Senin gibilere Türkiye'nin ihtiyacı var Sinan…
Bu ülkenin alıştığı o kötü görüntüleri, sportmenlik dışı davranışları, kavgaları, gürültüleri dün öyle bir hareketle yerle yeksan ettin ki pek çok kişinin belki de gözleri yaşardı.
Üçüncü çeyrek sonunda Zisis ile çarpışarak kanlar içinde yerde kalan Sinan, kız arkadaşı elini tutarken kaşına atılan 7 dikişi sonrası kalkar kalkmaz ne yaptır dersiniz?
Biz diğer sporlarda genelde ‘saldırı hallerine’ tanık olmuş, ‘Nerede benim kaşımı açan’ diyerek parmağını sallayanları benimsemişken Sinan.. Yerden kalktığı gibi Zisis’in yanına gidip onun durumunu sordu, iyi olduğunu öğrendi ve o halle maça devam etti.
Güler ailesinin her ferdi zaten örnek bu ülkeye ama Sinan yine gönüllerdeki yerini, spor karakterini bir kez daha çok farklı yere taşıdı.
Üstelik bu güzel davranışıyla da kalmadı Sinan; dikişli haliyle bitime 5 saniye kala Bjelica üzerinden korkusuzca potaya giderek maç kazandıran basketi attı ve play off çeyrek final serisinde durumun 1-1’e gelmesini sağladı.
Pocius’un bileğini burktuğu, Ender’in kasık ağırısıyla oynadığı, Micov’un hastanelik olduğu, Sinan’ın yarık kaşlar maç kazandırdığı mücadelede yürek faktörü yine ön plana çıktı. Bazen böyle kalpten oynamak, rakibiniz çok güçlüyken bile size muharebe kazandırabiliyor. Dünkü de buna çok güzel bir örnekti.



