4 Ocak 2026, Pazar
spot_img

Ohh be!

Üç gün gibi kısa bir süreçe sığdırılan Avrupa’nın en büyük kupasının ilk günü, harika geçti benim için.

Basketbol dolu gün sabah oniki de başladı.

Avrupa’nın en değerli genç oyuncularından oluşan sekiz takım Abdi İpekçi'de kıyasıya mücadele ediyordu.

Salon ortadan ikiye ayrılmış, tribünlerde tanıdık iki üç yüz, genç basketbolcuların anne, baba yakınları. Anlayacağınız geleceğin yıldızları, kendi kendilerin finalini hedefliyor.

Yetenekli bir çok genç, yakın zamanda basketbol arenasının içinde bulacaktır kendini.

Şöyle bir notu vermemde yarar var. 2011 yılında Barcelona’da yapılan bu turnuvanın MVP'‘si seçilen Dario Sariç, İstanbul 2012’nin de en değerli oyuncusu seçilecek hiç şüphesiz. Ve bu basketbolün ‘Yeni Bodiraga’sını uzun yıllar keyifle izleyeceğiz.

Yalnız bizim gençlerin durumu pek iç açıcı değil. Bir tek Osman Cedi digerlerinden farklı gözüküyor. Neyse o da başka bir yazı konusu.

İçim buruk ayrılıyorum salondan. Çünkü, Sırbıstan, Hırvatistan ve Litvanya’nın alt yapı çalışmaları bizim çok önümüzde koşuyor.

CSKA UÇURUMDAN DÖNDÜ

Erken saatlerde geldim Sinan Erdem Arena’ya . Ne olur ne olmaz İstanbul trafiği bu. Saat onsekiz yirmi arası kilitlenir kalır bütün yollar.

Nitekim öyle oldu. Salonun dolması ondokuzu buldu.

Basın tribününde ki fısıldaşmalar dışarıda karaborsa’nın iyice hareketlendiği haberini veriyordu.

Panathinaikos karşılaşmaya fırtına gibi başladı.

İyi savunma yapıp çemberaltı hakimiyetini ele geçirmeyi hedeflemiş ilk planda Obradoviç. Önce Mariç daha sonra Batiste ile çeyreki ondört sayı farkla geçti. CSKA savunma ve hücumda bir türlü organize olamıyor.

Ama bir ikinci çeyrek var ki, rollerin değiştiğini görüyoruz. Ama yinede nasıl kapandı bu fark diyenler oluyor.

Panathinaikos faul problemine çabuk düşüyor. Artan savunma dozu onları sayı üretmede zorlanmaya itiyor. Momentumu değiştirmek için onlarda sertleşiyorlar ve faul yapmaya başlıyorlar. Ve yaptıkları her faul onlara iki serbest atış olarak dönüyor.

İkinci çeyrek skor 17-5 CSKA.

İkinci yarı Jasikevicius’un muhteşem oyunuyla başabaş geçiyor. Son periyot tam bir güç mücadelesi. Bu kez Shved sahne alıyor. Ruslar uzun yıllardır aradıkları, yaratıcı skorer oyun kurucularının muhteşem finişiyle maçı kazanmasını biliyorlar. Kirilenko  da katılınca şenliğe mutlak favori geldikleri turnuvaya, favori olarak devam ediyorlar.

Obradoviç ve teknik ekibi son beş dakika maçla değil, sadece hakemlerle uğraştılar. Bu arada CSKA aldı götürdü maçı.

SPANOULİS VS. J.C NAVARRO

İki büyük oyuncu, iki skorer ve iki lider.

İkisininde geri adım atmadığı bir maç izledik.

Barcelona gruplardan fırtına gibi gelmiş ve 18 galibiyet tek yenilgiyle önüne geleni devirmişti.

Öte yanda Olympiakos, gruplarda altı maç kazanıp dört yenilgi, Top 16 da Galatasaray’ın elinden zor kurtulmuş ve sonunda İtalyan Siena 3-1 eleyerek İstanbul’a kapağı atmıştı.

Eurolig’e başladığı kötü günler geride kalmış, ‘Büyük Usta İvkoviç’ in çalışmalarıyla yenilmesi zor bir takım haline gelmiş artık.

Maça olaganüstü sert ve yardımlaşan bir savunmayla başladı Yunan ekibi.

Bunun da sonucunu aldı.

İlk çeyrekte Barcelona gibi hızlı ve çabuk atışlarla devamlı maç kazanan bir takımı 11 sayıda tutmak çok zordur. İstatistiklere baktığımız zaman, maçın geri kalan bölümü tamamem bir düello şeklinde geçmiş.

Takım halinde mücadele devam ederken, Navarro-Spanoulis maçı kazanma adın bütün hünerlerini koyuyor ortaya.

Sonunda kazanan Spanoulis ve Olympiakos oldu.

Bu şunu göstermiştir. Çalışan kazanıyor. Ama nasıl? Sabır, bilgi ve inanarak.

İvkoviç, gruplardan zor çıkar denen takımı, finale taşımıştır.

İşte doktor olursunda, prof. olmak herkese nasip olmuyor.

Finalde, yinede CSKA’ yı favori görüyorum.

Hakemlerinde daha dikkatli düdükler çalmasını bekliyorum.

Ve de Lamonica’ yı finalde görmek istemiyorum.

BÜLEND KARPAT

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler