Hazırlık kısmını geride bırakarak, ana tablo maçları için Litvanya'nın yolunu tutacak A milli basketbol takımımız.
Uzun ve yorucu geçen son iki ay sonunda, takımımızın geldiği seviye oldukça iyi bir grafik çizmiştir.Öyle olması gerekirdi.
Çalışmaların daha ilk gününden ideal formu yakalamak olası mümkün değildir.Bu nedenle, hazırlık amacıyla oynanan turnuvalarda inişli çıkışlı performanslar çokça görülür.
Geçen süreye söyle bir bakarsak, sakat oyuncuların hazırlanması zor anlar yaşatmıştır teknik heyete.Acaba şampiyonaya kadar iyileşip istenilen seviyeye gelebilecekler midir? Ya gelemezlerse, onların yerine hangi oyuncu monte edilmelidir sorusu kafaları karıştırmıştır.
İşte bu nedenle İzmir ve Almanya turnuvalarında oynadığımız maçlarda genç ve kenardan gelecek oyunculara daha fazla süre tanınmıştır. “Asıl aktörler” suya sabuna karışmadan, fırsatı değerlendirmek için çaba gösteren gençlere devamlı yardım etmişler, bu durum hem savunmada hemde hücumda oynanan basketbolün kalitesini aşağıya çekmiştir. Alınılan farklı yenilgilerin temelinde bu anlayış yatmaktadır.
Özür kısmı bitmiştir. Yok şöyle oldu. Yok böyle oldu gibi.Şİmdi gerçekler “Balta girmemiş ormanlar” gibi karşımızda duruyor.
İstanbul'da oynanan Adidas Cup'ta ki Yeni Zellanda ve Karadağ maçlarında takımın düzeni aşağı yukarı belli olmuş, bu kadro ve sistem beklenen sonucu vermiştir.
Nedir bu belirğinlik?
Takımın ilk beşi belli olmuştur.
Kerem Tunçeri, Ömer Onan, Ersan İlyasova, Hidayet Türkoğlu ve Ömer Aşık. Kenardan gelecek ilk oyuncu Enes Kanter olacaktır. “Oyunun gidişine göre bu değişebilir” İzlediğim maçların hemen hepsinde Enes'i, takıma uyum sağlama açısından çok iyi buldum. Savunma rotasyonlarında eksik olsada, takıma katkısı çok fazla. En önemlisi savunma ve hücum ribauntlarında oldukça etkili. Mücadeleci ruhu ve top kulanmada ki kararlılığı ona skor avantajıda sağlıyor. Ömer Aşık ile koordinasyon içerisinde olurlarsa, çember altını “Karartırlar” rakip uzunlar için.
Bu şampiyonada katkı sağlıyacak diger kenar oyuncuları ise, Cenk Akyol, Emir Predzliç ve Oguz Savaş olacaktır. Kerem Tunçer'iyi dinlendirecek olan Ender Aslan ise kilit oyuncu rolünü çok iyi oynamak zorunda.
Bu kadroya baktığımızda geriye Semih Erden kalıyor. Ne yazık ki, sakatlığı henüz geçmemiş. Önemli bir eksik. Fizik ve moral olarak şampiyonaya hazır olmadığını gözledim.
Sağlık ekibi onu karşılaşmaların hangi bölümüne yetiştirir bilemiyorum. Yetiştirseler bile bu saatten sonra ne kadar yararlı olur bir türlü kestiremiyorum.
Uzun ve zorlu bir Avrupa şampiyonası bizleri bekliyor.
Biz “Dünya ikincisi takımız” diye çıkarsak yola çok yanılırız!
Çünkü “Avrupa Şampiyonaları” basketbolün en zorlu maçlarına sahne olan “Podyumu” dur.





