Oyun karakteristiği ve akışı farklı olsa da İzmir'deki mücadele, serinin ilk maçının kopyası gibiydi.
Pınar Karşıyaka, ilk maçtaki gibi rakibin üstün olduğu pota altına yardım getirip, dış atışları riske ederek başladı oyuna… Fenerbahçe Ülker, ilk çeyrekte Bogdanovic ve Vesely'nin ekmeğini taştan çıkarmasıyla bu oyunu bozmuş gibi göründü. Ancak rotasyon devreye girip, 2. çeyrekten itibaren Kaf Kaf'ın baskılı savunmasıyla Sarı-Lacivertliler düzenden çıkınca, ibre evsahibinin lehine döndü. Bu süreçte kilit faktör hücum ribaundlarıydı. Tempoyu bulan Karşıyaka farkı da bir çırpıda 15 sayıya çıkardı. Son 2,5 dakikaya da 11 sayı önde girdiler. Üstüne üstlük Vesely ve Bjelica gibi iki 'süper güç' de 5 faulle kenardaydı. Ancak oyunun sonunda evsahibi cephesinde yorgunluk, hataları ve top kayıplarını da beraberinde getirdi. F.Bahçe Melih, Kenan ve Zisis'le gelen mucizevi 13-2'lik seriyle uzatmayı buldu. Hatta Emir'in üçlüğüyle 3 sayı da öne geçtiler. Fakat maçı uzatmada Karşıyaka'ya getiren faktör de hücum ribaundlarıydı. Bu bölgede tam 16 ribaund toplayan Kaf Kaf, Gabriel ile üst üste bulduğu 2 hücum ribaundunu bitirip galibiyeti kopardı.
Rotasyonun Fenerbahçe cephesinde geniş olduğu kesin. Ama bu seride net olan birşey daha var ki, o da şu: Finali isteyen oyuncu niteliği açısından “daha kalabalık” olan taraf tartışmasız Pınar Karşıyaka…



