yeleğiyle maça çıktı. Müthiş bir başlangıç yaptılar. 27 sayıda tuttular Efes’i… 90’lı yılların başından beri final maçlarının kombinesi cebinde olan Efes Pilsen’de, ikinci maçın rahatlığı vardı. İki uzunlu başladılar; olmadı, 4 kısaya döndüler; yine olmadı. Bu dakikalarda basketbol adına gerekli olan her şeyi F.Bahçe Ülker yapıyordu.
İkinci yarı ise hep yazdığımız ve söylediğimiz gibi, bu düzeydeki takımların; belli bir yenilmez karakterinin olması, Efes’in geriye gelmesi maçın seyrini değiştirdi. Sarı – Lacivertlilerin ilkyarıda yaptığını; Efes de üçüncü periyotta hayata geçirdi. Hatta, Lacivert – Beyazlılar 11 sayılık farkı kapadı, 2 sayı öne geçti. Efes, bunları 4 kısayla yaptı.
Son periyot ise maçı seyretmenin keyfine diyecek yoktu. Koşarak oynanan santraç müsabakası gibiydi. Özellikle Ömer’in Rakocevic üzerindeki savunması, Smith’in üçlükleri, F.Bahçe’nin takım halindeki isteği, Euroleague Final Four kıvamındaydı. İştahlı ve akıllı oyun heyecanla birleşince tadından yenmedi.
Kazanan F.Bahçe Ülker, seride 2-1 öne geçti; ancak şanslar yüzde 50’şer oranda eşit diyoruz. Hakemlerden iki takım da memnun değildi. Diğer bir notumuz ise F.Bahçe seyircisiyle ilgili. Böylesine önemli bir maçta salonun neden dolmadığını anlamadık. Bu seride oyuncular kadar, başarılı yönetim gösteren F.Bahçe Ülker antrenörü Ertuğrul Erdoğan da övgüyü hak ediyor.



