Kadın Ulusal Basketbol Takımımız Ankara’da tarihimizde ilk kez olimpiyat vizesi aldı ya değmeyin artık keyfimize. Bu büyük başarı sanki basketbolumuzdaki tüm sorunların üstünü örttü. Sanki her şey güllük gülistanlık. Elbette yıllar boyu milli formaya hasret kalan kadınlarımız Avrupa ikinciliğinden sonra olimpiyata gitmeleri son derece sevindirici, gerçekten alkışlanacak başarı. Buna bir itirazımız yok. Ama Dünya ikincisi olan A Milli takımımızın bu başarısını olimpiyata katılmakla taçlandıramamasına ne demeli? Neyse şimdi geçmişe dönüp bunu tartışmakla vakit geçirmeyelim de günümüze bakalım.
Avrupa şampiyonası elemeleri için yeni bir milli takım açıklandı. Gençleştirilmiş bir kadro olduğu da ileri sürüldü. NBA’de forma giyen bazı yaşlı oyuncuların kadroda olmayışı normal karşılanabilir. Ancak şimdi sormak istiyorum Ömer Aşık ve Ersan İlyasova çok mu yaşlılar da kadroda yoklar. Ayrıca bu takımın başına 3 aylığına Tanjeviç getirilmiş. 3 aylık teknik adamlık mı olur? Ya uzun süre yaparsınız ya da aslan gibi bir başka teknik adamı getirirsiniz. Bu bana biraz taşıma suyla değirmen çevirmek gibi geldi.
Son Avrupa Şampiyonası öncesi uzun süre milli takımlarda kariyer yapacağı açıklanan Orhun Ene ile turnuva sonrası tüm köprüler atılıp, görev bıraktırıldı. Hadi bu da normal diyelim ama ya federasyonun sadece İstanbul’da bir semt olarak hatırladığı vefa duygusuna ne oldu. Kendisine yaptığı hizmetler, iyi kötü verdiği emekler için bir teşekkür edilmesi gerekmiyor muydu? En azından sportmenlik ve centilmenlik bunu gerektirirdi. Kaldı ki Orhun uzun yıllar oyuncu ve antrenör olarak basketbola ve milli takıma hizmet etmiş bir kişi. Herhalde bu onun en doğal hakkıydı.
Neyse alışık olduğumuz vefasızlığı da bir kenara bırakalım. Çünkü ayni şeyler geçmişte Aydın Örs, İbrahim Kutluay, Mirsad Türkcan ve Doğan Hakyemez’in de başına gelmedi mi? Asıl üzerinde durmak istediğim nokta; Federasyonun ikinci ligde yabancı oyuncu sayısını ikiye çıkartma kararı. Bu bana sanki yaklaşan seçimler öncesinde kulüplere yaklaşıp, biraz oy avcılığı yapmak gibi geldi. Beko Basketbol Ligin’nde yabancılardan yer bulamayıp ikinci lige yönelen Türk oyuncuların işlerinin ne kadar zorlaştığının kimse farkında değil mi?
Duyduğuma göre Oyuncular Birliği bu durumu protesto etmek için bazı toplantılar organize ediyormuş. Bana göre onlar da biraz geç kaldılar. Tabii onlara bu konuda bir şey sorulmadığı için durumun farkına geç vardıklarını sanıyorum. Bu karar Türk basketbolu için kurtarıcı değil, Türk oyuncular için gerçek bir sorun yumağı olarak ileride karşımıza çıkacaktır. O zaman da iş işten geçmiş olacaktır. Bu kararla birçok oyuncunun işsizliğe doğru itildiği acaba federasyonun umrunda mı? Tabi onlar günü kurtarıp seçim hesapları yapmaya devam edecekler. Ne de olsa olimpiyata giden bir kadın takımları var. Onların gölgesine sığınıp zafer şarkıları söylemek çok daha keyifli. Ne diyeyim burası Türkiye, biz her türlü garipliğe alıştık. Hatta milli takım açıklanırken yapılan basın toplantısında teknik direktörün yer almamasına bile.



