1 Nisan 2026, Çarşamba
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİV"Revizyonu Ene yapmalı"

"Revizyonu Ene yapmalı"

- Advertisement -
- Advertisement -

– Hedeflere ulaşamadan turnuvaya veda ettik. Size göre bunun nedenleri nedir?

DOĞAN HAKYEMEZ: 2010 yılında kazanılan dünya ikinciliğindan sonra bizim için çok önemli olan turnuvada (olimpiyatları hedefliyorduk) maalesef dünya ikinciliği apoletinin altında ezildik. Eleştirirken bardağın hem dolu hem boş tarafını görmemiz gerekiyor. Ben turnuva öncesi Semih ve Kerem Gönlüm’ün sakatlıklarının bizi turnuva için çok zorlayacağını söylemiştim. Ancak Kerem Gönlüm’ün oynama şansı hiç yoktu. Semih Erden de hazırlık turnuvalarında oynayacak duruma gelmişti. Semih Erden üzerinden yapılan spekülasyonlara ben inanmak istemiyorum. Öyle bir şey olmuşsa sorumlular bunun cevabını vermelidir. İki büyük eksikle başladığımız Avrupa Şampiyonası’nda Sinan’ın da apandisit ameliyatı dolayısıyla gerekli verimi vermemesi, bunun yanında tüm turnuva boyunca faul yüzdemizin böyle turnuvada olmayacak kadar düşüklüğü, üç sayı isabetindeki olumsuz tablo, top kayıplarındaki fazlalığı, 40 dakika boyunca pota dibine inen top sayısının azlığı bizi bu turnuva dışına iten en büyük nedenlerdi. Zaman zaman iyi oynadığımız ve çok iyi savunma yaptığımız dakikaları da tüm maça yayamamamız bu olumsuz tabloyu ortaya çıkardı.

– Orhun Ene, “Sorumlu benim” diyor. Size göre tek suçlu Orhun Ene mi?

D.H: Tabii ki Orhun Ene takımın başında sahaya çıktığı için sorumluluk benim diyor ama genel tabloya baktığımızda teknik heyetin başında bir koordinatör var. O da Tanjevic. Bu turnuvanın stratejilerini çizen Tanjevic ve Orhun Ene. Başka türlü olacağını düşünmüyoruz. Görüldü ki Orhun Ene’nin yaptırmak istedikleri ile Tanjevic’in görmek istedikleri takımı olumsuz etkiledi ve bunun sonucunda da bu turnuvada başarılı olmadığımız çok açık. Şimdi bir takım yazarlar zaten milli takımımızın daha başından beri aleyhine yazıp Orhun Ene’yi teknik olarak zayıf görüp oyuncularımızın arasına nifak sokup yazılar yazdılar. Ve şuanda da Orhun Ene’yi günah keçisi ilan edip Hidayet ve Kerem’i dışlamaya çalışıyorlar. İlk önce Hidayet ve Kerem’in bugüne kadar yaptığı hizmetleri ve dünya ikinciliği sırasında gösterdikleri özveriyi unutmak mümkün değil. Bir anda bunları bu şampiyonanın sorumluluları gibi göstermek de hiçkimseye yakışmaz. Orhun Ene’yi de tek başına bu şampiyonanın başarılı geçmemesinin sorumlusu olarak göstermek çok yanlış. Tanjevic’in Orhun’un ve yanındaki teknik heyetin bir ekip olduğunu, başarıda ne kadar takdir ediliyorsa başarısızlıkta da bu tenkitlere ortak edilmesi gerekir. Bence Orhun Ene, Tanjevic’in şanssız hastalığı nedeniyle bu takımın başına biraz erken geçti. Şunu hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Bu durumda başka bir antrenörün buraya gelmesi bize daha da değişik sonuçlara götürebilirdi. Çünkü sistem Polonya’da artan grafik ve dünya ikinciliğinde devam edilmesi gereken bir sistemdi. Birden bire çok büyük veya değişik bir anlayışa geçmek bana göre doğru olmazdı.

– Bundan sonra ne yapılmalı?

D.H: Acele bir şekilde karar vermek yanlış olur. Hem teknik hem oyuncular bazında sistemin masaya yatırılması gerekir. Bana göre Orhun Ene bu teknik heyetin başında devam etmeli. Bir revizyon gerekiyor onu da teknik patron yapmalı. Bu arada benim çok canımı sıkan bir konu var. Yine belli şahıslar 28.5 milyar TL prim üzerinden milli takımı vurmaya çalışıyorlar. Tüm spor kamuoyu bilmelidir ki dünya ikinciliğinde verilen bu prim bu ekibin alması gereken ve ana sütü gibi helal olan bir paradır. Bunu söylememin nedenine gelince milli takımlarımız hiçbir zaman turnuva maçları eleme maçları sırasında prim almaz. Ancak finale kalınıp şampiyon olunduğu zaman bir prim söz konusu olur. Futbol milli takımımıza baktığımızda ise durum tam tersi. Onlar grup eleme maçları oynarken her maça prim alırlar, şampiyonaya katılınca prim alırlar, şampiyona maçları sırasında yine maç maç prim alırlar ve final gelirse bu primler katlanır. Ama bizim milli takımımız hiçbir şekilde bugüne kadar prim almamıştır. Bu durumda bu primlerin verilmesi gayet normaldir. Şunu da söylemek istiyorum. Bu primlerin verilmesine değil kimlere ve nasıl verildiğine itiraz ediliyorsa o konuda yapılacak tek bir şey var. 28.5 milyar TL’nin kimlere verildiği bir an önce açıklanır. Bu konuda kapanır. Bu konunun üzerine de gitmenin hiç bir anlamı yok.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler