Özilhan’ın rüyası gerçek oldu / GÖKHAN TÜRE
31.05.2021 - 12:05

Anadolu Efes, Başkan Tuncay Özilhan’ın 25 yıllık rüyasını gerçeği dönüştürdü dün Köln’de…

Bundan tam 25 yıl önce Koraç Kupası’nı, efsane coach Aydın Örs ile, Türk basketbolunun “lokomotifi” olarak Milano’da havaya kaldıran Lacivert-Beyazlılar, sonrasında çıtayı yükseltmiş ve hedefi 1 numaralı kupada şampiyonluk olarak koymuştu.

2000’de Selanik’teki Final-Four’da yer alarak dörtlü finallerde ilk kez boy gösteren Efes, sonrasında Euroleague oluşumu içine dahil olmuş, ancak 2019’da Vitoria’da bu kez finale kalmasına karşın kupa, ellerinin arasından yine uçup gitmişti.

Geçen yılki pandemi sezonunda ise çok iyi giden, ortalığı kasıp kavuran ve şampiyonluğa doğru ilerleyen Anadolu Efes’in kupa ile arasına ise bu kez corona virüs girmişti.

Bu yıl “yarım kalan görev” mottosuyla başladıkları sezonda yine takım kimliğinin ön planda olduğu göze hoş gelen basketbolla kupa hedefine doğru ilerlemiş ve bu kez de Köln’deki Final-Four’un yolunu tutmuştu.

İşte dün, yarı finaldeki CSKA Moskova galibiyetinin ardından, Barcelona’yı da dün kemik seslerinin geldiği, kıran kırana geçen ve belki de tarihin “en uzun” final maçıyla devirmeyi başarıp, hem yarım kalan misyonu hem de hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan, kulübün adı değişirken içi kan ağlasa da basketbola yatırım yapmaktan vazgeçmeyen Başkan Özilhan’ın hayallerini süsleyen o kupayı müzesine getirdi Anadolu Efesli oyuncular…

Evet, kıran kırana bir maçtı gerçekten de… Barcelona coachu Jasikevicius, Efes’in iki yıldızı Larkin ile Micic’in başına, onlardan bir kafa yukarıda olan Bolmaro ve Claver’i “nöbetçi” olarak dikmiş, Davies’le getirdiği yardımlarla ve en önemlisi de müthiş sert savunma ile frenlemeyi başarmıştı. Hücumda da Kuric ve Davies’in sayılarıyla fark bir anda 10 sayıya çıkmıştı. Sertaç Şanlı yine mükemmel başlamış ve öyle devam ediyordu. Ama O, faul problemine girince, Anadolu Efes’in, tarihte ilkleri başarmaya alışkın coachu Ergin Ataman, sıkıntıyı çözmek adına Pleiss’i sahaya sürdü. Alman pivot, rakip potaya gönderdiği iki kritik üçlükle Efes’in kırılmasının önüne geçerken, savunmada da sağlam durup, Lacivert-Beyazlılar adına maçı yeniden ateşe veren isim oldu. Kenardan gelen Moerman, Anderson ve Beaubois da işin içine, özellikle de savunma kısmına dahil olunca, oyunun kontrolünü ele geçiren Efes, 21-4 gibi müthiş bir seriyle soyunma odasına önde gitmeyi başardı.

Üçüncü çeyrekte, ilk yarının iki sessiz ismi Larkin, bu kez sert savunmayı şutlarıyla değil de, daha çok penetleriyle yıpratmayı başardı. Rakibin en ufak zamanlama hatalarında da araya üçlükleri sıkıştırınca fark çift hanelere çıkıverdi. Ancak Barcelona’nın da pes etmeye niyeti yoktu. Sonuna kadar direndiler. Ama elinde Larkin-Micic gibi MVP ödülüne aşina isimler olunca, Barça’nın geri dönüşüne izin vermediler.

Anadolu Efes, şampiyonluğa giderken bunun en önemli nedeni, “takım” kimliğinin ön planda olmasıydı. Takım kimyası oluşturmadaki hüneriyle kendini bir kez daha ispat eden, Avrupa’nın 4 farklı kupada zafere ulaşan üç coachundan biri konumuna gelen, Türkiye’nin, Euroleague kupasını kaldıran ilk coachu olan Ergin Ataman’dan, Genel Direktör Alper Yılmaz’a, oyuncuların tüm sıkıntılarına çare olan takım menajeri Özgür Alyüz’den sakatlıklanan oyuncuları en kısa sürede sahaya süren fizyoterapist Murat Çağlar’a, onları sakatlıktan koruyan ve sahaya en güçlü şekilde çıkmalarını sağlayan Ozan Şirikçi’den, masör Suat Kuruçay’a kadar burada adını saymadığım tüm isimler, bu başarıda pay sahibidir…

Ancak Aslan payı, sabırla, türlü zorluğa rağmen pes etmeden, yalnız kaldığı zamanlarda dahi geri adım atmadan, çocuğu gibi gördüğü Anadolu Efes’e (Efes Pilsen) sahip çıkan Başkan Tuncay Özilhan’a… Bu kupa sizin eserinizdir, gönülden tebrikler…

Yorumlar


Bu haber'e ilk yorumu bırakan siz olabilirsiniz.

Yorum Yazın


Tweetlerimiz